<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211</id><updated>2011-12-16T02:24:21.628+02:00</updated><category term='vergi haftası'/><category term='TUZLU'/><category term='trafik kazaları'/><category term='el emeği göz nuru'/><category term='manzara resimleri'/><category term='TATİL'/><category term='salata'/><category term='püf noktaları'/><category term='KANDİLLER'/><category term='ŞİİR'/><category term='PASTA'/><category term='SAĞLIK'/><category term='YEMEKLERİM'/><category term='ÖNEMLİ HAFTALAR'/><category term='ANTİKALAR'/><category term='YAZILARIM'/><category term='TARİHİ YERLER'/><category term='takı'/><category term='TEKNOLOJİ SAĞLIK'/><category term='ÇOCUK EĞİTİMİ'/><category term='özel günler'/><category term='TATLI'/><category term='BURÇLAR'/><category term='KOMİK RESİMLER'/><category term='HİKAYE'/><category term='TEKNOLOJİ'/><category term='HAYATA DAİR&quot;'/><category term='GÜZELLİK SIRLARI'/><category term='turizm'/><category term='örgü'/><category term='çiçek'/><category term='YARARLI BİLGİLER'/><category term='kurabiye'/><category term='DANTEL'/><category term='resimlerim'/><category term='NAKIŞ'/><category term='mucizeler'/><category term='TANITIM'/><title type='text'>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</title><subtitle type='html'>EVLİ İKİ ÇOCUK ANNESİ'YİM.EMİRHAN VE METEHAN ADINDA İKİ OĞLUM VAR.BÜTÜN GÜZELLİKLERİ PAYLAŞMAK AMACIYLA SİZLERLEYİM.</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>173</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3357008880974815133</id><published>2008-04-21T11:05:00.001+03:00</published><updated>2008-04-21T11:10:26.406+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TANITIM'/><title type='text'>GELECEĞİN MESLEKLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxK3WzJs3I/AAAAAAAAA0A/3S2uLmTvETY/s1600-h/3792319.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191606785324725106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxK3WzJs3I/AAAAAAAAA0A/3S2uLmTvETY/s400/3792319.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;GELECEĞİN MESLEKLERİ NELERDİR&lt;/span&gt;?Yapılan yatırımlar doğrultusunda yeni olduğu kadar uzlaşmayı gerektiren pek çok meslek gençleri bekliyor. Bir zamanlar doktorluk, öğretmenlik ve mühendislik el üstünde tutulurdu. Son yıllarda her alanda meydana gelen değişiklik meslekleri de değiştirmiş durumda. Elbette değişim fırtınası geçmişe dair her türlü mesleğe olan ilgiyi değiştiremedi.Bir zamanlar itibarlı olan meslekler günümüzde de önemini korumakta. Bununla birlikte geçmişin gözde meslekleri ile geleceğin gözbebeği olan meslekler bir arada yaşayacak ve onların da ortak paydası uzlaşma olacak. Yeni mesleklerin ortaya çıkmasında gelişmiş olan ülkeler önemli rol oynamaktadır. Elbette ABD bu konuda başı çekiyor ABD'nin 2000'li yılında yapacağı yatırımlar, mühendisliğin bir çok farklı alanda ortaya çıkacağının sinyalini veriyor. Yapılacak yatırımları altı alanda toplamak mümkün. Bunlar;malzeme sentezi ve . üretimi, taşımacılık, bilişim ve iletişim, bioteknolojik gibi alanlar dikkati çekiyor. Önümüzdeki yıllarda makine, bilgisayar, malzeme, endüstri, çevre ve kimya gibi mühendislik alanların ön plana çıkması bekleniyor. Ayrıca işletme, fiyatlandırma uzmanlığı, promosyon analistleri, kalite mühendisleri, kalite mühendisleri, marka araştırmacıları aranan mesleklerden olacak. Teknolojik değişimin meslekler üzerinde belirgin etkisini yapılan araştırmalar gösteriyor. Örneğin İngiltere'de yeni açılan iş yerlerinin %73'ü teknoloji tabanlı. Eleman arayan şirketlerin %58'i teknoloji eğitimi almış elemanlar tercih ediyor.Türkiye'de ise yapılan planlamada öncelikle AR-GE (Araştırma geliştirme), teknolojik gelişme, çevre koruma vb yeni çalışma alanlarına ayrılacağı belirtiliyor. AR-GE' ye ABD'de gayri safi milli hasıladan ayrılan pay %2,8, Japonya'da %3 oranında iken; bu Türkiye'de %0,5 dolaylarında. Planlamada öngörülen hedeflere ulaşıldığı taktirde mühendislerin önü açık görülmekte. Gelecek dönemde telekomünikasyon yazılımcıları, elektronik, bilgisayar ve iletişim teknikerlerinin önünün parlayacağı yönünde.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;TIBBIN YILDIZI SÖNMEDİ&lt;/span&gt;Gelecekte tıp ve tıbbi bilimlerin yıldızı parlamaya devam edecek. Nöroşirurji (beyin cerrahisi) geleceğin ilgi gören mesleklerinden olacak. Bunun gerekçesi ise stres, depresyon, melankoli gibi rahatsızların kaynağının beyinden kaynaklı olmasıdır.Aynı zamanda kanserin nedenini araştıracak olan onkologlar, hastalıkların kaynağını araştıracak olan genetikçiler gelecekte aranan mesleklerden olacak. Zorlaşan hayat şartları altında ezilen insanlar için psikiyatristler aranan insanlar olacak.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;FİYATLANDIRMA UZMANLARI GÜNÜMÜZ ŞİRKETLERİN GÖZDELERİ&lt;/span&gt;Fiyatlandırma uzmanları yeni ürünlerin piyasaya çıkmadan önce gerçek fiyatlarını belirlemek için ön çalışmalar yapıyorlar. Ticaretin her zaman revaçta olduğu günümüzde onlara her zaman ihtiyaç vardır&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;.TÜM DEVRE TASARIM VE ÜRETİM UZMANLIĞI.&lt;/span&gt;Üniversitelerin elektronik mühendisliği bölümlerindeki lisans eğitiminin üçüncü yılından sonra mikro elektronik bölümü seçiliyor.. Tüm devre tasarımı, iyon ekme tekniği konularında lisansüstü eğitimi yapılıyor. TÜBİTAK ve üniversitelerin dışında Türkiye'deki çalışma alanları kısıtlı. Ancak, dünyada önü oldukça açık bir işkolu Bu alanda eğitim alan Türk mühendisleri yurt dışında cazip koşullarda çalışıyorlar.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAGLIK, EMNİYET, ÇEVRE KORUMA UZMANLIĞI&lt;/span&gt;Çevre mühendisliği konusunda lisans eğitiminin ardından işletme alanında yüksek lisans yapılması gerekiyor. Ancak çevre mühendisliği eğitiminde emniyetle ilgili yeterli bilgi verilmediği için, bu konudaki deneyim sanayiden ediniliyor. Diğer mühendislik kollarından da bu mesleğe geçiş yapılabiliyor.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;MOLEKÜLER BİYOLOJİ&lt;/span&gt;Bilkent, ODTÜ ve Boğaziçi Üniversitesi'nde moleküler biyoloji ve genetik dallarında lisans eğitimi yapılıyor. Üniversite ve TÜBİTAK gibi eğitim kurumlarının yanı sıra yurtdışında iş alanları var.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BİYOTEKNOLOJİ&lt;/span&gt;Biyoloji eğitiminden sonra moleküler biyoloji ve genetik dallarında yüksek lisans yapmak gerekiyor. Enerji sektörü, üniversite ve TÜBİTAK başlıca çalışma alanları.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇEVRE BİYOTEKNOLOJİSİ&lt;/span&gt;Çevre konusundaki lisans eğitiminin yanı sıra tarım ve ziraat mühendisleri de bu alana geçiş yapabiliyorlar. Ancak, meslek içi eğitimler ve konuyla ilgili lisans eğitimi almaları gerekiyor. Türkiye'de Biyoteknoloji alanında faaliyet gösteren şirket sayısı fazla değil. Dünyada bu mesleğe ilgi giderek artıyor. Geliştirilen ürünler için alınan patentler, bu işi yapanlara yüksek kazanç sağlıyor.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;GAYRIMENKUL DANIŞMANLIĞI&lt;/span&gt;Gayrimenkul geliştirme danışmanlığı, dünyada yaygın bir iş kolu olmasına karşı Türkiye'de pek bilinmiyor. Gelecekte bu mesleği seçenler kazanacak. Yatırım yapılması halinde arsa gibi taşınmazların ekonomik değerini belirleyen bu iş kolu, fabrika ve şirketlerin de belirli zamanlarda ekonomik değerlendirmesini yapıyor. Batı'da ipotek bankacılığının gelişmesiyle yaygınlaşan gayrimenkul geliştirme danışmanlığının, Türkiye'de de aynı süreci izleyeceği yorumları yapılıyor. Teminat amaçlı gayrimenkul değerlemesinin, gerçek ve bilimsel değerler kullanılarak yapılması, birçok yatırımcıya kaynak sağlaması açısından da önem taşıyor.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SERMA VE PİYASASI UZMANI&lt;/span&gt;Bir ülkedeki menkul kıymetleri, yabancı yatırımcılara pazarlayan uluslararası sermaye piyasası uzmanları, ülkeye finansman sağlıyor. Mesleğini hem keyifli hem de milli yanı ağır basan bir meslek olarak tanımlanıyor. Dikkatli bir çatışma süreci gerektiriyor. iktisat ve işletmeyle birlikte, muhasebe, finans, pazarlama ve diğer sosyal bilgiler dallarında alınacak eğitimler çok önemli olmaktadır.Tombul'a göre, Türkiye'de sermaye piyasalarının yeni gelişmesi, bu mesleği gelecekte öne çıkaracak nedenlerden biri olarak kabul ediliyor. Tombul, sermaye piyasalarının gelişmeden hiçbir ülkenin gelişmeyeceğini vurguluyor.'Türkiye'de borsa yolun çok başında ve spekülatif ağırlıklı olarak ilerliyor. Ama bu böyle olmayacak. Her ülke bu aşamadan geçiyor. bir ülkenin gelişmesi, sermaye piyasalarının gelişmesine bağlı. Bu durum Türkiye için de geçerli.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;'SAĞLIK, EMNİYET, ÇEVRE UZMANI&lt;/span&gt;Bu meslek, işyerinde çalışanların kendi sağlıklarını koruyarak çalışmalarını sağladığı gibi, şirketin çevreye zarar verip vermediğini de kontrol ediyor. Üretim faaliyetleri çoğalıp, yeni tesisler açıldıkça, gelecekte bu konunun uzmanlarına büyük ihtiyaç duyulacak Ölçek farkı gözetilmeden tüm şirketler, bu konuyla ilgili danışmanlık hizmeti alarak, eleman çalıştıracaklar.Mesleği ön plana itecek gelişmelerden biri de şirketlerin ISO 14000 belgesi alma zorunlulukları. Çevreyle ilgili bir sertifika olan ISO 14000'i alabilmeleri için Sağlık, Emniyet ve Çevre (SEÇ) sistemlerine sahip olmaları gerekiyor. Gelecekte, gerek Türk, gerekse yabancı şirketlerin mal satabilmek için gerekli olan ISO 14000'e yönelmeleriyle bu alanda hizmet verecek onlara büyük ihtiyaç duyulacak&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;.GAZETECILIK&lt;/span&gt;İnsanların haber alma ihtiyaçları gelecekte de artarak devam edecek. Bu nedenle gerek yazılı, gerek görsel asın önem kazanacak. Bugününün gazetecileri, özellikle savunma, ekonomik, magazin gibi alanlarda uzmanlaşmayı tercih ediyorlar. Böylece , geçmişteki her şeyi bilen gazeteciler dönemi tarihe karışıyor.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SPİKERLİK&lt;/span&gt;Özel televizyon kanallarının çoğalmasıyla birlikte önem kazanan haber spikerliği, bugün gençler arasında en çok tercih edilen mesleklerden biri. Gelecekte de yenileri açılacak olan televizyon kanallarıyla haber spikerliği giderek popülaritesini artıracak.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;YÖNETİCİLER&lt;/span&gt;Endüstri çağında, yöneticilerle işçiler arasında 'sosyal kontrat'lar gündeme gelebilecek. 'Ömür boyu iş garantisi' kavramı ağırlık kazanarak işgücünün eğitimine önem verilecek. Gerçek değişim ise yönetim biçimlerinde yaşanacak. Sistem, vardiyasız çalışma, iş paylaşımı, geçici profesyoneller ve yöneticiler üzerine kurulacak.Yöneticiler, yeterli iş bilgisi olmayan işçiler izin özel yönetim planlarını devreye sokacaklar. iyi eğitim görmüş ve iş bilgisi tam olan uzmanlara ise özel motivasyon programları uygulanacak. Böylece, her iki gruba da önce kendini, sonra işini geliştirme fırsatları sunulacak.Meslek içi eğitimler artacak, danışmanlık hizmeti veren şirketler önem kazanacak. Eğitilen ve iş .deneyimi kazanan çalışanlar, kendi mesleklerini şirketin ihtiyaçları konusunda kullanabilmeyi amaçlayan ileriye dönük planlar yapabilecekler. Yönetim, her düzeydeki çalışanın ihtiyaç duyduğu rahat ortamı sağlayac8.k, bunun karşılığında ise onlardan şirkete yeni fikir kazandırmasını ve ürünler katmasını isteyebilecek. Organizasyonun başarılı olması ise ana hedef olacak.Teknolojinin etkileri, eğitim, sosyo-ekonomik sistem, organizasyonel eğilim, pazarda globalizasyon, işgücü gibi unsurlar, 2005 yılı yönetim ve yöneticilerin ana konularını oluşturuyor. Orta kademe yöneticiler gerekli teknolojileri kullanarak, kurum içinde toparlayıcı, organize edici, süzgeçten geçirici bir rol oynayacaklar. Sınırların kalkmasıyla birlikte çok yönlü işgücü potansiyelini yönetecek olan yöneticilerin başarıları, bu grupları birleştirerek,. verim alabilmesiyle ölçülecek. Tüm çalışmalar iş gruplarının oluşmasıyla yürütülecek. Bu gruplar, yeni kararları verirken müşteriden, varolan iş gücü potansiyeline ve kurumun dış dünyadaki yapısına kadar birçok bulguyu inceleyecek. Onların inisiyatif kullanmaları sağlanacak. Kısacası, 2005 yılı yöneticileri; izleyici, atak, insana odaklı, esnek, risklere açık, lider, vizyon sahibi olan ve insanların performansını ölçebilen bir yapıda olanlar arasından seçilecek. Bilgiyi, teknolojiyi, rekabet ortamında bir avantaj haline getirebilen yöneticiler, kendi güçleri yerine verimliliği en önemli güç olarak görebilecekler&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3357008880974815133?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3357008880974815133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3357008880974815133' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3357008880974815133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3357008880974815133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/gelecein-meslekleri.html' title='GELECEĞİN MESLEKLERİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxK3WzJs3I/AAAAAAAAA0A/3S2uLmTvETY/s72-c/3792319.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6293957355523072925</id><published>2008-04-21T10:55:00.001+03:00</published><updated>2008-04-21T10:57:13.672+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxIh2zJs1I/AAAAAAAAAzs/r4K2jzeh6zc/s1600-h/3X0I3S77388.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191604216934282066" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxIh2zJs1I/AAAAAAAAAzs/r4K2jzeh6zc/s400/3X0I3S77388.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;AĞIZ KANSERİ SESSİZCE İLERLEYEREK ÖLÜME GÖTÜRÜYOR&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Bugün'ün haberine göre erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat fazla olan ve genellikle 45 yaşın üzerinde ortaya çıkan ağız kanseri, sessizce ilerleyerek kişiyi ölüme götürüyor.Erken teşhisi için mutlaka yılda en az 1 kez diş hekimine gidilmesi gerektiğini kaydeden Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları Cerrahisi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Cansu Alpaslan, ağız kanserinin belirtilerini şöyle sıraladı:- Ağız içinde veya etrafında beyaz veya kırmızı renkli alanlar.- Ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanlar.- Ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar.- Seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi.Ağız kanserini önlemek için yapılması gerekenleri sıralayan Alpaslan şöyle konuştu: “Tütün ve alkol mutlaka azaltılmalı. Ispanak, kara lahana, havuç, kayısı, mango ve nişastalı olmayan gıdalar riski düşürüyor."&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6293957355523072925?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6293957355523072925/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6293957355523072925' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6293957355523072925'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6293957355523072925'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/aiz-ve-di-salii.html' title='AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxIh2zJs1I/AAAAAAAAAzs/r4K2jzeh6zc/s72-c/3X0I3S77388.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4087583501682449567</id><published>2008-04-21T10:46:00.001+03:00</published><updated>2008-04-21T10:48:43.585+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEKNOLOJİ'/><title type='text'>TELEFON FİYATINA CEP BİLGİSAYARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxGZmzJs0I/AAAAAAAAAzk/LEsoLGfUfCs/s1600-h/2X9J2S77215.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191601876177105730" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxGZmzJs0I/AAAAAAAAAzk/LEsoLGfUfCs/s400/2X9J2S77215.