turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
turizm etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Mart 2008 Cumartesi

GÖRMEDEN DÖNMEYİN.....( NEW YORK)










ÖZGÜRLÜK ABİDESİ : Özgürlük Abidesi New York'un sembolü durumundadır. 1865 yılında Edouard René Lefebvre de Laboulaye ve heykeltraş Frédéric -Auguste Bartholdi bir akşam yemeği partisine gittiler ve Amerika'nın politik özgürlüğünü onurlandırmak amacıyla bir abide yapmaya karar verdiler böylece onu 'Fırsatlar Şehri' ne armağan edebileceklerdi. 21 yıl sonra 28 Ekim 1886 tarihinde 45 m ( 151 fit ) boyundaki Özgürlük Abidesi halka açıldı. New York' a gelip de bu anıtı görmeden gitmek olmaz. Ancak 354 basamak çıkmak zor gelebilir ( Bu 22 ortalama yükseklikte binaya tırmanmakla eşdeğer!! ). Ancak yine de ziyaret etmeye değer bir yapı. Fakat ziyaret için kalabalık vakitler yerine nispeten sakin zamanları seçmek yararlı olabilir.
EMPIRE STATE BİNASI : New York'un gökyüzüne uzanan bu eşsiz yapısı sadece 410 gün içinde inşa edilmiştir ( hem de dünya ekonomik bunalımı sırasında ) .5th Avenue ve 34. Cadde'nin orada bulunan bina 102 kattan meydana gelmiştir ve 436 metre boyundadır. Binanın üzerinden geçecek uçaklar için bir anten konulması planlanmıştır ancak Hindenberg faciası bu planın hayata geçirilmesine engel olmuştur. 1945 Temmuzu'nda ( sisli bir gün ) B25 tipi bir uçak 79. kat civarında binaya çarpmıştır ve olay 14 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır. Ancak bina hala popülaritesini korumaktadır.Binanın 102. katından şehri izlemek hoş olabilir.
CENTRAL PARK : Empire State Binası'nın en üst katından etrafınıza bakınca Central Park'ın ne kadar muhteşem göründüğüne tanık olacaksınız. Central Park şehrin trafiğinden, gürültüsünden kaçmak için iyi bir yerdir. Central Park 1873 yılında yapıldığında şehrin stresinden kaçan insanların uğrak yeriydi. Bununla beraber bugün orada koşu yapanlara, kaykayla kayanlara ve de müzisyenlere rastlayabilirsiniz. Daha sakin yerler arıyorsanız 72. Cadde civarında uygun yerler bulabilirsiniz. Parkta küçük bir hayvanat bahçesi ile birlikte spor yapabileceğiniz ( baseball, frizbi, buz pateni gibi )
TIMES SQUARE : Times Square New York'un ışıltılı yerlerinden biridir. Ancak 1960 'larda sinema salonlarının adult eğlence yerlerine dönüşmesi ve buranın renkli, çılgın, tehlikeli insanların mekanı haline gelmesiyle önemini kaybetmeye başlamıştı. Ancak izleyen yıllardaki büyük bir temizlik operasyonuyla bugünkü popüler haline geldi. Her yıl başı gecesinde buraya bir milyona yakın insan One Times Square'in çatısından konfeti atılışını izlemek için gelir. 90 saniyelik bir gösteri ve ardından insanlar gecenin kalanında ne yapacaklarını düşünürler.
METROPOLITAN SANAT MÜZESİ ( THE MET ) : New York'un yukarı kuzey kısmı adeta bir kültür merkezi işlevi görür. 5th Avenue ve 57. Cadde müzelerin bol olduğu yerlerdendir. Bunların en ünlüsü ve de en büyüğü Metropolitan Sanat Müzesi'dir. Müzeye turistlerin yoğun ilgisi vardır. Üç milyonluk obje koleksiyonuyla -mısır mumyalarından , baseball kartlarına- müze ilk uğranılması gereken yerlerden.
MODERN SANAT MÜZESİ ( MOMA ) : New York'un en büyük müzelerinden biridir ve mimari yapısıyla da dikkati çeker. Her yıl özel koleksiyonların sergilendiği bir yerdir. Müze MOMA ( Museum of Modern Art ) olarak da bilinir. Müzede kendi koleksiyonları dışında Picasso'nun 'Les Demoiselles d'Avignon' , Van Gogh'un 'Starry Night', Claude Monet 'nin 'Water Lilies' ve Piet Mondrian'ın 'Broadway Boogie-Woogie' adlı eserleri de sergilenir.Müze ayrıca ilginç fotoğraf koleksiyonları ve hoş hediyelik eşya mağazasıyla gezilmesi gereken yerlerin başında.
DİĞER MÜZELER : Frank Lloyd Wright tarafından dizayn edilen Solomon R Guggenheim Müzesi spiral geometrik yapısıyla dikkate değer bir yer.Whitney Museum of American Art da modern sanatın örneklerini içinde barındırır. Amerikan Doğal Sanatlar Müzesi de dinazor koleksiyonu ve 30 milyona yaklaşan objeleriyle dikkati çeker. Televizyon&Radyo Müzesi de yağmurdan kaçanlar ya da yürümekten yorulanlar için iyi bir durak. Müzede 75.000 televizyon ve radyo yanına müzedeki 90 konsolun herhangi birinden ulaşabilirsiniz.
SOHO : SoHo ( South of Houston = Houston'ın güneyi ) sanat galerilerinin, giyim mağazalarının ve de butiklerin yoğunlaştığı bir yerdir. Kendi sınıfında dünyadaki sayılı örneklerinden olan binalarıyla dikkati çeker. Ayrıca bölgedeki mağazaları dolaşmakta hoş olabilir ( Nasılsa kimse sizi satın almaya zorlamıyor!! ).
TRIBECA : Tribeca SoHo kadar turistler açısından dikkate değer bulunmasa da adının açılımı SoHo'dan daha hoştur : Tribeca =TRIangle BElow Canal ( kanalın altındaki üçgen ).Tribeca eski depoları, apartmanları, hoş manzaralı restoranları, barları ve Robert De Niro'nun sahibi olduğu Tribeca Film Prodüksiyon Şirketi ile hoş bir yerdir. Burada bir lokal barda oturmuş içkinizi yudumlarken ünlü bir yıldızı görmeniz olağan şeylerdendir.Bu gibi yönleriyle Tribeca görülmeye değer bir yer.
GREENWICH VILLAGE : The Village ( New Yorklular ona böyle derler. ) şehrin en popüler yerlerinden biridir. Bölge radikalliğin ve yabancılığın sembolü durumundadır. 1900'lerin başlarında artistler ve yazarlar buraya yerleşmeye başladı, onları 'Blue Note' ve 'Village Vanguard' gibi ünlü kulüplerde çalan caz müzisyenleri izledi. 1940'larda burası gaylerin toplandığı bir yer konumundaydı, 1960'larda ise hippilerin. Bu şekilde el değiştiren yer aslında birçok ünlü kişiyi içinde barındırmıştı. Jimi Hendrix burada yaşamıştı ve Rolling Stones burada kayıt yapmıştı. Ve söylenenlere göre Bob Dylan ilk esrarlın sigarasını burada yakmıştı. The Village bu özellikleriyle tarihi bir yer niteliğindedir.Kafeleri, dükkanları, gay barları ve de kalabalık Washington Square Parkı ile ziyaret edilmesi gereken yerlerden.