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;Birkaç yıl öncesine kadar lüks olarak görülen cep bilgisayarlarının (PDA) fiyatları, 400 YTL seviyesine kadar indi&lt;br /&gt;ilk modelleri 1993 yılında çıkan, buna karşın sadece telefon rehberi ve kısa notları saklamaya elverişli olan PDA'lar, günümüzde gelişen teknoloji sayesinde, cep telefonu olarak kullanılır ve masaüstü bilgisayarların yapabildiği işlemleri yapar hale geldi. Genellikle masaüstü bilgisayarlarda kullanılan işletim sistemlerinin mobil sürümlerini kullanan ve dokunmatik ekrana sahip PDA'lar, cep telefonlarının tüm özelliklerinin yanı sıra, internet sitelerinde dolaşma ve e-postaların kontrolü, yazı, hesap tablosu ve sunum dosyalarını gösterme ve basit düzeyde düzenleme, navigasyon, müzik dinleme ve video izleme gibi işlemleri yapabilirken, bu cihazlar için üretilen binlerce değişik yazılım da yüklenebiliyor. Birkaç yıl öncesine kadar birkaç bin dolar seviyesindeki fiyatlara alınabilen PDA'ların fiyatları ise başlıca rakipleri olan cep telefonlarının özelliklerinin kendilerine yetişmesi ve fiyatlarının da düşmesi sonucu, son yıllarda cep telefonlarının seviyesine kadar indi. FİYATLARPDA'larla özdeşleşen PALM firmasının en alt modeli olan ZIRE31 327 YTL fiyatla satılırken, popüler modellerinden TREO 600 modelinin fiyatı ise 423 YTL'ye kadar indi. Bunun yayında, HP firmasının cep telefonu görünümlü IPAQ 514 modeli ise 417 YTL'ye kadar düşen fiyatla satılıyor. Bunun yanında, bir dizüstü bilgisayarın işlem gücüne yaklaşan özelliklere sahip üst modellerin fiyatları ise 1,200 YTL'ye kadar çıkıyor. FUJITSU'nun POCKET LOOX T830 modeli bin 258 YTL'den satılırken, BENQ-SIEMENS'in P51 modeli bin 149 YTL'ye, PALM'in TREO680 modeli ise bin 69 YTL'ye satılıyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4087583501682449567?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4087583501682449567/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4087583501682449567' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4087583501682449567'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4087583501682449567'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/telefon-fiyatina-cep-bilgisayari.html' title='TELEFON FİYATINA CEP BİLGİSAYARI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAxGZmzJs0I/AAAAAAAAAzk/LEsoLGfUfCs/s72-c/2X9J2S77215.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4204739714297703099</id><published>2008-04-21T09:05:00.002+03:00</published><updated>2008-04-21T09:08:10.659+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>GÖZ ALTINDAKİ HALKALARA SON</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAwuumzJszI/AAAAAAAAAzc/o8zrVIkVeAk/s1600-h/efb0cb32-goz-resimleri2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191575848675291954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAwuumzJszI/AAAAAAAAAzc/o8zrVIkVeAk/s400/efb0cb32-goz-resimleri2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Herhalde göz altındaki morluk ve halkalar kadar can sıkıcı bir sorun olamaz! Üstelik hemen hemen tüm kadınlar bu sorunu yaşıyor. Ancak bazıları her zaman, bazılarıysa dönem dönem diye eklemekte fayda var...Peki göz altlarında morluklar niçin oluşuyor?Uzmanlar bunun çeşitli nedenleri olduğunu belirtiyor. Onlara göre buradaki önemli nokta sorunun sürekli mi yoksa dönemsel mi olduğu. Çünkü dönemsel ve kronik göz altı morluklarının farklı nedenleri var. Göz altında kronik bir şekilde morluk ve halka oluşmasının başlıca nedeni bu bölgedeki ince, kılcal damarlarla ilgili sorunlar. Ayrıca yorgunluk ve uykusuzluk, güneş ışınları, alerjiler, bazı ilaçların uzun süre kullanılması da dönemsel olarak sorunu ağırlaştıran etkenler. Kronik göz altı morluklarıyla baş etmenin en iyi yolu buna özel üretilmiş kozmetik ürünlerden faydalanmak. Dönemsel sorunlardaysa, sorununun kaynağıyla savaşmak en akıllıca olanı.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;1&lt;/span&gt;. Kılcal damarların kan sızdırması Yapılan dermatolojik araştırmaların birçoğu gösteriyor ki; siyah halkalar göz çukurlarındaki kılcal damarların içinde yer alan hemoglobinin oksidasyonuna bağlı. Başka bir deyişle göz çukurundaki kılcal damarlar, kanı sızdırarak sızan kanın oksijene maruz kalmasına yol açıyorlar. Bu sızıntıyla meydana gelen oksidasyon göz çevresinin mor hatta siyah renge bürünmesine neden oluyor.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;2.&lt;/span&gt; Güneş ışınlarına maruz kalma Özellikle koyu tenli kişilerin yaz aylarında, koruyucu kullanmadan güneş ışınlarına maruz kalmaları göz altlarında hiper pigmentasyon denilen durumun olmasına yol açıyor. Yani göz altlarında fazla miktarda melanin pigmenti salgılanıyor, bölge koyu renkli bir hal alıyor.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;3.&lt;/span&gt; Alerjiler, astım ve egzama Gözlerinizin kaşınmasına ve sulanmasına neden olan tüm durumlar, göz altlarında da halkalar belirmesine yol açabiliyor. Alerjiler, astım ve egzama gibi hastalıklar nedeniyle gözlerinde problem yaşayan kişiler genellikle bunların devamında gözaltı halkalarından da şikayetçi oluyor.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;4.&lt;/span&gt; İlaç kullanma Bazı ilaçların uzun süre kullanılması, damarların genişlemesine neden olabiliyor. İnce gözaltı cildinin altındaki damarların genişlemesi de, bu bölgenin koyu renkli görünmesine yol açabiliyor&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;.5.&lt;/span&gt; Dengesiz beslenme Dengesiz ve eksik beslenme, yeterli vitamin ve mineral alınmamasına bu da göz altlarında renk değişikliğine yol açabiliyor.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;6.&lt;/span&gt; Yorgunluk, uykusuzluk Uykusuzluk ve yorgunluk, tüm yüzün daha soluk görünmesine neden oluyor. Bu da tabii ki, gözaltındaki halkaların daha belirginleşmesine yol açıyor. Ancak yorgunluğun ve uykusuzluğun yol açtığı bu durum geçici.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;7.&lt;/span&gt; Yaşlanma Göz altlarında morluk ve halkalar bulunan kişilerin bu sorunu, çoğu zaman yaşla birlikte daha ciddi bir hal alıyor. Bu bölgedeki, pigmentasyon lekeleri, kırışıklar ve torbalanmalar da morluk ve halkaları belirginleştiriyor.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4204739714297703099?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4204739714297703099/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4204739714297703099' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4204739714297703099'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4204739714297703099'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/gz-altindaki-halkalara-son.html' title='GÖZ ALTINDAKİ HALKALARA SON'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAwuumzJszI/AAAAAAAAAzc/o8zrVIkVeAk/s72-c/efb0cb32-goz-resimleri2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-2643070084053864350</id><published>2008-04-21T08:55:00.003+03:00</published><updated>2008-04-21T09:00:39.887+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>KALBİNİZE KULAK VERİN SİZE KRİZİ HABER VERİR.....</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAwsh2zJsyI/AAAAAAAAAzU/TPrhvv1-hBw/s1600-h/Kalp.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191573430608704290" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAwsh2zJsyI/AAAAAAAAAzU/TPrhvv1-hBw/s400/Kalp.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;Belirtileri dikkate alırsanız hem sevdiklerinizle daha uzun süre yaşama hem de sağlıklı kalma ihtimaliniz çok yüksek. Alınacak en etkili önlem de en küçük bir göğüs ağrısını bile önemseyip derhal en yakın hastaneye gitmek!.&lt;br /&gt;Anadolu Sağlık Merkezi Kalp Damar ve Göğüs Cerrahisi Koordinatörü Doç. Dr. Besim Yiğiter; kalp krizi ile ilgili soruları yanıtladı:&lt;br /&gt;Kalp krizinin 'geliyorum' dedirten belirtileri neler?&lt;br /&gt;Öncelikle göğüs kafesinin orta bölgesinde birkaç dakikadan uzun süren sıkışma ve sıkıntı hissi yaşanır. Ancak bu can yakan bir ağrı değildir. Göğüs ağrısı; omuzlara, boyna veya kollara yayılır. Çarpıntı ve nefes darlığı olur. Ayrıca baş dönmesi, bayılma, bulantı ve terleme de görülüyor.&lt;br /&gt;Kol ya da eldeki ağrı da dikkate alınmalı mı?&lt;br /&gt;Kalp Podcast krizi belirtilerinin atipik olanları da var. Mesela ağrının sol kola yayıldığı gibi yerleşmiş bir kanı varr. Halbuki ağrı, sağ kola da yayılabilir. Elin sadece bir ya da iki parmağı bile ağrıyabilir. Çene veya diş ağrısı da olabilir.&lt;br /&gt;Kriz sırasında öksürme gerçekten hayat kurtarır mı?&lt;br /&gt;Öksürmenin kalbe elektroşok etkisi olabilir. Çünkü öksürerek kalbi uyarıyorsunuz. Bu yöntemle, ritim bozukluğundan ya da ani kalp durmasından gerçekleşen ölümler engellenebilir.&lt;br /&gt;DERHAL HASTANEYE GİDİN&lt;br /&gt;Kriz anında neler yapılmalı?&lt;br /&gt;Eğer enfarktüs trajik bir şekilde ortaya çıkmadıysa, uzak da olsa yakın da olsa mutlaka hastaneye gidilmesi gerekiyor. Yani tek başına evde yapılacak bir şey yok. İlk önce enfarktüsün teşhis edilmesi gerekiyor.&lt;br /&gt;Kriz anında dil altı hapı kullanımının yararı var mı?&lt;br /&gt;Evet; kalp krizi geçirenler için dil altı hapının alınmasının yararı olabilir. Zaten daha önce kalp krizi geçirmiş hastalar yanlarında hep dil altı hapı taşırlar ve kriz geçirdiklerini anlarlar.&lt;br /&gt;Aspirin faydalı olur mu?&lt;br /&gt;Evet, kalp krizi esnasında bir aspirin içilebilir. Aspirinin ağızda çiğnenerek yutulması, kanı sulandıracağından hayli faydalı olabilir.&lt;br /&gt;Hasta yakınları ne yapmalı?&lt;br /&gt;Kriz anında hastayı hemen hastaneye yetiştirmek dışında yapılabilecek pek bir şey yok. Hemen gelebiliyorsa ambulansla ya da en iyisi kendi imkanlarıyla hastayı hastaneye yetiştirsinler.&lt;br /&gt;Hiç kalp ağrısı çekmemiş birinin birden göğsü ağırırsa ne yapmalı?&lt;br /&gt;En küçük bir şüphede, yani normalin dışında bir tuhaflık hisseden kişi bunu hiçbir şekilde ihmal etmemeli; şikayet kalp krizine benzesin ya da benzemesin derhal bir hastaneye başvurmalı.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-2643070084053864350?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/2643070084053864350/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=2643070084053864350' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2643070084053864350'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2643070084053864350'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/kalbinize-kulak-verin-size-krizi-haber.html' title='KALBİNİZE KULAK VERİN SİZE KRİZİ HABER VERİR.....'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAwsh2zJsyI/AAAAAAAAAzU/TPrhvv1-hBw/s72-c/Kalp.gif' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5558190178733298270</id><published>2008-04-20T21:25:00.000+03:00</published><updated>2008-04-20T21:27:34.136+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEKNOLOJİ SAĞLIK'/><title type='text'>CEP TELEFONLARI KANSER NEDENİ....</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuK0WzJsxI/AAAAAAAAAzM/CKsj3MGxKJ8/s1600-h/20080330081421_cep1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191395627552584466" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuK0WzJsxI/AAAAAAAAAzM/CKsj3MGxKJ8/s400/20080330081421_cep1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#006600;"&gt;Tıp alanında çok sayıda ödül sahibi İngiliz beyin cerrahı Prof. Vini Khurana, cep telefonlarının sigaradan da asbestten de daha zararlı olduğunu ve kansere yol açtığını öne sürdü. Cep telefonu üreticilerine seslenen Khurana, cep telefonlarındaki radyasyon oranının mutlaka düşürülmesi gerektiğini savundu. Halka da "cep telefonlarınızı mümkün olduğu kadar az kullanın, mecbur olmadıkça kullanmayın" çağrısında bulunan Prof. Vini Khurana, hükümetin de acil önlemler alması ve cep telefonu üreticilerinin radyasyon seviyesini düşürmesini sağlaması gerektiğini ifade etti. Khurana’nın araştırmasının sonuçları, cep telefonlarının sağlığa muhtemel zararları konusunda bugüne kadar yapılmış en olumsuz tahmin olarak kabul edilirken, Khurana’nın araştırmasının sonucunda hazırladığı makale IoS adlı sağlık dergisinde yayımlandı. Khurana, 10 yıl boyunca cep telefonu kullananların beyin kanserine yakalanma oranlarının iki kat arttığını öne sürdüğü araştırmasında, beyin kanserlerinin gelişmesinin de 10 yıl kadar süre aldığını belirtti. Bilimsel araştırmalar alanında 16 yılda 14 ödül alan ve 40’a yakın makalesi bulunan Prof. Khurana’nın, araştırması sırasında cep telefonlarının etkileri konusunda bugüne kadar yapılmış 100’den fazla araştırmanın sonuçlarını da yeniden değerlendirdiği bildirildi. Cep telefonlarının beyin tümörlerine yol açtığının gelecek 10 yıl içinde kesinlikle kanıtlanmasını beklediğini de belirten Khurana, hemen önlem alınmazsa gelecek 10 yılda beyin tümörü vakalarında büyük artış görülebileceğini ifade etti. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5558190178733298270?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5558190178733298270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5558190178733298270' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5558190178733298270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5558190178733298270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/cep-telefonlari-kanser-nedeni.html' title='CEP TELEFONLARI KANSER NEDENİ....'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuK0WzJsxI/AAAAAAAAAzM/CKsj3MGxKJ8/s72-c/20080330081421_cep1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1192221233609581334</id><published>2008-04-20T21:20:00.000+03:00</published><updated>2008-04-20T21:22:21.676+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEKNOLOJİ'/><title type='text'>BU TELEFONUN ŞARJI BİTMİYOR...</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuJmWzJswI/AAAAAAAAAzE/8NBPdzBwVyA/s1600-h/20080410040901_cinliler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191394287522788098" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuJmWzJswI/AAAAAAAAAzE/8NBPdzBwVyA/s400/20080410040901_cinliler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#993399;"&gt;Cep telefonumun şarjı bitecek diye endişelenme devri artık bitiyor. Çinliler yine yaptı yapacağını. Nasıl mı?&lt;br /&gt;Çin'de üretilen I Coloured Mobile ZJ268 cep telefonu tam 666 gün pil ömrü sayesinde şarj edilmeye gerek kalmıyor. Dört hoparlörü bulunan cep telefonuyla mp3, mp4 dinlemek ve izlemek de mümkün. GPRS ve WAP bağlantısı da bulunan cep telefonunun en önemli özelliği 32.800mAh süper pili. 3,0 inch ekran büyüklüğüne sahip bu cep telefonu Çin'de 128 dolardan satışa sunuldu.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1192221233609581334?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1192221233609581334/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1192221233609581334' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1192221233609581334'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1192221233609581334'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/bu-telefonun-arji-bitmiyor.html' title='BU TELEFONUN ŞARJI BİTMİYOR...'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuJmWzJswI/AAAAAAAAAzE/8NBPdzBwVyA/s72-c/20080410040901_cinliler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5180473888376993685</id><published>2008-04-20T21:05:00.002+03:00</published><updated>2008-04-20T21:19:12.413+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TEKNOLOJİ'/><title type='text'>DİJİTAL OYUNCAKLAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuIrGzJsvI/AAAAAAAAAy8/-2C_Fv41SZw/s1600-h/20080407062934_g450.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191393269615538930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuIrGzJsvI/AAAAAAAAAy8/-2C_Fv41SZw/s400/20080407062934_g450.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;DİJİTAL OYUNCAKLAR&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#ff0000;"&gt;Japon elektronik firması Toshiba’nın G450 modeli cep telefonu ince formlu cep kategorisindeki rekabete hızlı bir giriş yapma peşinde.&lt;br /&gt;56 gramlık parmak telefon: Toshiba G450&lt;br /&gt;56 gramlık ağırlığının yanı sıra şık tasarımı sayesinde kolaylıkla taşınabilen telefon, aynı zamanda mobil şebekele üzerinden internet bağlantısı için de kullanılabiliyor.&lt;br /&gt;Türkiye’de henüz kullanılmayan üçüncü nesil (3G) teknolojiyi içinde barındıran bu ürün, USB üzerinden bilgisayarlara bağlanarak, mobil şebekelerin çalıştığı bölgelerde internette hızlı sörf imkânı tanıyor. Türkiye’de ise bu ürünle, Edge ve GPRS erişimi üzerinden internete bağlanılabilir.&lt;br /&gt;Bu ay içinde Toshiba’nın Türkiye temsilcisi Multimedya tarafından satışa çıkarılacak olan G450, müzikçalar olarak da kullanılabiliyor. 96x39 boyutlarında mini ekranı bulunan ürün, MP3, AAC formatlarında müzik parçalarını destekliyor. Yeni model telefonun tasarım özelliklerine bakıldığında tuş takımının iki parçalı olduğu görülüyor. Menünün kullanımı içinse her iki taraftaki tuşlar kullanılıyor&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5180473888376993685?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5180473888376993685/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5180473888376993685' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5180473888376993685'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5180473888376993685'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/dijital-oyuncaklar.html' title='DİJİTAL OYUNCAKLAR'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuIrGzJsvI/AAAAAAAAAy8/-2C_Fv41SZw/s72-c/20080407062934_g450.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6166181762003346960</id><published>2008-04-20T20:45:00.001+03:00</published><updated>2008-04-20T20:52:42.262+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BURÇLAR'/><title type='text'>YÜKSELEN BURÇ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuCfGzJstI/AAAAAAAAAys/HaWAmRsu6WM/s1600-h/yukselen.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5191386466387342034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuCfGzJstI/AAAAAAAAAys/HaWAmRsu6WM/s400/yukselen.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Doğum anında doğu ufkunda yükselmekte olan burç "Yükselen Burç" adını alır. Buna "Ascendant" denir ve kişisel haritanızda "AS" veya "YB" rumuzu ile gösterilir. Yaşamdaki rollerimiz ve davranışlarımız hakkında Yükselen burç bilgi verir. Doğum yeri ve zamanı Yükselen'in hangi burç olacağını belirler. Ekliptiğin Dünya çevresin deki turu 24 saat olduğundan ortalama 2 saatte bir doğu ufkumuzda başka bir Zodyak burcu yükselir. Bunun anlamı, her 2 saatte bir Yükselen burç matematik sel olarak değişir. Ancak ekliptik düzelminin eğimi nedeniyle burçlar dünyadan bakıldığında farklı hızlarda yükselirler. Yükselen burç çevremizdeki dünyaya nasıl göründüğümüzü, nasıl yaklaştığımızı ve yeni bir girişim için taşıdığımız ruh halini ve takındığımız tutumu gösterrir. Aynı zamanda doğum sırasında yaşadığımız deneyimi açıklamaya yardımcı olur. Bu deneyim savaşçı bir yapıda&lt;/span&gt; (Koç-Mars)&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; veya içine kapanık ve çekingen bir yapıda &lt;/span&gt;(Oğlak-Satürn) &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;olabilir.Yükselen burcun simgelediği bu yaşama dair ilk zlenim,ömür boyu izlenen bir yol, her yeni başlangıçta tekrar yaşanan bir deneyim olacaktır. Bu izlenimler İmaj, Hayata Yaklaşım ve Özdeyiş olarak açıklanabilir. Yaşamla ilgili temel tutumumuzun ve özbenlik duygumuzun temeli ve göstergesi olan Yükselen Burç, aynı zamanda karşıt uçta Alçalan Burç ile ifade edilen bireysel temaları;Evlilik ve Ortaklığa yaklaşımımızı da gösterir. Yükselen burç bizim kişilik imajımızı, dünyaya ilk bakışta onu nasıl gördüğümüzü tanımlar. Yükselen burç, tüm horoskop faktörleri arasında, bireyin dış görünümü ile en anlamlı ve önemli bilgileri veren yerleşimdir. Yine de kişiliğin başkalarına görünüşü tek bir etkene bağlı değildir. Aynı zamanda Yükselen Burç ayrıca Aşk ve Seks karakterinizi ve meyillerinizi gösterir.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6166181762003346960?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6166181762003346960/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6166181762003346960' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6166181762003346960'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6166181762003346960'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/ykselen-bur.html' title='YÜKSELEN BURÇ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/SAuCfGzJstI/AAAAAAAAAys/HaWAmRsu6WM/s72-c/yukselen.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3542786578973953049</id><published>2008-04-20T20:28:00.004+03:00</published><updated>2008-04-20T20:44:32.772+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='BURÇLAR'/><title type='text'>GEZEGENLER HAKKINDA GENEL BİLGİ (BURÇLAR)</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Güneş&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yönettiği burç&lt;/span&gt; : Aslan&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu burç&lt;/span&gt; : Koç&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç&lt;/span&gt; : Kova&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu burç &lt;/span&gt;: Terazi Kişinin enerji birikimini ve yaratıcılığını nasıl kullanıp geliştirdiğini belirler.Güneş doğum haritasındaki hareket ve yaratıcı enerjinin kişi tarafından nasıl ortaya konduğunu bulunduğu burç belirler.Oluşturduğu bakış açıları bu enerjinin hangi alanlarda olumlu çıkışlar yapabileceğini,hangi alanlarda uyumsuzluk ve engellerle karşılaşacağını gösterir.Güçsüz konumda olması yada bakış açısı oluşturmaması yerine sert etkiler alması daha iyidir,çünkü böyle bir güneş yanlışlarından derslerle kişinin olgunlaşmasına yardım eder. &lt;span style="color:#000099;"&gt;AyYönettiği burç&lt;/span&gt; : Yengeç&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu burç&lt;/span&gt; : Boğa&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç&lt;/span&gt; : Akrep&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu bur&lt;/span&gt;ç : Oğlak Ay soğuk ve sisli bir etkiye sahiptir. Dişi özellikler gösterir. Ay geçmişi belirler. Bedenimizin yaşamasını sağlayan besleyici ve kuvvetlendirici sıvıları yönetir. Kişilerin geçmişlerindeki anıları biriktirir ve yeri geldiğinde anımsatır. Ay kişiliğin bilinçsiz yönüdür. Bir erkeğin haritasında annesini ve eşini gösterir. Annelik içgüdüsü ile birlikte içimizde barınan aile baskısını gösterir. Ay gebeliğin ve doğumunda yöneticisidir. Çocukluk döneminde yaşadığınız olaylara ait anılar Ay tarafından yönetilir. İnsan ruhunu yavaş yavaş geliştiren bir güce sahiptir. Nerede bir yaşam kıvılcımı varsa onu en iyi biçimde besler,büyütür ve korur. Duygu ve heyecanların bugünden geçmişe,geçmişten bugüne akışını yönetir. &lt;span style="color:#990000;"&gt;Merkür&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yönettiği burç&lt;/span&gt; : İkizler, Başak&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu burç :&lt;/span&gt; Başak&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu bur&lt;/span&gt;ç : Balık&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu burç&lt;/span&gt; : Yay Merkür, zihinsel gücü ve iletişimi simgeler.Aynaı zamanda el,ayak ve sinir sistemimizin yöneticisidir. Onu sorumluluk duygusu taşımayan yaramaz bir erkek çocuğuna benzetebiliriz, fakat bu sorumsuzlukla birlikte zekayı da gösterir. İçgüdülerimizin tutsağı olmamıza izin verir.Mantığımızı kullanma yeteneğimizi,kendimizi ifade etme gücümüzü gösterir.İnsanların gelişmeleri ve ilerlemeleri için merküre ihtiyacları vardır.. &lt;span style="color:#990000;"&gt;Venüs&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yönettiği burç&lt;/span&gt; : Boğa,Terazi&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu burç&lt;/span&gt; : &lt;span style="color:#000099;"&gt;BalıkZararlı olduğu burç :&lt;/span&gt; Koç, Akrep&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu bur&lt;/span&gt;ç : Başak Venüs, kişilerin sevinçlerini,beğendiği lüks şeyleri,sosyal yaşamlarını ve sanat yeteneklerini yönetir.Aynı zamanda huzuru,güzelliği,tembelliği ve bohem alışkanlıkları simgeler.Venüs çok güçlü bir konumda ise fazla zevke düşkün,yüzeysel ve basit düşünen bir kişiliği gösterir.İnsanların en güzel ve ince duygularını yönetir. Cinsel ilişkilerde büyük bir mutluluk verir.Çiftleşme oyununda tamamlayıcı öğeler olan giysi,şarkılar ve çekici davranışları yönetir.Venüs istek demektir.Hertürlü zorbalığı terbiyesizliği Ve onur kırıcı etkileri uzaklaştırır. Güzel sanatların esin kaynağıdır. Ortaklığı, cömertliği, tatlılığı, hoşluğu, iyi huyu ve dengeyi simgeler. İlişkilerde uyum sağlamak, denge kurmak isteğini de yönetir. &lt;span style="color:#990000;"&gt;Mars&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yönettiği burç&lt;/span&gt; : Koç, Akrep&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu bu&lt;/span&gt;rç : &lt;span style="color:#000099;"&gt;OğlakZararlı olduğu burç&lt;/span&gt; : Terazi&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç&lt;/span&gt; : Yengeç Mars,cana yakın ve dostç tutumlu fiziksel gücü simgeler.Hem yapıcı ve hem yıkıcı enerjiler taşır.Tutku ve insanlardaki hayvansal içgüdüler gibi güçlü duyguların yöneticisidir. İyi dengelenir ve kendisini olumlu bir biçimde göstermesine olanak sağlanırsa,cesaret,sabır,kendine güven gibi güçlerin filizlenmesine neden olur. Kişisel atılımlar,hırçınlık,kavgacılık,keskin zeka kavga ve tarışma gücü,bağımsızlık,kararlılık,direnç,tüm engellere karşı başarıya ulaşma isteği ve tüm bunların üzerinde,önderliktir.Mars,olağanüstü bir kas gücü,uygulama yeteneği,çalışma ve yöneticilik yeteneği verir.Fiziksel hazları mutlulukla bir araya getirebilir.Olumsuz yanı korkunçtur.Kötü bir açı yapıyorsa şiddet ve zorbalık patlak verir.Cinayet,kaza,yangın,saldırılar,yağmalar ve ahlak bozuklukları ortay çıkar.İyi bir konumda ise güçlü,dinç,çalışkan ve iyi yapılı bir kişilik ortaya çıkar. &lt;span style="color:#990000;"&gt;Jüpiter&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Yönettiği burç&lt;/span&gt; : Yay, &lt;span style="color:#000099;"&gt;BalıkGüçlü olduğu burç&lt;/span&gt; : Yengeç&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu burç&lt;/span&gt; : İkizler&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç&lt;/span&gt; : OğlakJüpiter şansların en büyüğüdür.Tüm umutların yitirildiği bir anda bir kurtuluşu bulmayı simgeler.Kişinin din,felsefe ve eğitimle ilgili konularda yaşamın hangi alanlarında kendisini ortaya koyduğunu gösterir.Bu alanlar maddesel ve ruhsal zenginliklerinin hangi sosyal düzenlerde gelişebileceğini,karşılığında nasıl bir şans elde edilebileceğini gösterir.Kötü konumdaki jüpiter kararsız bir kişiliği gösterir.Bu kişiler tüm görüş ve düşüncelerinde aşır bir yol izler,yobaz yada fanatik olabilirler.Borca girebilir,gelişigüzel herşeyi ödünç alabilirler.sözlerini tutmaz,yükümlülüklerini yerine getirmezler.lükse düşkündürler.İyi konumdaki jüpiter insanları ise yücegönüllülük ve içtenlik görülür.Akıllıca ve yerinde yargıları vardır.Ahlak kurallarına ve dinsel inançlara saygılıdırlar. &lt;span style="color:#990000;"&gt;SatürnYönettiği burç :&lt;/span&gt; Oğlak, Kova &lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu burç&lt;/span&gt; : Terazi &lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu bu&lt;/span&gt;rç : Yengeç &lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç&lt;/span&gt; : Koç Satürnün etkisi ağır,sınırlayıcı ve uzun sürelidir,tıpkı zaman gibi.İnsanın kendini geliştirip yücelteceği sorumluluğunu,görev duygusunu,kişisel disiplinini, sabır,direnç ve kararlılığını arttıracak bir güce sahiptir. Satürn kısıtlayıcı bir gezegendir. Bu sınırlama insanlara sorumluluklarını sürekli hatırlatmasından ötürü ortaya çıkar.İnsanın karakterinde henüz tamamlanmamış eksikliklerini karşısına çıkarır ve onları cesaretle ele alıp düzeltmesini sağlar. Soyluluk ve ağırbaşlılık verir.İyi konumdaki satürne sahip insanlar vicdanlı,dürüst ve çalışkan olurlar.Kötü konumdaki satürne sahip kişiler, her durumdan yakınan ellerine geçen her fırsatı kaçıran kişiler olurlar.Bencillik karamsarlık ve kendine acıma görülür. &lt;span style="color:#990000;"&gt;UranüsYönettiği burç&lt;/span&gt; : Kova &lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu burç &lt;/span&gt;: Akrep&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu burç&lt;/span&gt; : Aslan&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç&lt;/span&gt; : Boğa Uranüs kişinin yeni arkadaşlıklar,gruplar örgütlenmiş dernekler,deneyler edinme olgularını simgeler, yaşamına birdenbire beklenmeyen deneyler getirir.Aynı zamanda kişinin özgürlüğünü ve bağımsızlığını aramasını simgeler.Ürünüs zekanın ötesinde deha gezegenidir,önseziler,ileri görüşler,gleceği okuma,altıncı duyu v.b konuları da kapsar. Üranüs değiştirme,özgünlük,yaratıcılık,başkaldırma,özgürlük,şok ve koparmadır.Bağımsız,klasik olmayan,önceden belirlenemeyen,doyurulamayan,keskin ve moderndir.Yenilik,yaratıcılık ruhu,anarşi,serbest ve yasadışı cinsel davranışlardır. Doğruluğun arı bir biçimi olan uranüs ödün vermez.Ona karşı olan düşünce ya tümüyle yok edilmeli yada kendisi yok olmalıdır.Üranüsün kötü etkisi altında kalanlar aşırı tutkulu,sosyal yönden uyumsuz yada her iki niteliği de kapsayan kişiler olduğu görülür.Güçlü bir uranüsü olanlar disiplinle öz denetimi öğrenmelidirler. &lt;span style="color:#990000;"&gt;NeptünYönettiği burç :&lt;/span&gt; Balık&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçlü olduğu bu&lt;/span&gt;rç : Yengeç&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu bu&lt;/span&gt;rç : &lt;span style="color:#000099;"&gt;BaşakGüçsüz olduğu burç :&lt;/span&gt; Oğlak Neptün soyut şeylerle ilgilenir. Madde ile ilgili olmayan düşünceler,kurnazlıklar ve arınma.Neyin anlamlı neyin anlamsız olduğunu açıklayan çok kişisel bir denem taşıdır.Neptün tanımlanamayan duygular oluşturur. Neptünü iyi konumda olan kişiler ince,alçakgönüllü ve çok duygusal olurlar.Böyle olunca da kolayca kırılıp gücenebilirler.Sıksık yalnızlığa çekilip ruhsal yönden kendini dengelemek isterler.Çok çabuk kavrama yeteneği sağlar.Kötü konumda neptüne sahip olanlar kendi iç dünyalarına kapanan kişiler haline gelirler.Bu tipler içkiye ve uyuşturucu maddelere çabuk alışırlar.Olumsuz neptüne sahip kişiler kişisel çekiciliklerini diğer insanları aldatmak için kullanırlar. &lt;span style="color:#990000;"&gt;PlutoYönettiği burç&lt;/span&gt; : &lt;span style="color:#000099;"&gt;AkrepGüçlü olduğu burç :&lt;/span&gt; Aslan&lt;span style="color:#000099;"&gt;Zararlı olduğu burç&lt;/span&gt; : Boğa&lt;span style="color:#000099;"&gt;Güçsüz olduğu burç &lt;/span&gt;: Kova Pluto fiziksel ruhsal yenilenme gücüdür.Bilinçaltındaki düşünceleri yüzeye çıkarır.Fiziksel olarak pluto cinsel organlar ve bilinçli cinsel isteklerle ilgilidir. Kötü konumda pluto kişiyi aşırılıklarının kurbanı ederek,ruhsal bozukluğa neden olabilir.Ölüme yakın bir olay yaşayabilirsiniz veya bir ölüm haberi sizin bütün hayat görüşünüzü değiştirebilir. luto evrensel gelişme,değişim,dönüşüm,bitişler ve yeniden yapılanmanın yöneticisi konumundadır &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3542786578973953049?