NEW YORK






TARİHÇE
Dünyanın başkenti niteliğini taşıyabilecek New York'tan başka bir kent daha yoktur. New York sekiz milyon nüfusunu 800 km kare alanda barındırır. New Yorklu olmak bir ayrıcalıktır. New York'a insanlar adeta akın eder. Buna neden olan şeyler tam olarak açık olmasa da insanları buraya çeken şey buranın hiper-aktif , enerjik hayatıdır.
New York gerçekten global bir kenttir. New York'a gittiğinizde sanki orada daha önce bulunduğunuzu sanırsınız. Özgürlük Abidesi'ne , Empire State Binası'na , Central Park'a ve de Times Square'e hayran kalacaksınız. Modern Sanat Müzesi dünyanın en ünlü müzelerindendir. Guggenheim Müzesi ve Modern Tarih Amerikan Müzeleri de onun kadar ünlüdür. Kitapçıları, tiyatroları, yemekleri, alışveriş imkanları ve insanları…New York'ta nereye giderseniz gidin kendinizi hoş bir tecrübenin içinde bulacaksınız.
TARİHİNew York'u keşfetmek için gelen ilk kaşif olan Fransız Giovanni da Verrazano kuzeydoğu kıyılara doğru yolculuk yapmış ve buraya 1524 yılında ulaşmıştır. Ancak Giovanni şehre giriş yolunu bulamamıştır. Bu yüzden New York ancak 1609 yılında İngiliz kaşif Henry Hudson tarafından keşfedilebilmiştir. Hudson gördükleri karşısında çok etkilenmiş ve 'İnsanın hayal bile edemeyeceği kadar güzel bir yer.' demiştir.
Ve keşifi izleyen yıllarda bu küçük yer gelişmiş ve bugünkü halini almıştır. Şehir ilk zamanki büyüsünü hala korumaktadır. Frank Sinatra'nın dediği gibi ' New York New York senin bir parçan olmak istiyorum.'
NE ZAMAN GİTMELİ?New York yılın her zamanı gezmek için popular bir yerdir. Bu yüzden fiyatların aşağılara düştüğü bir mevsim bulmak zordur. Bazen kış aylarında uçak bileti fiyatlarında düşmeler görülür ve 1 Ocak- 15 Mart arası bazı oteller özel indirimler uygularlar.
Eğer kararınızı mevsim şartları etkileyecekse New York'a gitmek için en iyi zaman 15 Eylül - 15 Ekim arası , Mayıs ayının tamamı ve de Haziran ayının başlarıdır.Ancak bu aylar turistlerin yoğun olduğu aylar olduğu için bu zamanlarda fiyatlarda gözle görülür artışlar yaşanır.

1 Mart 2008 Cumartesi

pamukkale


Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm merkezidir.

düden şelalesi




Bölgedeki akarsuların ortak amacı Akdeniz'e ulaşmaktadır. Bu amaçla Toros Dağlarının yamaçlarından itibaren bazen yer üstünden ve bazen de yer altından oldukça ilginç yolculuklar yaparlar. Bu sırada eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Bu çağlayanların sayısı 20'den fazladır. En güzelleri Antalya'nın 15 km. kuzeyindeki Düden Şelalesi 18 Km. batısındaki Kurşunlu Şelalesi ve Manavgat'ın 3 Km. kuzeyindeki Manavgat Şelalesi'dir.