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3542786578973953049/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3542786578973953049' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3542786578973953049'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3542786578973953049'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/gezegenler-hakkinda-genel-bilgi-burlar.html' title='GEZEGENLER HAKKINDA GENEL BİLGİ (BURÇLAR)'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4564749458167055041</id><published>2008-04-09T16:37:00.005+03:00</published><updated>2008-04-09T16:53:14.677+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HİKAYE'/><title type='text'>EVLİLİK (EŞİNİZE MUTLAKA OKUYUN YADA OKUTTURUN)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_zGzrjwioI/AAAAAAAAAyQ/C5V1U2Igtfk/s1600-h/mutlu-ask-evlilik.jpg"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Bülent, avucunu açmış kendisine doğru elini uzatan adama ters&gt; &gt;ters baktı. Elli yaşlarında gösteren adam, görmeye alıştığı hırpani&gt; &gt;kıyafetli dilencilere benzemiyordu. Üzerindeki giysiler eski fakat&gt; &gt;temizdi. Eli yüzü temiz ve sağlıklı görünüyordu. 'Sapa sağlam adam&gt; &gt;gidip çalışacağına dileniyor, belki benden daha zengindir' diye&gt; &gt;düşündü. Zaten canı çok sıkkındı, birde sinirlenmişti.&gt; &gt;&gt; &gt;Alaycı bir ses tonuyla:&gt; &gt;&gt; &gt;- Ekmek parası mı istiyorsun ? diye sordu.&gt; &gt;&gt; &gt;- Hayır çikolata parası lazım!&gt; &gt;&gt; &gt;Bülent'in kızgınlığı şaşkınlığa döndü. Espri yeteneği olan dilencinin&gt; &gt;hali de başka oluyor diye düşündü.&gt; &gt;&gt; &gt;- Niye siz ekmek &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;bulamayınca &lt;/span&gt;çikolata mı yiyorsunuz?&gt; &gt;&gt; &gt;- Hayır. Ekmek bulamadığımız günler genellikle bulgur pilavı yeriz,&gt; &gt;onu da bulamadıysak aç yatarız.&gt; &gt;&gt; &gt;Bülent adamın ciddi mi konuştuğunu yoksa dalga mı geçtiğini&gt; &gt;anlayamamıştı.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bu gün karnınız doydu üstüne tatlı mı istedi canınız?&gt; &gt;&gt; &gt;- Fakirin canı mı olur ki,&gt; &gt;tatlı istesin beyim.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bu bir kamera şakası mı yoksa sen iş bulamamış stendapçı mısın?&gt; &gt;&gt; &gt;- Hiçbiri değil. Sadece fakirim. Bugün karımın doğum günü, ona&gt; &gt;çikolata götürmek istiyorum.&gt; &gt;&gt; &gt;- Doğum gününde yaş pasta alınır bildiğim kadarıyla.&gt; &gt;&gt; &gt;- O bizim için değil zenginler için. Otuz yıllık evliliğimiz boyunca&gt; &gt;ona bir kez bile yaş pasta alamadım. Ama her doğum gününde mutlaka&gt; &gt;çikolata götürdüm. Çikolatayı çok sever.&gt; &gt;&gt; &gt;Adamın söyledikleri Bülent'in dikkatini çekmişti. O akşam karısıyla&gt; &gt;kavga etmiş, kapıyı çarpıp kendini sokağa atmıştı. Arabasına da&gt; &gt;binmemiş sahile kadar yürümüştü. Denizi seyretmek de onu&gt; &gt;rahatlatmamıştı. Oysa eskiden denizi seyrederken çok rahatlardı.&gt; &gt;Dalgalar sıkıntısını alıp götürürdü.&gt; &gt;Fakat karısının evde ağlıyor olduğunu bildiği için olsa gerek, hiçbir&gt; &gt;&gt; &gt;şey onu rahatlatmıyordu. Dilenciyle konuşurken biraz kafası&gt; &gt;dağılmıştı.&gt; &gt;'Acaba&gt; &gt;söyledikleri gerçek mi, yoksa uyduruyor mu' diye düşündü.&gt; &gt;&gt; &gt;- Cebinde bir çikolata alacak para yok mu şimdi?&gt; &gt;&gt; &gt;Bülent'in sorusu üzerine adam ceplerini boşalttı, bir nüfus&gt; &gt;cüzdanından başka bir şey çıkmadı.&gt; &gt;&gt; &gt;- Ben dilenci&gt; &gt;değilim. Işim yok. Günlük çalışırım, ne iş bulursam&gt; &gt;yaparım.&gt; &gt;Fakat bu gün bütün gün iş aradım, aksilik bu ya, hiçbir iş bulamadım.&gt; &gt;&gt; &gt;Bülent oturduğu bankı işaret ederek yer gösterdi.&gt; &gt;&gt; &gt;- Oturun biraz dertleşelim bari, dedi.&gt; &gt;&gt; &gt;Adam çekingen çekingen oturdu yanına.&gt; &gt;&gt; &gt;- Yokmu eşin dostun, borç alacak akraban?&gt; &gt;&gt; &gt;- Fakirin akrabaları da fakir olur beyim. Bulurlarsa kendi&gt; &gt;&gt; &gt;karınlarını doyururlar.&gt; &gt;&gt; &gt;- Dilenecek kadar çok mu seviyorsun karını ?&gt; &gt;&gt; &gt;- Hem de çok seviyorum. Otuz yılımı aydınlattı o benim.&gt; &gt;&gt; &gt;- Hımmmm. Aşk hemde otuz yıl süren aşk. Hayret doğrusu! Aşkın ömrü en&gt; &gt;fazla üç yıl diyorlar oysa. Sen otuz yıldan bahsediyorsun.&gt; &gt;- Evet. Geçen yıllar sevgimi azaltmadığı gibi artırdı.&gt; &gt;&gt; &gt;- Söyle o zaman nedir evlilikte mutluluğun sırrı?&gt; &gt;Söylediklerine&gt; &gt;bakılırsa sen mutluluğun formülünü bulmuş gibisin.&gt; &gt;&gt; &gt;- Ben ilkokulu bile bitirmedim. Öyle formül falan bilmem.&gt; &gt;- Formül dediysem kimya formülü sormuyorum canım. Bende altı yıllık&gt; &gt;evliyim.&gt; &gt;Sevdiğim kadınla evlendim, fakat mutlu değilim. Sürekli kavga ediyoruz.&gt; &gt;Daha&gt; &gt;iki saat önce kapıyı çarptım çıktım. Evimiz, arabamız, işimiz,&gt; &gt;&gt; &gt;gücümüz, her şeyimiz var, ama mutlu değiliz. Senin hiçbir şeyin yok,&gt; &gt;ama mutlusun.&gt; &gt;Para&gt; &gt;mı acaba bizi mutsuz eden?&gt; &gt;&gt; &gt;- Hiçbir şeyim yok mu? Hayır benim her şeyim var. Benim karım her eyim.&gt; &gt;Sevgilim, eşim, arkadaşım, hayat yoldaşım. Hayatımı paylaştığım&gt; &gt;insandan daha değerli ve daha önemli ne olabilir ki dünyada? Sizin&gt; &gt;ev, araba, iş diye her şey dediğiniz şeylerdir aslında hiçbir şey&gt; &gt;olan.&gt; &gt;&gt; &gt;- Öyle deme, şu kadar varlığın içinde bile karım her şeyden şikayet&gt; &gt;ediyor.&gt; &gt;Bir de fakir olsam kim bilir ne olur?&gt; &gt;&gt; &gt;- Altın tasın, kan kusana faydası yoktur beyim. Sen kadın ruhunu hiç&gt; &gt;anlamamışsın. Hiçbir kadın iyi bir evde oturduğu, hergün çeşit çeşit&gt; &gt;yiyecekler yediği için mutlu olmaz.&gt; &gt;Bir kadın, kocasının her şeyi&gt; &gt;olduğunu bildiğinde ancak mutlu olur.&gt; &gt;&gt; &gt;- Sizin mutluluğunuzun sırrı bumu ?&gt; &gt;&gt; &gt;- Olabilir. Ben karıma değerli şeyler alamıyorum ama ona benim için&gt; &gt;ne kadar değerli olduğunu hissettiriyorum. O da çok mutlu oluyor.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bir kadına değerli olduğunu nasıl hissettirilir?&gt; &gt;&gt; &gt;- Küçük kızı severek.&gt; &gt;&gt; &gt;- Küçük kız mı ? Hangi küçük kız&gt; &gt;?&gt; &gt;&gt; &gt;- Yaşı kaç olursa olsun her kadının içinde hiç büyümeyen bir küçük&gt; &gt;kız vardır. O kızı ne kadar çok sever, ne kadar çok mutu edersen, o&gt; &gt;kadını da o kadar mutlu edersin.&gt; &gt;&gt; &gt;- Nasıl yani ?&gt; &gt;&gt; &gt;- Küçük kız neleri sever, nelerden hoşlanır bir düşünün. Küçük kızlar&gt; &gt;hep beğenilmek, ilgi görmek isterler. Güzel olduklarını duymaya&gt; &gt;bayılırlar.&gt; &gt;&gt; &gt;Kendilerine prensesmiş gibi davranılmasını beklerler. Küçük kızlar&gt; &gt;hep prenses olmayı hayal ederler. Sürprizlerden hoşlanırlar. Biraz&gt; &gt;şımartılmak isterler. Sevilmek ve sevildiklerini hep duymak isterler.&gt; &gt;Iltifata doymaz küçük kızlar. Öyle değil mi?&gt; &gt;&gt; &gt;- Haklısın. Benim dört yaşımda bir kızım var. Adı Aylin. Her akşam&gt; &gt;boynuma sarılır 'babacığım beni ne kadar seviyorsun?' diye sorar.&gt; &gt;Giysisini değiştirdiği zaman etrafımda 'Baba güzel olmuş muyum?' diye&gt; &gt;sorar durur.&gt; &gt;Güzelsin demem de yetmez ona. ' Harikasın prenses gibi olmuşsun'&gt; &gt;demeliyim.&gt; &gt;Dünyanın en güzel kızı demeliyim.&gt; &gt;&gt; &gt;- Işte kadınlar bir ömür boyu bunu duymak isterler. Ben elli&gt; &gt;yaşındaki karıma böyle davranıyorum. Ömrümüz olurda seksen, doksan&gt; &gt;yıl da yaşarsak ben ona böyle davranmaya devam&gt; &gt;edeceğim. Ona&gt; &gt;'bebeğim' diye hitap ediyorum çok hoşuna gidiyor. 'Bebeğim bana bir&gt; &gt;çay yapar mısın?' dediğimde çay yapmak için nasıl koşturduğunu&gt; &gt;görmelisiniz.&gt; &gt;&gt; &gt;- Hiç kavga etmezmisiniz siz?&gt; &gt;&gt; &gt;- Kavga evliliğin tadı tuzu. Arada biz de tartışırız. Küsüp&gt; &gt;barışmanın tadı ayrıdır. Benim karım bir keçi kadar inatçıdır. Onunla&gt; &gt;barışmak için uğraşmak ayrı bir keyif verir&gt; &gt;bana.&gt; &gt;&gt; &gt;- Benim eşim çok ciddi kadındır. Hiç küçük kız havası yok onda.&gt; &gt;&gt; &gt;- Küçük kızlar büyüdükleri zaman artık sevgi, ilgi istemeye utanırlar.&gt; &gt;En&gt; &gt;ciddi yada en yaşlı kadının bile o küçük kız mutlaka vardır. Yeter ki&gt; &gt;sen o tatlı kızı sevindirmeyi, mutlu etmeyi bil. Ve o küçük kızı asla&gt; &gt;aldatma.&gt; &gt;Yoksa bir daha sana güvenmez ve ne yaparsan yap hep kuşkuyla&gt; &gt;bakar.&gt; &gt;Küçük&gt; &gt;kızlar hem çabuk mutlu olurlar hem de çabuk kırılırlar. Çok narindir&gt; &gt;onlar.&gt; &gt;Hoyrat elleri sevmezler. Yumuşak dokunuşları severler.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bu tavsiyeni deneyeceğim. Fakat her zaman yapabilir miyim bilmiyorum.&gt; &gt;Bazen işlerim çok yoğun oluyor o zaman eve çok yorgun gidiyorum.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bu sadece bir bahane. O küçük kızı mutlu etmek dünyanın en kolay işi.&gt; &gt;&gt; &gt;Çoğu&gt; &gt;zaman birkaç tatlı söz yeterli olur. Sen o küçük kızı mutlu ettiğinde&gt; &gt;karşılığını fazlasıyla alırsın. Artık o seni rahat ettirmek için&gt; &gt;elinden gelen gayreti gösterir. Karısı mutlu olmayan erkek mutlu&gt; &gt;olamaz. Mutlu olmak isteyen erkek önce hayat arkadaşını mutlu&gt; &gt;etmelidir. Düşünsene somurtkan, mutsuz, sürekli söylenen biriyle&gt; &gt;yolculuğa çıksan ne kadar mutlu&gt; &gt;olabilirsin.&gt; &gt;&gt; &gt;- Haklısın da bende bütün gün ailem için çalışıp yoruluyorum.&gt; &gt;&gt; &gt;- Yine para, yine dış sebepler. Evet para önemli ve gerekli ama&gt; &gt;kadınlar para için erkekleri sevmezler. Para geçici mutluluklar&gt; &gt;verir. Kadınlar hediye almayı severler. Paran varsa hediye al tabi.&gt; &gt;Ama hediyeyle mutlu olmasını bekleme. Hediyenin yanına sevgini&gt; &gt;katmazsan hediyenin bir anlamı yoktur. Benim hiçbir zaman çok param&gt; &gt;olmadı. Günlük kazandım günlük yedik.&gt; &gt;Bazen aç kaldığımız günler oldu. Hiçbir zaman karımın kulaklarına&gt; &gt;altın küpe takamadım ama her zaman aşk sözleri fısıldadım. Hiçbir&gt; &gt;zaman boynuna pırlanta gerdanlık alamadım ama hep öpücüklerle sevdim&gt; &gt;boynunu. Hiçbir zaman ona ipek elbiseler giydiremedim ama kendi&gt; &gt;bedenimle ipek elbise gibi yumuşacık sardım bedenini ve mutlu ettim&gt; &gt;onu.&gt; &gt;&gt; &gt;Adam ayağa kalktı.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bana müsaade, artık gitmeliyim, karım merak eder. Sende git evine&gt; &gt;küçük kızın gönlünü al, belki o küçük kız şimdi evde ağlayıp&gt; &gt;duruyordur.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bülent de ayağa kalktı. Kuvvetlice elini sıktı.&gt; &gt;&gt; &gt;- Sizi tanıdığıma çok memnun oldum.&gt; &gt;&gt; &gt;Elini bıraktı koluna girdi. Yolun karşısındaki pastaneyi gösterdi.&gt; &gt;&gt; &gt;- Hadi gel eşin için&gt; &gt;şuradan çikolatalı pasta alalım, dedi.&gt; &gt;&gt; &gt;Pastayı aldılar. Adam hayatında ilk defa karısına yaş pasta&gt; &gt;götürmenin mutluluğuyla, bin bir teşekkür ederek evinin yolunu tuttu.&gt; &gt;Bülent de pastanenin yanındaki manavdan karısının en sevdiği meyvelerden &gt; &gt;aldı.&gt; &gt;&gt; &gt;Evine geldiğinde karısı şişmiş gözlerle mutfak masasında oturmuş su&gt; &gt;içiyordu. Bülent hiç konuşmadan meyveleri büyükçe bir tabağa döküp&gt; &gt;yıkadı., sonra eşinin önüne&gt; &gt;koydu.&gt; &gt;&gt; &gt;- Bunlar dünyanın en şanslı meyveleri, dedi.&gt; &gt;&gt; &gt;Inci hiç konuşmadı.&gt; &gt;&gt; &gt;- Sorsana 'niye' diye.&gt; &gt;&gt; &gt;Inci kızgın kızgın:&gt; &gt;&gt; &gt;- Niye? Diye sordu.&gt; &gt;&gt; &gt;- Çünkü dünyanın en güzel ve en tatlı kadının midesine gidecek, dedi&gt; &gt;gayet ciddi bir ses tonuyla. Inci şaşırmıştı. Bir anda yüzünün&gt; &gt;ifadesi&gt; &gt;yumuşamıştı.&gt; &gt;- Bunlar senin sevdiğin meyveler, senin için aldım.&gt; &gt;- Hayret bir şey! Her zaman kendi sevdiğin meyveleri alırdın. Benim&gt; &gt;hangi meyveleri sevdiğimi iyi hatırlamışsın. Aslında bu beklediğim&gt; &gt;istediğim bir şeydi. 'bak senin sevdiğin meyveleri aldım'&gt; &gt;Ama şimdi kıymeti yok. Çünkü sana çok kırgınım, meyve alarak gönlümü&gt; &gt;alamazsın.&gt; &gt;- Özür dilerim seni kırdığım&gt; &gt;için.&gt; &gt;Sonra Bülent yere diz çöktü.&gt; &gt;- Cezam neyse razıyım. Ama bir tek şey istiyorum senden. Seni delice&gt; &gt;seven bu adamı senden mahrum etme.&gt; &gt;- Bülent yere çömelmiş, boynu bükük bir vaziyette çok komik görünüyordu.&gt; &gt;Inci kıkır kıkır gülmeye başladı.&gt; &gt;- Affetmek o kadar kolay değil. Bakalım hangi cezalara&gt; &gt;katlanabilecek sin,&gt; &gt;dedi.&gt; &gt;Bülent işte o zaman ona muzip muzip bakan eşinin içinde sakladığı&gt; &gt;küçük kızı gördü.&gt; &gt;Bundan sonra her şey daha farklı olacak diye düşündü.&gt; &gt;Her şey gönlünüzce olsun&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187239461992303234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_zGzrjwioI/AAAAAAAAAyQ/C5V1U2Igtfk/s400/mutlu-ask-evlilik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4564749458167055041?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4564749458167055041/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4564749458167055041' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4564749458167055041'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4564749458167055041'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/evlilik-einize-mutlaka-okuyun-yada.html' title='EVLİLİK (EŞİNİZE MUTLAKA OKUYUN YADA OKUTTURUN)'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_zGzrjwioI/AAAAAAAAAyQ/C5V1U2Igtfk/s72-c/mutlu-ask-evlilik.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1292566039854239952</id><published>2008-04-09T14:49:00.001+03:00</published><updated>2008-04-09T14:52:36.032+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÖNEMLİ HAFTALAR'/><title type='text'>10 NİSAN POLİS HAFTASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_ytf7jwinI/AAAAAAAAAyI/OWLHWsayW_U/s1600-h/tufekli-polis.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5187211634899192434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_ytf7jwinI/AAAAAAAAAyI/OWLHWsayW_U/s400/tufekli-polis.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="style3"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;Polis Haftası&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;İLK POLİS TEŞKİLATININ KURULUŞU (10 Nisan 1845&lt;/span&gt;)1845 tarihi, Türk Emniyet Teşkilatı açısından önemli bir noktadır. Çünkü bu tarihe kadar zabıta olarak nitelenen teşkilat; 10 Nisan 1845 (12 Rebiü’l Evvel 1261)’den itibaren polis adı altında hayata geçmiş ve Emniyet Teşkilatının kuruluş günü olarak kabul edilmiştir.Yeniçerinin ortadan kaldırılmasından sonra, başkentte ve eyaletlerde zabıta hizmetleri eskisiyle kıyaslanmayacak derecede gelişmesine rağmen; bu hizmetler karışık ve ayrı ayrı kurumlara bağlı olarak yürütülmekteydi. Teşkilat ve yürütme alanındaki bu karışıklığı ortadan kaldırmak amacıyla ilk defa 10 Nisan 1845’te İstanbul’da ilk polis teşkilatı kurulmuş, görevleri de yine aynı tarihte yayımlanan Polis Nizamnamesinde belirtilmiş ve bu durum yabancı elçiliklere de bir yazı ile bildirilmiştir.Bu nizamnamede polis teşkilatının kuruluş amacı, belde güvenliğini sağlamak olarak belirtilmiştir.Bu çalışmalara rağmen, karışıklık devam etmiş, İstanbul’da polis hizmeti; Yeniçeri Ağası yerine geçen Serasker, İhtisap Ağası ve Polis adını taşıyan teşkilatlar tarafından yürütülmüştür. Taşrada ise güvenlik hizmetleri, Sipahilerden oluşan zaptiyelerle ve Asakir-i Mansure alaylarıyla yürütülmüştür.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;POLİS&lt;/span&gt;Polis terimi, kökeni Yunanca ve Latince olan bir kelimedir. Yunanca politika, Latince politika kelimelerinden türemiştir. Eski Yunanlılar kendi şehir devletlerine polis ismini vermişlerdir.Polis kelimesi ıstılah! Olarak, kuruluşu bulunduğu yerde kamu düzen ve güvenliğini koruyan, yasaların adil ve eşit bir şekilde uygulanmasını sağlayan teşkilat, kolluk, zabıta, şehirde güvenliği sağlamakla yükümlü kişiler anlamında kullanılmıştır. Polis kelimesinin yerine emniyet deyiminin kullanıldığı da olur.Polis görevi itibariyle; asayişi, amme, şahıs tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini koruyan, halkın ırz can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eden, yardım isteyenlere, yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eden, kanun ve nizamnamelerin kendisine verdiği vazifeleri yapan silahlı icra ve inzibat kuvvetidir.Genel olarak polis, bir ülkenin sükûn, güvenlik ve düzenini sağlamak ve korumakla görevlidir. Bunu yerine getirirken önceden belirlenmiş müeyyidelere uymakla yükümlü ve hükümet tarafından alınan ve yerine getirilmesi istenen kararların icrasını sağlamakla görevlidir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1292566039854239952?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1292566039854239952/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1292566039854239952' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1292566039854239952'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1292566039854239952'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/10-nisan-polis-haftasi.html' title='10 NİSAN POLİS HAFTASI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_ytf7jwinI/AAAAAAAAAyI/OWLHWsayW_U/s72-c/tufekli-polis.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4898624269404591588</id><published>2008-04-05T21:33:00.001+03:00</published><updated>2008-04-05T21:36:40.479+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='HAYATA DAİR&quot;'/><title type='text'>"HAYATA DAİR"</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#cc0000;"&gt;"İNANILMAZ AMA GERÇEK...&lt;br /&gt;Okulun ilk gününde 5. sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkânsızdı, çünkü ön sırada oturduğu yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı. Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle bir noktaya geldi ki, Bayan Mediha onun kâğıtlarını büyük bir kırmızı kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kâğıdın üstüne büyük? F? (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu.&lt;br /&gt;Bayan Mediha nın okulunda, her çocuğun geçmiş kayıtlarını incelemesi gerekiyordu ve Mustafa nın kayıtlarını en sona bıraktı. Ancak, onun hayatını gözden geçirdiğinde, bir sürpriz ile karşılaştı.&lt;br /&gt;Mustafa nın birinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:&lt;br /&gt;Mustafa gülmeye hazır parlak bir çocuk. Ödevlerini derli toplu ve temiz yapıyor ve çok terbiyeli. Onun etrafta olması çok eğlenceli?&lt;br /&gt;İkinci sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:&lt;br /&gt;Mustafa mükemmel bir öğrenci, sınıf arkadaşları tarafından çok seviliyor, ama annesinin ölümcül bir hastalığı olduğu için sıkıntı içinde ve evde ki yaşamı mücadele içinde geçiyor.?&lt;br /&gt;Üçüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:&lt;br /&gt;Mustafa nın annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Mustafa elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyor, ama babası ona ilgi göstermiyor ve eğer bazı adımlar atılmazsa evde ki yaşamı yakında onu etkileyecek.&lt;br /&gt;Mustafa nın dördüncü sınıf öğretmeni şöyle yazmıştı:&lt;br /&gt;"Mustafa içine kapanık ve okulda derslere çok fazla ilgi göstermiyor. Çok fazla arkadaşı yok ve bazen sınıfta uyuyor.&lt;br /&gt;Bunları okuyunca, Bayan Mediha problemi kavradı ve kendinden utandı.&lt;br /&gt;Öğrencileri ona güzel kurdelelerle ve parlak kâğıtlara sarılmış hediyeleri getirdiğinde bile çok kötü hissediyordu. Mustafa nın hediyesini alıncaya kadar bu böyle devam etti.&lt;br /&gt;Mustafa nın hediyesi bir marketten aldığı kalın, kahverengi ambalaj kâğıdı ile beceriksizce sarılmıştı.&lt;br /&gt;Bayan Mediha onu diğer hediyelerin ortasında açmaktan acı duydu. Bayan Mediha pakette taşlarından bazıları düşmüş yapma elmas taşlı bir bilezik ve çeyreği dolu olan bir parfüm şişesini çıkarınca çocuklardan bazıları gülmeye başladı. Ama o bileziğin ne kadar güzel olduğunu haykırdığında çocukların gülmesi kesildi. Bileziği taktı ve parfümü bileklerine sürdü. Mustafa, o gün okuldan sonra öğretmenine şunu söylemek için kaldı.&lt;br /&gt;Öğretmenim bugün aynı annem gibi kokuyordunuz.&lt;br /&gt;Çocuklar gittikten sonra, Bayan Mediha en az bir saat ağladı. O günden sonra, okuma, yazma ve aritmetik öğretmeyi bıraktı. Bunun yerine, çocukları eğitmeye başladı. Bayan Mediha, Mustafa ya özel ilgi gösterdi. Onunla çalışırken, zihni canlanmaya başlıyor görünüyordu. Onu daha fazla teşvik ettikçe, daha hızlı karşılık veriyordu. Yılın sonuna kadar Mustafa sınıfta ki en zeki çocuklardan biri oldu ve tüm çocukları aynı derecede sevdiğini söylemesine rağmen, Mustafa onun gözdelerinden biri idi.&lt;br /&gt;Bir sene sonra, Bayan Mediha kapısının altında Mustafa dan bir not buldu, ona hala tüm yaşamında sahip olduğu en iyi öğretmen olduğunu söylüyordu.&lt;br /&gt;Altı yıl sonra Mustafa dan bir not daha aldı. Liseyi bitirdiğini, sınıfında üçüncü olduğunu ve onun hala hayatındaki en iyi öğretmen olduğunu yazmıştı.&lt;br /&gt;Bundan dört yıl sonra, bazı zamanlar zor geçmesine rağmen okulda kaldığını, sebatla çalışmaya devam ettiğini ve yakında kolejden en yüksek derece ile mezun olacağını yazan başka bir mektup aldı. Yine Bayan Mediha nın tüm yaşamında ki en iyi ve ne favori öğretmen olduğunu yazmıştı. Sonra dört yıl daha geçti ve başka bir mektup geldi. Bu kez fakülte diplomasını aldıktan sonra, biraz daha ilerlemeye karar verdiğini açıklıyordu. Mektup onun hala karşılaştığı en iyi ve en favori öğretmen olduğunu açıklıyordu. Ama simdi ismi biraz daha uzundu&lt;br /&gt;Mektup söyle imzalanmıştı,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Prof. Dr. Mustafa Yılmaz ( Tıp Doktoru)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öykü burada bitmiyor. Görüyorsunuz, ortaya çıkan başka bir mektup var.&lt;br /&gt;Mustafa bir kızla tanıştığını ve onunla evleneceğini söylüyordu. Babasının birkaç hafta önce vefat ettiğini açıklıyordu ve evlenme töreninde Bayan Mediha nın damadın annesine ayrılan yere oturup Aramayacağını soruyordu. Şüphesiz Bayan Mediha bunu kabul etti. Ve tahmin edin ne oldu? Taşları düşmüş olan o bileziği takti. Dahası, Mustafa nın annesinin süründüğü parfümden sürdü.Birbirlerini kucakladılar ve Dr. Mustafa, Bayan Mediha nın kulağına şöyle fısıldadı,&lt;br /&gt;"Bana inandığınız için teşekkür ederim, öğretmenim. Bana önemli olduğumu hissettirdiğiniz ve bir fark meydana getirebileceğimi gösterdiğiniz için çok teşekkür ederim" Bayan Mediha, gözlerinde yaslarla fısıldadı, söyle dedi,Mustafa, yanlış şeylere sahiptim. Bir fark meydana getirebileceğimi bana öğreten sensin. Seninle tanışıncaya dek, nasıl öğreteceğimi bilmiyordum".&lt;br /&gt;Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın.&lt;br /&gt;Bunu iletin, birinin yüreğini ısıtın, hayatında bir fark oluşturmaya çalışsın.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4898624269404591588?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4898624269404591588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4898624269404591588' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4898624269404591588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4898624269404591588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/hayata-dair.html' title='&quot;HAYATA DAİR&quot;'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1928626492717998842</id><published>2008-04-02T14:38:00.000+03:00</published><updated>2008-04-02T14:39:43.975+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KOMİK RESİMLER'/><title type='text'>KOMİK RESİMLER</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_Nwc7jwilI/AAAAAAAAAx4/ldKz8Qw-v5k/s1600-h/24.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184611238359894610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_Nwc7jwilI/AAAAAAAAAx4/ldKz8Qw-v5k/s400/24.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwdLjwimI/AAAAAAAAAyA/swzcd6dcmBA/s1600-h/27.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184611242654861922" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwdLjwimI/AAAAAAAAAyA/swzcd6dcmBA/s400/27.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1928626492717998842?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1928626492717998842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1928626492717998842' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1928626492717998842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1928626492717998842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/komik-resimler_02.html' title='KOMİK RESİMLER'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_Nwc7jwilI/AAAAAAAAAx4/ldKz8Qw-v5k/s72-c/24.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3138248876721359645</id><published>2008-04-02T14:37:00.000+03:00</published><updated>2008-04-02T14:38:44.525+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KOMİK RESİMLER'/><title type='text'>KOMİK RESİMLER</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwJ7jwigI/AAAAAAAAAxQ/jydqP8mUBc0/s1600-h/5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184610911942380034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwJ7jwigI/AAAAAAAAAxQ/jydqP8mUBc0/s400/5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwKLjwihI/AAAAAAAAAxY/vI1hV_ebYyc/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184610916237347346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwKLjwihI/AAAAAAAAAxY/vI1hV_ebYyc/s400/6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwK7jwiiI/AAAAAAAAAxg/-Vk_cIdLyYc/s1600-h/7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184610929122249250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwK7jwiiI/AAAAAAAAAxg/-Vk_cIdLyYc/s400/7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwK7jwijI/AAAAAAAAAxo/dOGWR4s1rn8/s1600-h/12.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184610929122249266" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwK7jwijI/AAAAAAAAAxo/dOGWR4s1rn8/s400/12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwLrjwikI/AAAAAAAAAxw/WFe6PQ0HGaU/s1600-h/22.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5184610942007151170" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwLrjwikI/AAAAAAAAAxw/WFe6PQ0HGaU/s400/22.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3138248876721359645?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3138248876721359645/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3138248876721359645' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3138248876721359645'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3138248876721359645'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/04/komik-resimler.html' title='KOMİK RESİMLER'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R_NwJ7jwigI/AAAAAAAAAxQ/jydqP8mUBc0/s72-c/5.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-7517766135562703261</id><published>2008-03-22T14:28:00.001+02:00</published><updated>2008-03-22T14:33:28.575+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>SAĞLIKLI ALIŞVERİŞ REHBERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R-T7nLjwifI/AAAAAAAAAxI/xOfzIl8dfSY/s1600-h/bayanlar1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5180542121919154674" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R-T7nLjwifI/AAAAAAAAAxI/xOfzIl8dfSY/s400/bayanlar1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;SAĞLIKLI ALIŞVERİŞ REHBERİ&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Ambalajı kontrol edin. Donmuş besinler katı, soğutucudaki besinler soğuk olmalıdır. Donmuş besinler çözülme belirtileri göstermemelidir. Ambalajda delik, yırtık veya açık köşeler olmamalıdır, güvenlik kapaklarının ve düğmelerinin mutlaka kontrol edilmesi gerekir.&lt;span style="color:#990000;"&gt;Balık Satın Alırken:&lt;/span&gt; Beslenme açısından yararları nedeniyle deniz ürünlerine ilgi gittikçe artmaktadır. İyi bir protein kaynağı olmalarının yanı sıra deniz ürünlerinin yağ içeriği özellikle doymuş yağlar açısından düşüktür. Ve balık omega - 3 yağ asitleriyle sağlık açısından önemli yararlar sunar. Satın almadan önce balık tezgahını kontrol edin. Sokak satıcılarından balık almayın. Bütün balıkları (yüzgeçli veya kabuklu) koklayın. Kuvvetli balığımsı koku taze olmadığının bir işaretidir. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Sebze Alırken Bamya:&lt;/span&gt; Koyu yeşil renkli ve lekesiz olmalıdır.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Bezelye:&lt;/span&gt; Dolgun, parlak yeşil kabuklu ve körpe, iyi gelişmiş tohumlu olmalı. Biber: Yumuşak, benekli ve berelilerden sakının. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Domates:&lt;/span&gt; Düzgün, iyi şekillenmiş ve sert (çok sert değil) olmalı. Yeşil Yapraklı Sebzeler: Taze, yumuşak, lekesiz yapraklı olmalı, kalın damarlı yapraklı demetlerden sakının. Rengi kendini ele verir&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Et Satın Alırken:&lt;/span&gt; Yağları iyi ayrılmış eti satın alın. Etin rengi tazeliğini gösterir. Sığır eti tipik olarak parlak kırmızı renktir. Genç dana eti grimsi pembedir. Daha yaşlı dana eti koyu pembedir. Kuzu etinin rengi nasıl beslendiğine bağlı olarak açık pembeden koyu pembeye kadar değişebilir. Ekonomik olmalarının yanı sıra tavuk ve hindi etleri yüksek protein içerir ve genellikle yağsızdır. Çoğunlukla kümes hayvanlarının yağsız çeşitlerini seçin (hindi ve tavuk gibi). Yağ tüketiminizi azaltmak için derisiz beyaz et alın, Sağlığınız için üzerinde son kullanma tarihi bulunan bütün tavuk tercih edilmeli. Böylece maddi anlamda da tasarruf sağlarsınız. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Yumurta Satın Alırken:&lt;/span&gt; Almadan önce yumurtaların kartonlarını açın. Temiz ve tam olan kolileri seçin. Kırılmış olanı almayın. Oda sıcaklığında değil buzdolabında saklanmış olan yumurtaları alın. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Meyve Satın Alırken:&lt;/span&gt; Elma- Çürük ya da çürük noktaları olanlardan sakının. Erik- Çatlamış veya buruşuk kabuklardan sakının. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kiraz- Vişne:&lt;/span&gt; Fazlaca yumuşak veya kurumuş veya koyu sapları olanlardan sakının. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Limon:&lt;/span&gt; Genellikle pürtüklü yapılı limonlar daha kalın kabukludur ve ince kabuklulardan daha az suludur.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Muz:&lt;/span&gt; Lekelenmiş ve çürümüş kabuklulardan sakının.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Portakal:&lt;/span&gt; Yumuşaklık veya ucunda beyazımsı küf hissi tehlikelidir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-7517766135562703261?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/7517766135562703261/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=7517766135562703261' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7517766135562703261'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7517766135562703261'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/salikli-aliveri-rehberi.html' title='SAĞLIKLI ALIŞVERİŞ REHBERİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R-T7nLjwifI/AAAAAAAAAxI/xOfzIl8dfSY/s72-c/bayanlar1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3656325598699316112</id><published>2008-03-19T09:27:00.002+02:00</published><updated>2008-03-19T09:31:00.391+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KANDİLLER'/><title type='text'>MEVLÜT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R-DAb5bvggI/AAAAAAAAAw0/-psyLVrAw-w/s1600-h/mevlidgb9.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179351156982252034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R-DAb5bvggI/AAAAAAAAAw0/-psyLVrAw-w/s400/mevlidgb9.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Mevlid, doğum zamanı demektir&lt;/span&gt;. Mevlid gecesi, Rebiul-evvel ayının 11. ve 12. günleri arasındaki gecedir. Peygamber efendimizin doğum günü, bütün Müslümanların bayramıdır. Resulullah dünyaya gelince, amcası Ebu Leheb’in cariyesi Süveybe, (Kardeşin Abdullah’ın oğlu oldu) diyerek kendisine müjde getirince, sevinmişti. (Ona süt vermek şartı ile, seni azat ettim) demişti. Bunun için, Ebu Leheb’in, her mevlid gecesinde, azabı biraz hafiflemektedir. Mevlid gecesi sevinen, o geceye kıymet veren müminlerin pek çok sevap kazanacağı buradan da anlaşılmaktadır. Hafız Muhammed ibni Cezeri Şafii diyor ki: (Ebu Leheb rüyada görülüp, ne halde olduğu sorulduğunda, çok azap çekiyorum. Ancak, her yıl, Rebiul-evvel ayının 12. geceleri, azabım hafifliyor. Resulullah dünyaya gelince, müjde veren cariyemi sevincimden azat etmiştim. Bunun için, bu gecelerde azabım hafifliyor) dedi. Ebu Leheb gibi azgın bir kâfirin azabı hafifleyince, O yüce Peygamberin ümmetinden olan bir mümin, Onun doğduğu gece sevinir, malını uygun yerlere dağıtır, ziyafet verir, böylece, Peygamberine olan sevgisini gösterirse, Allahü teâlâ onu Cennetine sokar.) [M. Nasihat] Resulullah efendimiz, mevlid gecelerinde eshab-ı kirama ziyafet verir, dünyayı teşrifindeki ve çocukluk zamanındaki şeyleri anlatırdı. Hz. Ebu Bekir de, halife iken, eshab-ı kiramı toplar, Resulullah efendimizin dünyayı teşrifindeki olağanüstü hâlleri konuşurlardı. Bu gece, Resulullahın doğum zamanında görülen hâlleri, mucizeleri okumak, dinlemek, öğrenmek çok sevaptır. Bugün veya ertesi gün oruç tutmakta mahzur yoktur. Tutulması iyi olur, sevap olur. İslam âlimleri mevlid gecesine çok önem vermişlerdir. Hz. Mevlana, (Mevlid okunan yerden belalar gider) buyurmuştur.Mevlid gecesi, Kadir gecesinden sonra en kıymetli gecedir. Hatta, Mevlid gecesinin Kadir gecesinden de kıymetli olduğunu bildiren âlimler de vardır.El-mukni, el-miyar ve Tenvir-ül-kulub kitaplarında Mevlid gecesinin Kadir gecesinden kıymetli olduğu bildiriliyor. (Ed-dürer-ül-mesun)(Allahü teâlâ bir kimseye söz ve yazı sanatı ihsan ederse, Resulullahı övsün, düşmanlarını kötülesin) hadis-i şerifine uyularak, asırlardır mevlid kitapları yazılmış ve okunmuştur. Resulullah efendimizi öven çeşitli mevlid kasideleri vardır. Meşhur olan ve Türkiye’de her zaman okunan Mevlid kasidesini Süleyman Çelebi, 15. asırda yazmıştır. Bu kasidenin asr-ı saadetten sonra yazılması, bid’at olmasını gerektirmez. Çünkü Resulullahı övmek ibadettir. Her zaman Onu övücü kasideler, yazılar yazılabilir. Onları da okumak bid’at değil, sevap olur. Mevlid-i şerif okumak, Resulullahın dünyaya gelişini, miracını ve hayatını anlatmak, Onu hatırlamak, Onu övmek demektir. Her müminin Resulullahı çok sevmesi gerekir. Bu da zaten imanın gereğidir. Çok sevmek kâmil mümin olmanın da alametidir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki: (Beni ana-baba, evlat ve herkesten daha çok sevmeyen, mümin olamaz.) [Buhari] (Bir şeyi çok seven, elbette onu çok anar.) [Deylemi] (Resulullahı seven de onu çok anar.)(Peygamberleri anmak, hatırlamak ibadettir.) [Deylemi] (Bu ibadeti, şiir olarak söylemek daha tesirli olur. Resulullah efendimizin şairleri, camide, Resulullahı öven ve kâfirleri kahreden şiirler okurlardı.)Bunlardan Hassan bin Sabit hazretlerinin şiirlerini çok beğenirdi. Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, mescide bu şair için bir minber koydurdu. Hassan bin Sabit hazretleri minbere çıkar, düşmanları kötüler, Resulullahı överdi. Resulullah efendimiz de buyurdu ki:(Hassanın sözleri, düşmanlara ok yarasından daha tesirlidir.) [M. Nasihat]Bu husustaki hadis-i şeriflerden ikisi de şöyle:(Allahü teâlâ, Resulünü övmek ve müdafaa etmek hususunda Hassanı, Ruh-ül-kuds [Cebrail aleyhisselam] ile takviye etmektedir.) [Buhari]Peygamber efendimiz, şairin söylediği şiiri beğenip (Dişlerin dökülmesin) diye dua etmiştir. (Hakim)Şiir hakkında hadis-i şeriflerden birkaçı da şöyle:(Şiir, öyle bir sözdür ki, güzeli daha güzel, çirkini daha çirkindir.) [Buhari] (Büyüleyici sözler gibi, hikmetli şiirler de vardır.) [Ebu Davud](Bazı şiirler elbette apaçık bir hikmettir.) [Buhari]Vehhabiler, mezhepsizler, Resulullah efendimizi öven ve Ondan şefaat isteyen müslümanlara müşrik, yani puta tapan kâfir damgasını basıyorlar. Ülkemizde bunu açıkça söyleyemedikleri için, mevlide bid’at diyorlar. Resulullahı övmek bid'at olmaz. Bu övgüden ancak Allah’ı sevmeyen rahatsız olur. Çünkü Allahü teâlâ Onu övmektedir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:(Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik.) [Enbiya 107] (Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik.) [Sebe, 28] (Senin için bitmeyen, sonsuz mükafat vardır. Elbette sen en büyük ahlak üzeresin) [Kalem 3-4] (Rabbin sana [çok nimet] verecek, sen de razı olacaksın!) [Duha 5] (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin.) [Ahzab 56]Mevlidi, erkek kadın karışık olmadan, çalgı ve başka haram karıştırmadan, Allah rızası için okumak, salevat-ı şerife getirmek, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehabdır. (Ni'met-ül kübrâ, Hadika, M.Nasihat) Doğum gününe önem vermeyi hıristiyanlar, müslümanlardan öğrenip almışlardır. Mevlid okumanın kıymetli bir ibadet olduğunu bildirmek için İslam âlimleri çeşitli dillerde kitaplar yazmışlardır. Bunlardan on tanesi, Keşf-üz-zünunda bildirilmektedir.İbni Hacer-i Hiytemi hazretlerinin En-Nimet-ül-kübra isimli mevlid kitabı ile imam-ı Süyuti hazretlerinin Erreddü ala men enkere kıraetel mevlid-in-Nebi kitabı meşhurdur. Resulullah efendimizi çok övmek, mahlukların en üstünde olduğunu söylemek, Allahü teâlânın, sevgili Peygamberine verdiği üstünlükleri saymak ve Ondan şefaat istemek, büyük ibadettir. Buna karşı koymak, koyu bir cahillik, pek çirkin bir inattır. Resulullahı övmek, anmak lazım geldiğine delil olarak, Ahzab suresinin (Allah ve melekleri, Resule salevat getiriyor, iman edenler, siz de salevat getirin) mealindeki 56.âyet-i kerimesi yetmez mi? İslam âlimleri buyuruyor ki: Mevlid gecelerinde toplanarak, mevlid kasidesi okumak, tatlı şeyler yedirip içirmek, hayrat ve hasenat yapmak, böylece, o gecenin şükrünü yerine getirmek müstehaptır. Salihlere elbise ve benzeri hediye vermek, bu geceye hürmet etmek olur. Bunları Allah rızası için yapmak çok sevap olur. (İbni Battal maliki) Mevlid cemiyetinde, salihleri toplayıp, salevat okumak, fakirleri doyurmak, her zaman sevaptır. Fakat, bunlara çalgı gibi haram karıştırmak büyük günah olur. (Allame Zahirüddin bin Cafer) Mevlid cemiyetinde, sadaka, hediye vermek, neşe ve sevinç göstermek, haram karıştırmadan mevlid kasidesi okutmak çok sevap olur. (Allame Nasirüddin) Haram şeyler karıştırmadan mevlid cemiyeti yapmak müstehaptır. (S.ibni Mace şerhi) Pazarlık etmeden, sırf Allah rızası için hatim veya mevlid okuyan hafızın, okutanın verdiği hediyeyi alması caiz olur. Kur'an okuyup hediye almayı meslek haline getirmemelidir! Zira âdet haline gelen hediye, şart edilen ücret gibidir. (Dürr-ül muhtar) Ücretle okunan Kur'andan ölüye sevap hasıl olmaz.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3656325598699316112?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3656325598699316112/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3656325598699316112' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3656325598699316112'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3656325598699316112'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/mevlt-kandiliniz-mbarek-olsun.html' title='MEVLÜT KANDİLİNİZ MÜBAREK OLSUN...'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R-DAb5bvggI/AAAAAAAAAw0/-psyLVrAw-w/s72-c/mevlidgb9.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-152123605684060877</id><published>2008-03-18T11:41:00.002+02:00</published><updated>2008-03-18T11:53:27.536+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ HAFTASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9-OhJbvgfI/AAAAAAAAAws/G_tHm40ezyo/s1600-h/index_01.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5179014796618465778" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9-OhJbvgfI/AAAAAAAAAws/G_tHm40ezyo/s400/index_01.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ÇANAKKALE ŞEHİTLER'İN KUCAĞI&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çanakkale şehitlerin kucağı, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Hak yoluna şehadetin ocağı,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Cennet bahçesinin tatlı sıcağı,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çanakkale kan kaynıyor toprağın. &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çanakkale düşmanını boğuyor, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Mehmet'lerim size HİLAL doğuyor&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Farkedermi dense hava soğuyor&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Çanakkale kan kokuyor toprağın.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yetmişinde Veli dayı tığ gibi, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yüklenince düşmanlara çığ gibi,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Boyladılar boğazların sığ dibi, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Yutuverdi Çanakkale boğazı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Nusret gemi mayınları döşerken,&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Alabora oldu düşman şişerken, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Ve Türk adını tarihe düşerken, &lt;/div&gt;&lt;div&gt;Düşman soluğunu romada aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÜMÜT GÜNGÖR&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-152123605684060877?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/152123605684060877/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=152123605684060877' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/152123605684060877'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/152123605684060877'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/anakkale-ehitleri-haftasi.html' title='ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ HAFTASI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9-OhJbvgfI/AAAAAAAAAws/G_tHm40ezyo/s72-c/index_01.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8882982829024006089</id><published>2008-03-15T23:53:00.005+02:00</published><updated>2008-03-16T00:02:02.447+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turizm'/><title type='text'>GÖRMEDEN DÖNMEYİN.....( NEW YORK)</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xGOJbvgeI/AAAAAAAAAwk/QgVcxqyUsJM/s1600-h/empire.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178090880433619426" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xGOJbvgeI/AAAAAAAAAwk/QgVcxqyUsJM/s400/empire.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xFbpbvgbI/AAAAAAAAAwM/XY_pLy-vkKM/s1600-h/newyork.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178090012850225586" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xFbpbvgbI/AAAAAAAAAwM/XY_pLy-vkKM/s400/newyork.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xGEZbvgdI/AAAAAAAAAwc/9y8OHwC9DBk/s1600-h/timessquare.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178090712929894866" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xGEZbvgdI/AAAAAAAAAwc/9y8OHwC9DBk/s400/timessquare.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xFopbvgcI/AAAAAAAAAwU/BRU-grvj9bM/s1600-h/central.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178090236188524994" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xFopbvgcI/AAAAAAAAAwU/BRU-grvj9bM/s400/central.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ÖZGÜRLÜK ABİDESİ&lt;/span&gt; : Özgürlük Abidesi New York'un sembolü durumundadır. 1865 yılında Edouard René Lefebvre de Laboulaye ve heykeltraş Frédéric -Auguste Bartholdi bir akşam yemeği partisine gittiler ve Amerika'nın politik özgürlüğünü onurlandırmak amacıyla bir abide yapmaya karar verdiler böylece onu 'Fırsatlar Şehri' ne armağan edebileceklerdi. 21 yıl sonra 28 Ekim 1886 tarihinde 45 m ( 151 fit ) boyundaki Özgürlük Abidesi halka açıldı. New York' a gelip de bu anıtı görmeden gitmek olmaz. Ancak 354 basamak çıkmak zor gelebilir ( Bu 22 ortalama yükseklikte binaya tırmanmakla eşdeğer!! ). Ancak yine de ziyaret etmeye değer bir yapı. Fakat ziyaret için kalabalık vakitler yerine nispeten sakin zamanları seçmek yararlı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;EMPIRE STATE BİNASI :&lt;/span&gt; New York'un gökyüzüne uzanan bu eşsiz yapısı sadece 410 gün içinde inşa edilmiştir ( hem de dünya ekonomik bunalımı sırasında ) .5th Avenue ve 34. Cadde'nin orada bulunan bina 102 kattan meydana gelmiştir ve 436 metre boyundadır. Binanın üzerinden geçecek uçaklar için bir anten konulması planlanmıştır ancak Hindenberg faciası bu planın hayata geçirilmesine engel olmuştur. 1945 Temmuzu'nda ( sisli bir gün ) B25 tipi bir uçak 79. kat civarında binaya çarpmıştır ve olay 14 kişinin ölümüyle sonuçlanmıştır. Ancak bina hala popülaritesini korumaktadır.Binanın 102. katından şehri izlemek hoş olabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;CENTRAL PARK :&lt;/span&gt; Empire State Binası'nın en üst katından etrafınıza bakınca Central Park'ın ne kadar muhteşem göründüğüne tanık olacaksınız. Central Park şehrin trafiğinden, gürültüsünden kaçmak için iyi bir yerdir. Central Park 1873 yılında yapıldığında şehrin stresinden kaçan insanların uğrak yeriydi. Bununla beraber bugün orada koşu yapanlara, kaykayla kayanlara ve de müzisyenlere rastlayabilirsiniz. Daha sakin yerler arıyorsanız 72. Cadde civarında uygun yerler bulabilirsiniz. Parkta küçük bir hayvanat bahçesi ile birlikte spor yapabileceğiniz ( baseball, frizbi, buz pateni gibi )&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;TIMES SQUARE :&lt;/span&gt; Times Square New York'un ışıltılı yerlerinden biridir. Ancak 1960 'larda sinema salonlarının adult eğlence yerlerine dönüşmesi ve buranın renkli, çılgın, tehlikeli insanların mekanı haline gelmesiyle önemini kaybetmeye başlamıştı. Ancak izleyen yıllardaki büyük bir temizlik operasyonuyla bugünkü popüler haline geldi. Her yıl başı gecesinde buraya bir milyona yakın insan One Times Square'in çatısından konfeti atılışını izlemek için gelir. 90 saniyelik bir gösteri ve ardından insanlar gecenin kalanında ne yapacaklarını düşünürler.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;METROPOLITAN SANAT MÜZESİ ( THE MET ) :&lt;/span&gt; New York'un yukarı kuzey kısmı adeta bir kültür merkezi işlevi görür. 5th Avenue ve 57. Cadde müzelerin bol olduğu yerlerdendir. Bunların en ünlüsü ve de en büyüğü Metropolitan Sanat Müzesi'dir. Müzeye turistlerin yoğun ilgisi vardır. Üç milyonluk obje koleksiyonuyla -mısır mumyalarından , baseball kartlarına- müze ilk uğranılması gereken yerlerden.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;MODERN SANAT MÜZESİ ( MOMA ) :&lt;/span&gt; New York'un en büyük müzelerinden biridir ve mimari yapısıyla da dikkati çeker. Her yıl özel koleksiyonların sergilendiği bir yerdir. Müze MOMA ( Museum of Modern Art ) olarak da bilinir. Müzede kendi koleksiyonları dışında Picasso'nun 'Les Demoiselles d'Avignon' , Van Gogh'un 'Starry Night', Claude Monet 'nin 'Water Lilies' ve Piet Mondrian'ın 'Broadway Boogie-Woogie' adlı eserleri de sergilenir.Müze ayrıca ilginç fotoğraf koleksiyonları ve hoş hediyelik eşya mağazasıyla gezilmesi gereken yerlerin başında.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;DİĞER MÜZELER&lt;/span&gt; : Frank Lloyd Wright tarafından dizayn edilen Solomon R Guggenheim Müzesi spiral geometrik yapısıyla dikkate değer bir yer.Whitney Museum of American Art da modern sanatın örneklerini içinde barındırır. Amerikan Doğal Sanatlar Müzesi de dinazor koleksiyonu ve 30 milyona yaklaşan objeleriyle dikkati çeker. Televizyon&amp;amp;Radyo Müzesi de yağmurdan kaçanlar ya da yürümekten yorulanlar için iyi bir durak. Müzede 75.000 televizyon ve radyo yanına müzedeki 90 konsolun herhangi birinden ulaşabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;SOHO :&lt;/span&gt; SoHo ( South of Houston = Houston'ın güneyi ) sanat galerilerinin, giyim mağazalarının ve de butiklerin yoğunlaştığı bir yerdir. Kendi sınıfında dünyadaki sayılı örneklerinden olan binalarıyla dikkati çeker. Ayrıca bölgedeki mağazaları dolaşmakta hoş olabilir ( Nasılsa kimse sizi satın almaya zorlamıyor!! ).&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;TRIBECA &lt;/span&gt;: Tribeca SoHo kadar turistler açısından dikkate değer bulunmasa da adının açılımı SoHo'dan daha hoştur : Tribeca =TRIangle BElow Canal ( kanalın altındaki üçgen ).Tribeca eski depoları, apartmanları, hoş manzaralı restoranları, barları ve Robert De Niro'nun sahibi olduğu Tribeca Film Prodüksiyon Şirketi ile hoş bir yerdir. Burada bir lokal barda oturmuş içkinizi yudumlarken ünlü bir yıldızı görmeniz olağan şeylerdendir.Bu gibi yönleriyle Tribeca görülmeye değer bir yer.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;GREENWICH VILLAGE&lt;/span&gt; : The Village ( New Yorklular ona böyle derler. ) şehrin en popüler yerlerinden biridir. Bölge radikalliğin ve yabancılığın sembolü durumundadır. 1900'lerin başlarında artistler ve yazarlar buraya yerleşmeye başladı, onları 'Blue Note' ve 'Village Vanguard' gibi ünlü kulüplerde çalan caz müzisyenleri izledi. 1940'larda burası gaylerin toplandığı bir yer konumundaydı, 1960'larda ise hippilerin. Bu şekilde el değiştiren yer aslında birçok ünlü kişiyi içinde barındırmıştı. Jimi Hendrix burada yaşamıştı ve Rolling Stones burada kayıt yapmıştı. Ve söylenenlere göre Bob Dylan ilk esrarlın sigarasını burada yakmıştı. The Village bu özellikleriyle tarihi bir yer niteliğindedir.Kafeleri, dükkanları, gay barları ve de kalabalık Washington Square Parkı ile ziyaret edilmesi gereken yerlerden.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8882982829024006089?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8882982829024006089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8882982829024006089' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8882982829024006089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8882982829024006089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/grmeden-dnmeyin-new-york.html' title='GÖRMEDEN DÖNMEYİN.....( NEW YORK)'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xGOJbvgeI/AAAAAAAAAwk/QgVcxqyUsJM/s72-c/empire.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1012393300370899921</id><published>2008-03-15T23:31:00.004+02:00</published><updated>2008-03-15T23:41:38.607+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turizm'/><title type='text'>NEW YORK</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xCBJbvgXI/AAAAAAAAAvs/zqbBs84hn6I/s1600-h/2183884644_319783e117.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178086259048808818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xCBJbvgXI/AAAAAAAAAvs/zqbBs84hn6I/s400/2183884644_319783e117.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xBy5bvgWI/AAAAAAAAAvk/2_zjZV_bOYk/s1600-h/800px-Manhattan_from_helicopter.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5178086014235672930" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xBy5bvgWI/AAAAAAAAAvk/2_zjZV_bOYk/s400/800px-Manhattan_from_helicopter.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;TARİHÇE&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Dünyanın başkenti niteliğini taşıyabilecek New York'tan başka bir kent daha yoktur. New York sekiz milyon nüfusunu 800 km kare alanda barındırır. New Yorklu olmak bir ayrıcalıktır. New York'a insanlar adeta akın eder. Buna neden olan şeyler tam olarak açık olmasa da insanları buraya çeken şey buranın hiper-aktif , enerjik hayatıdır.&lt;br /&gt;New York gerçekten global bir kenttir. New York'a gittiğinizde sanki orada daha önce bulunduğunuzu sanırsınız. Özgürlük Abidesi'ne , Empire State Binası'na , Central Park'a ve de Times Square'e hayran kalacaksınız. Modern Sanat Müzesi dünyanın en ünlü müzelerindendir. Guggenheim Müzesi ve Modern Tarih Amerikan Müzeleri de onun kadar ünlüdür. Kitapçıları, tiyatroları, yemekleri, alışveriş imkanları ve insanları…New York'ta nereye giderseniz gidin kendinizi hoş bir tecrübenin içinde bulacaksınız.&lt;br /&gt;TARİHİNew York'u keşfetmek için gelen ilk kaşif olan Fransız Giovanni da Verrazano kuzeydoğu kıyılara doğru yolculuk yapmış ve buraya 1524 yılında ulaşmıştır. Ancak Giovanni şehre giriş yolunu bulamamıştır. Bu yüzden New York ancak 1609 yılında İngiliz kaşif Henry Hudson tarafından keşfedilebilmiştir. Hudson gördükleri karşısında çok etkilenmiş ve 'İnsanın hayal bile edemeyeceği kadar güzel bir yer.' demiştir.&lt;br /&gt;Ve keşifi izleyen yıllarda bu küçük yer gelişmiş ve bugünkü halini almıştır. Şehir ilk zamanki büyüsünü hala korumaktadır. Frank Sinatra'nın dediği gibi ' New York New York senin bir parçan olmak istiyorum.'&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;NE ZAMAN GİTMELİ?&lt;/span&gt;New York yılın her zamanı gezmek için popular bir yerdir. Bu yüzden fiyatların aşağılara düştüğü bir mevsim bulmak zordur. Bazen kış aylarında uçak bileti fiyatlarında düşmeler görülür ve 1 Ocak- 15 Mart arası bazı oteller özel indirimler uygularlar.&lt;br /&gt;Eğer kararınızı mevsim şartları etkileyecekse New York'a gitmek için en iyi zaman 15 Eylül - 15 Ekim arası , Mayıs ayının tamamı ve de Haziran ayının başlarıdır.Ancak bu aylar turistlerin yoğun olduğu aylar olduğu için bu zamanlarda fiyatlarda gözle görülür artışlar yaşanır.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1012393300370899921?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1012393300370899921/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1012393300370899921' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1012393300370899921'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1012393300370899921'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/new-york.html' title='NEW YORK'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9xCBJbvgXI/AAAAAAAAAvs/zqbBs84hn6I/s72-c/2183884644_319783e117.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-7989574379432619358</id><published>2008-03-15T17:38:00.002+02:00</published><updated>2008-03-15T17:54:23.321+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TUZLU'/><title type='text'>TRABZON PİDESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9vtr5bvgUI/AAAAAAAAAvU/43679JSl43Q/s1600-h/Resim+012.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177993534999855426" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9vtr5bvgUI/AAAAAAAAAvU/43679JSl43Q/s400/Resim+012.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;SEVGİLİ ARKADAŞLAR&lt;/span&gt; Bu tarifi güldence hobi arkadaşımızdan aldım.çok leziz güzel bir pide tarifi.tarifini ve diğer tariflerini görmek için güldence hobiyi tıklamanız yeterlidir.benim kamera çok net çekmediğinden böyle idare ediyorum.afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-7989574379432619358?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/7989574379432619358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=7989574379432619358' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7989574379432619358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7989574379432619358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/trabzon-pidesi.html' title='TRABZON PİDESİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9vtr5bvgUI/AAAAAAAAAvU/43679JSl43Q/s72-c/Resim+012.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8738039410485193027</id><published>2008-03-15T15:59:00.003+02:00</published><updated>2008-03-15T16:10:13.755+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATLI'/><title type='text'>UN HELVASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9vWkpbvgTI/AAAAAAAAAvM/MCq7wXtYPJs/s1600-h/Resim+011.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177968121678364978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9vWkpbvgTI/AAAAAAAAAvM/MCq7wXtYPJs/s400/Resim+011.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sevgili arkadaşlar hep yapabilirmiyim diye soruyordum kendime un helvasını.blogları gezerken sağolsun adını hatırlamıyorum bir arkadışımız tarifini vermiş bende neden olmasın bi deneyeyim dedim.inanın ilk yapmama göre çok &lt;/div&gt;&lt;div&gt;güzel oldu.haydi mutfaklara helva yapmaya....&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;MALZEMELER:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;125 GR MARGARİN&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2 SU BARDAĞI SU&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1.5 SU BARDAĞI ŞEKER&lt;/div&gt;&lt;div&gt;2 SU BARDAĞI SU&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;YAPILIŞI:&lt;/span&gt;Bir tavada margarini erit.eriyince içine unu yavaş yavaş kat.rengi dönene kadar karıştır en az 20 dakika kadar.altını kapat.kaynayan suyla şekeride sıcakken tavanın içine dök ağzını kapat.5 dakika sonra şerbeti yedirene kadar karıştırıp şekil ver.afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8738039410485193027?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8738039410485193027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8738039410485193027' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8738039410485193027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8738039410485193027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/un-helvasi.html' title='UN HELVASI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9vWkpbvgTI/AAAAAAAAAvM/MCq7wXtYPJs/s72-c/Resim+011.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8162358686227411794</id><published>2008-03-13T11:54:00.000+02:00</published><updated>2008-03-13T11:56:54.890+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLARDAN KORUNMA</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9j58pbvgSI/AAAAAAAAAvE/rZoLy6G2lB0/s1600-h/lice.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177162591972065570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9j58pbvgSI/AAAAAAAAAvE/rZoLy6G2lB0/s400/lice.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan Korunma&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Cinsel yolla bulaşan hastalıklar (CYBH), özellikle nüfusu kalabalık olan şehirlerde daha önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Çok çeşitli şehirlerden ve hatta ülkelerden, çeşitli kültürlerden gelen insanların fazlaca yaşadığı yerlerde elbette kaçınılmaz olarak bu tür hastalıklar daha fazla görülür.&lt;br /&gt;Korunma yollarına girmeden önce bu hastalıkların çok kısa bir özetini yapmakta fayda var:&lt;br /&gt;CYBH başlığı altında toplanan hastalıklar hayatı tehdid eden hastalıklar olabileceği gibi (AIDS ve Hepatit B gibi); hayati tehlikesi olmayan ancak kalıcı hasarlar bırakabilen hastalıklar (erkekte ve kadında kısırlığa neden olan enfeksiyonlar, özellikle kadında kalıcı ağrılar ve diğer jinekolojik belirtilere yolaçan enfeksiyonlar) şeklinde; ya da enfeksiyon süresince çok çeşitli belirtilere yolaçan, kişiyi rahatsız eden ve daha sonra giderek hafifleyen seyir izleyecek şekilde olabilir (kadında vajinit ve bazı sistit türleri gibi).&lt;br /&gt;CYBH'ler kadının anatomik özellikleri nedeniyle erkekten kadına daha kolay bulaşırlar. Hayatı tehdid eden enfeksiyonlar hariç, diğerleri genellikle kadınlarda daha kolay kalıcı hasar bırakırlar ve daha şiddetli belirtilere neden olurlar. CYBH'lerin önemli bir kısmı kronik seyirlidir, yani bir kez bulaştıktan sonra hiçbir belirti vermese de vücutta enfeksiyon etmeni yaşamaya devam eder. CYBH'ler arasında virüslere bağlı oluşanlar için henüz kesin etkili bir tedavi şekli geliştirilememiştir.&lt;br /&gt;Tüm bu özellikleri nedeniyle CYBH'ler önemli bir sağlık sorunudur ve bu konuda bilgisi olmayanları daha kolay "vurur".&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;Korunma&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan bireysel düzeyde korunmanın en etkili yolu hastalık riski taşıyan şüpheli kişilerle (hayat kadınları, hayat kadınlarıyla birlikte olduğu bilinen kişiler, çok sayıda partneri olan ya da olmuş kişiler) ilişkiye girmekten kaçınmaktır.&lt;br /&gt;Ancak unutulmamalıdır ki bariz olarak şüpheli olmayan biriyle beraber olunduğunda da hastalık bulaşabilir. O yüzden ikinci basamak, hakkında bilgi sahibi olunmayan bir kişiyle, ne kadar "temiz" görünürse görünsün, ilişkide prezervatif kullanmaktır.&lt;br /&gt;Prezervatifler arasında lateks yapılı olan ve spermisit içerenler tercih edilmelidir (spermisitlerin aynı zamanda mikroorganizmaları etkisiz hale getirebilme özellikleri de bulunmaktadır). Prezervatif bir kez kullanılmalı ve ilişki sonrası çıkartıldıktan sonra poşete koyularak atılmalı ve eller sabunlu suyla yıkanmalıdır.&lt;br /&gt;Prezervatif kullanımı yıllar boyu erkeklerin tekelinde ve inisiyatifinde kalmıştır. Son yıllarda ise kadınların kullanımına uygun olarak geliştirilen prezervatifler Amerika'da ve bazı Avrupa ülkelerinde kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemize de girmiş olan bu ürünlerin çok yakında yaygın olarak kullanılacağını düşünüyorum.&lt;br /&gt;Ne kadar etkili korunma olursa olsun cinsel yolla bulaşan hastalıklar açısından herkes risk altındadır. Bu hastalıkların çoğunda erken tanı ve tedavi hem kişinin sağlığının tekrar oluşturulması, hem de hastalığın daha çok bulaşmasının engellenmesi açısından önemlidir. Her bireyin CYBH grubunda yeralan hastalıkların genel belirtilerini bilmesi ve aşağıdaki belirtilerden bir veya daha fazlası olduğunda çekinmeden doktora başvurması önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8162358686227411794?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8162358686227411794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8162358686227411794' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8162358686227411794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8162358686227411794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/cinsel-yolla-bulaan-hastaliklardan.html' title='CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLARDAN KORUNMA'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9j58pbvgSI/AAAAAAAAAvE/rZoLy6G2lB0/s72-c/lice.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-2506234431247467183</id><published>2008-03-13T11:48:00.003+02:00</published><updated>2008-03-14T13:07:34.610+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>AİDS HASTALIĞI</title><content type='html'>&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;AIDS&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;AIDS, tedavi alınmadığı takdirde 'HIV' virüsünün bağışıklık sistemini zayıflatarak yol açtığı bir sendromdur. AIDS tablosuna gelen kişiler; cilt kanseri ve bunun gibi ciddi enfeksiyonlara yakalanırlar. Açılımı "Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu"dur.&lt;br /&gt;HIV virüsü taşıyan kişiye HIV pozitif denir. HIV pozitif olmak ile AIDS olmak aynı şey olmadığı gibi, her HIV pozitif olan kişi AIDS tablosuna gelecektir diye bir durum yoktur. Günümüzde uygulanan ART ilaç tedavisi ile HIV pozitif olan kişiler AIDS tablosuna gelmeden yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Yani yaygın olarak bilinenin aksine, HIV pozitif olan kişiler artık ölümü beklemiyorlar. Günümdeki tedavi olanakları ile HIV/AIDS artık kronik bir hastalıktır.&lt;br /&gt;HIV virüsü kana bulaştıktan sonra uzun yıllar belirti vermeyebilir. Bulaşma gerçekleştikten 3 ay sonra yapılan testler en doğru sonucu verir.&lt;br /&gt;&lt;a id="Belirtileri" name="Belirtileri"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Belirtileri&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;HIV bulaştıktan sonra, AIDS hastalığı belirtileri kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre, 3 - 5 yıl, hatta bazen daha uzun süre sonra ortaya çıkar. HIV bulaştığı vücutta çeşitli hücrelere, özellikle &lt;a class="new" title="CD4T (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=CD4T&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;CD4T&lt;/a&gt; &lt;a class="mw-redirect" title="Kan" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kan"&gt;kan&lt;/a&gt; &lt;a title="Hücre" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCcre"&gt;hücrelerine&lt;/a&gt; yerleşerek çoğalır. Zarar gören CD4T hücreleri giderek azalır ve bunun sonucu olarak vücudun bağışıklık sistemi yıkıma uğrar. Vücut direnci zayıflayan hastada, normalde zararsız olan, hafif geçen ya da ender rastlanan bazı hastalıklar belirir. Ayrıca lenf bezlerinde büyümeler, ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri, kilo kaybı, ishal, öksürük görülür. Tüberküloz, pamukçuk, diğer bakteri, mantar ve protozoon hastalıkları fırsatçı enfeksiyonlar ortaya çıkar.Kişide bu belirtilerin ancak birkaç tanesinin bir arada bulunması durumunda AIDS düşünülebilir. Kaposi sarkomu ve bazı lenfomalarda HIV enfeksiyonunu düşündüren önemli belirtilerdendir. Kesin tanı için anti-HIV testi yapılır.&lt;br /&gt;&lt;a id="Korunma" name="Korunma"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Korunma&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Kan nakli sırasında, AIDS testi yapılmamış kontrolsüz kan asla kullanılmamalıdır.&lt;br /&gt;Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, &lt;a title="İğne" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0%C4%9Fne"&gt;iğne&lt;/a&gt;, &lt;a class="new" title="Cerrahi aletler (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Cerrahi_aletler&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;cerrahi aletler&lt;/a&gt;, &lt;a title="Jilet" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Jilet"&gt;jilet&lt;/a&gt;, &lt;a title="Makas" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Makas"&gt;makas&lt;/a&gt;, &lt;a title="Diş" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Di%C5%9F"&gt;diş&lt;/a&gt; hekimliği aletleri, &lt;a title="Akupunktur" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Akupunktur"&gt;akupunktur&lt;/a&gt; iğneleri kesinlikle kullanılmamalıdır ve kullanılmasına izin verilmemelidir. Böyle işlemlerde bir kez kullanılıp atılan araç-gereç kullanılmalı ya da kullanılan aletler kesinlikle &lt;a class="new" title="Dezenfekte (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dezenfekte&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;dezenfekte&lt;/a&gt; ya da &lt;a class="new" title="Sterilize (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Sterilize&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;sterilize&lt;/a&gt; edilmelidir.&lt;br /&gt;Beden kişiye aittir. Uygulanacak işlemler sırasında akla takılan soruları sormaktan çekinmemek gereklidir.&lt;br /&gt;HIV pozitif kişi, test sonucunu öğrendikten sonra kesinlikle kan vermemelidir.&lt;br /&gt;HIV'li &lt;a title="Sperm" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sperm"&gt;sperm&lt;/a&gt; sıvısı, &lt;a class="new" title="Genital (henüz yazılmamış)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Genital&amp;amp;action=edit&amp;amp;redlink=1"&gt;genital&lt;/a&gt; sıvı ya da kanın bulaştığı alet ve eşyanın yaralı &lt;a title="Doku" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Doku"&gt;dokuya&lt;/a&gt; teması ile de HIV bulaşabilir.&lt;br /&gt;Açık yaralar, vücuda mikrop/&lt;a title="Virüs" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Vir%C3%BCs"&gt;virüs&lt;/a&gt;/&lt;a title="Bakteri" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bakteri"&gt;bakteri&lt;/a&gt; girişini engellemek için bantla kapatılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;a id="Cinsel_.C4.B0li.C5.9Fki" name="Cinsel_.C4.B0li.C5.9Fki"&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-2506234431247467183?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/2506234431247467183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=2506234431247467183' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2506234431247467183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2506234431247467183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/aids-hastalii.html' title='AİDS HASTALIĞI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6023431919458182792</id><published>2008-03-13T11:34:00.002+02:00</published><updated>2008-03-13T11:42:06.520+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9j1SJbvgRI/AAAAAAAAAu8/6uXX3GA8ptk/s1600-h/31387.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5177157463781114130" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9j1SJbvgRI/AAAAAAAAAu8/6uXX3GA8ptk/s400/31387.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;DERİ ve ZÜHREVİ HASTALIKLAR&lt;/span&gt; 1.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Deri Hastalıkları&lt;/span&gt;: Deri ve deri üzerindeki oluşumlarda meydana gelen hastalıklar.Yani kafamızdaki saçlardan itibaren ayak ucuna kadar tırnaklar dahil insan vücudunun dış kısmında meydana gelen hastalıklardır. Bu bölüm her yaşta insanın görünen dış kısım hastalıkları ile ilgilenir.Erkek ve kadın, bebek, çocuk ve erişkin yaşlarda herkesin dış kısmının hastalıklarına bakar, tedavi ile ilgilenir. Ayrıca ağızda aft gibi hastalıklar ile yanak iç kısmında, dudakların iç kısmındaki hastalıklar ile ilgilenir.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; 2. Zührevi Hastalıklar Bölümü ise:&lt;/span&gt; Cinsel ilişki sonunda ortaya çıkan hastalıklar ile ilgilenir. Bu da aynı cins, karşı cins olsun fark etmez.Cinsel temasla ortaya çıkan hastalıklara bakar, gerekli tedaviyi düzenler. Kontakt Dermatit: Temas ile ortaya çıkan hastalıkların genel adıdır. Yani vücudumuzun dış kısmında deriye temas sonucunda deride meydana gelen allerjik hastalıklardır. Tahriş eden veya deriye temas eden maddenin deride yaptığı allerjik görüntüler, tahriş eden maddenin cinsine göre farklı görünümler arzeder. Bu da tahriş eden maddenin cinsine göre farklı isimlerle anılır. Hepsinde de ortak özellik, deriye temas eden maddeye karşı deride cevap niteliğinde kızarık şişlikler, sulantılı kabarcıklar olur. Bu olaylar tekrarladıkça kabarıklaşmalar, sertlikler, kaşıntılar gittikçe şiddetlenerek ilerler. Bunların tedavisi temas eden maddenin cinsine göre yapılır. Allerjiyi yapan madde araştırılır.Tespit edilince de bu maddelerden uzak durulur. Tedavi düzenlenir.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Mantar Hastalıkları:&lt;/span&gt; İnsanda hastalık yapan 4 cins yaratık vardır. Mikroplar, mantarlar, parazitler ve virüs denen canlı yaratıklardır. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Mantarlar:&lt;/span&gt; İnsanda hastalık yapan 50’ye yakın çeşidi bulunur.Vücudun her tarafında mantar hastalığı görülebilir.En meşhurları ayak mantarı, kasık mantarı, tırnak mantarlarıdır. Bebeklerde ağızda pamukcuk mantarı daha çok görülür. Mantarların yerleştiği yere göre ve cinsine göre tedavisi düzenlenir. Bazılarında pansuman tedavisi kafi gelirken, bazılarına ağızdan da takviye gerekebilir.İlgili uzman hastalığın önemine göre bu tedaviyi ayarlar. Doktorun önerdiği tedavi müddetinden evvel tedaviyi kesmemek hastalığın tedavisi yönünden önemlidir.Bazı tedaviler karaciğer ve böbreklerin kontrolü altında yapılır. Kendiliğinden doktor kontrolü dışında bazı ilaçları kullanmamak lazımdır. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Sedef Hastalığı:&lt;/span&gt; Vücudun herhangi bir yerinde kızarık zemin üzerinde beyaz sedefi renkli kabuklu hastalıklardır. Zaman zaman tekrarlayarak hayat boyu sürebilir.Kesin sebebi belli olmayan hastaklıklardır. Bir kısım irsi olarak görülür.Her yaşta görülür.Daha çok erişkinlerde görülür. Vücudun her tarafında ve değişik şekillerde görülürler.Daha çok diz-dirseklerde, kalçalarda ve başta görülür.Bazende büklüm yerlerinde de görülür. Tedavisiz kalan vakalarda parmak eklemlerinde bozukluklar, deride yaygın kızarıklıklar olabilir.Bu yüzden tedavisini ihmal etmemelidir. Ayrıca önemli olan bir durumda bu hastalığa deri dışında ağızdan veya kalçadan kortizon verilmez.Verilirse önce geçer gibi olur ama daha sonra daha şiddetli ve geniş alanlar halinde görülür.Dermovate gibi kuvvetli kortizonlu merhemler rastgele kullanılmamalıdır. Kortizonlar doktor kontrolünde kullanılmalıdır.Çünkü fazlası deride incelme, damarlanma, kıllanma ve sivilcelenme de yapar. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Ekzama:&lt;/span&gt; Kızarık, içi su dolu kabarcıklı, kaşıntılı, tekrarlayan çeşitli şekil ve büyüklüklerde görülen allerjik deri hastalığıdır. İçerden ve dışardan çeşitli maddelerle ortaya çıkar. Yaşa göre, mesleğe göre, dışardan etki eden maddelerin cinsine göre, yerleştiği yere göre, yayılışına göre, görüntüsüne göre, süresine göre çeşitli adlarla anılır.Bazen de bünyeden olur. Tedavi olarak uzmanınca allerjiyi yapan madde tespit edilmeye çalışılarak yapılır.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Saç ve kıl dökülmeleri:&lt;/span&gt; Saç ve kılların dökülmesi ile ortaya çıkan hastalıklara genel olarak Alopecia (kellik)denir. Saç ve kıl dökülmeleri doğuştan ve sonradan olabilir.Doğuştan olanlar daha çok ailevidir. Sonradan olanlar ise yaygın ve bölgesel olur. Yaygın olanlar: Bazı ilaç alımları sonucunda tikleri alanlarda, sürtmelerde, sürtmelerde travmaya bağlı dökülmeler de olabilir.Bazende bazı hastalıklar sonucunda psikolojik bozukluklarda, hazımsızlık, şeker hastalıklarında, kronik hastalıklarda, mikrobik ve mantar hastalıklarında saç dökülmeleri görülebilir.Ayrıca yağlanma ve yaşlanma sonucunda de dökülmeler görülebilir. Bazı erkeklerde 20 yaşında başlayıp 25 yaşına kadar süren dökülmeler sonucunda dazlaklık olur.Bazı erkeklerde ise yavaş dökülür.35-40 yaşlarına kadar saçlar seyrelir ve durur. Kadınlarda dazlaklık pek görülmez.Daha çok karşımıza çıkan Alopecia Areata (yalancı saç kıran) denilen yalancı kellikler de görülür.Ancak saçlarda ve sakallarda yuvarlak görülür.Bazen tek bazen birkaç tane. Bu tür dökülmelerde saçlar genellikle birkaç ayda çıkar. Sık tekrarlayabilir.Daha çok moral durumu bozuklukları sonucunda görülür.Tedavisi vakaya göre yapılır. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Saç Ekimi (Saç Transplantasyonu):&lt;/span&gt; Başın saçlı alanlarından saçsız alana saç nakli olayına saç ekimi denir. Saç ekimi başın arka kısmından şerit şeklinde saçlı deri alınır.Bu alınan şeritteki kıllar kökleri ile beraber 1’li, 2’li, 3’lü gruplara ayrılarak başın ön kısmında önceden açılan doku yuvarlarına yerleştirilir. Bu işleme Mikrogref yöntemi denir. Bu metotla bahsedilen bölgeden 1500-2500 civarında kıllar kökleri ile beraber önde ayarlanan saçsız kısma nakledilmiş olur. Bu işlemden evvel hasta muhakkak muayene edilmeli. Hipertansiyonu, saçlı deri hastalıkları araştırılmalıdır. Ekilme alanlarında herhangi bir hastalığın olması ,saç ekilmesini iptal ettirir. Saçın ön kısmında hafif açılmalar olunca hastalar ekim için müracat etmektedirler. Böyle durumlarda ekim yapılmamalıdır. Çünkü ara ara, bölge bölge ekimler homojenliği ve görünümü bozar saç ekiminden sonra 3 ay kadar yüzeydeki kıllar dökülür. Kıl kökü istirahatte ve toparlanmada kalır.Bu devre sonunda yavaş yavaş büyürler. İkinci ekim için çoğu çalışmalar 3 aydan evvel yapılmamasını önerirler.Çünkü kıllar ancak 3 aydan itibaren büyümeye başlar.Kıllar büyümeye başlayınca hastaya cesaret gelir.2.ekim ondan sonra rahat yapılır. Hasta ile bütün ayrıntılar konuşulup hastanın psikolojisi göz önüne alınarak ekim yapılmalıdır.4 ekimden fazla ekim yapılmamalıdır. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Sivilceler:&lt;/span&gt; Deride içlerinde cerahat bulunan küçük kabarcıklara sivilce denir. Bunlar daha çok o bölgede herhangi bir nedenden dolayı mikrop yerleşmesi sonucunda olur. Bunlar da büyüklüklerine göre çeşitli isimler alır.Mesela kan çıkanı gibi. Mikropların cinsine ve sivilcelerin görünümüne göre de değişik adlarda anılırlar. Kontrolsüz kaldığında kabuklanma meydana gelir ve giderek ağırlaşır. Onun için hemen doktora gidip tedavisi yapılmalıdır. Bir de daha çok halk arasında yaygın olarak yüzde görülen sivilceler vardır.Bunların mikroplarla alakası yoktur. Bunlar daha çok ergenlik çağında görüldüğü için ergenlik sivilcesi (AKNE) ismi verilir. Hafif, orta, şiddetli olur. Bazen de kistik görünüm alır. Bu tür sivilceler daha çok gençlerde görüldüğünden estetik olarak rahatsızlık verirler. Bu yüzden bundan kurtulmak için her çareye başvururlar .Doktora gider 1-2 kullanır, umutsuzlaşır. Başka doktor ve çareler dener. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Dikkat edilecek husus şudur:&lt;/span&gt; Hasta bunu bilirse durumunu ona göre ayarlar. Sivilcelerin hemen geçemeyeceğini, birkaç ay sürebileceğini, bunların ancak uzun sürede geçeceğini bilmelidir. Bu yüzden stres yapmamalıdır. Doktor kontrolü altında geçiştirmeli cinsine, şekline göre doktor bunun tedavisini düzenler. Muhakkak doktorun dediklerine uymalıdır. Sivilceleri sıkmaya ve kaşımaya çalışmamalıdır. Behçet Hastalığı:Ağızda aft, mahrem yerlerinde (genital) yaralar, gözde iltihaplanma olması Behçet hastalığını düşündürür.Daha çok erkeklerde görülür. Dudaklarda, dilde, yanak iç kısmında, damakta ve boğazda aftlar görülür. Bunlar ağrılıdır. Genital lezyonlar, ön ve arkada aft benzeri yaralar, gözde ağrı ve ışığa hassasiyet olur.Daha sonra irirtis olur.Tedavi edilmez gecikilirse gözde körlük olabilir. Bu hastalık zaman zaman tekrarlar. İhmale gelmez. Muhakkak doktor kontrolüne girmelidir. Uyuz: Kaşıntılı, bulaşıcı bir hastalıktır. Her yaşta ve her insanda görülebilir. Bulaşma genellikle geceleri sıcakta sıkı temasla olur.Ortalama olarak bulaştıktan bir hafta sonra görülmeye başlar. Parmak araları, avuç içlerinde, bileklerin iç yüzünde, dirseklerde, göbek etrafında, ön-arka mahrem yerlerinde en çok görülür.Bu bölgelerde excorie papüllü, vezikülekrutlu püsküller bulunur. Muhakkak tedavisi yapılmalıdır.Yapılmadığı takdirde ailenin diğer fertlerinde de görülür.&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; Pediküloz (BİT):&lt;/span&gt; Başta, gövdede ve kasıklarda görülür.Bit ve yumurtaların görülmesi ile teşhis edilir. Kaşıntıya bağlı sivilcelenmeler görülür. Tedavi edilmezse ailenin diğer fertlerinde de görülür.Daha çok kalabalık, toplu yaşanan alanlarda (okul gibi) görülür. Vücut biti yoksullarda, ihtiyarlarda, kasık biti ise daha çok cinsel temasla olur. Deri &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;Kanserleri (epitelyoma’lar):&lt;/span&gt;Bunlar görünümlerine göre çeşitli isim alırlar.Yüzeyel ve deri olurlar.Yüzeyel olanlar pansumanla geçebilir.Derin olanlara ise radyoterapi ve cerrahi çıkarma işlemi uygulanır. Bazı vakalarda ise Elektrokoagülasyon işlemi uygulanır. Bu tip hastalığı olan kimseler güneşte fazla kalmamalı, palyatif dediğimiz halkın arasında söylenen tedavileri uygulamamalı. Mesela kaşığı ısıtıp bastırmamalı, yanmış sigara basmamalı. En iyisi bir cildiye doktoruna giderek hastalığın önemi ve tedavisini istemelidir. En çok yüzde görülürler. Daha çok 40-50 yaştan sonra görülürler. Bazıları yavaş bazıları hızlı gelişir. Terlemeler: Bunlar yaygın ve bölgesel olurlar.Yaygın terleme streslerde, ilaç kullanımında, enfeksiyonda. Menopozda, şeker düşüklüğünde ve aşırı tiroid faaliyetlerinde görülür. Tedavide altta yatan sebep araştırılmalıdır.Varsa uygun tedavi verilir. Bulunmazsa tıbbi tedavi veya cerrahi tedavi uygulanır. Son zamanlarda iyontoforez tedavisi de kullanılan metotlar arsına girmiştir. Ucuz olması, pek yan etkisi olmaması tercih nedenleri arasına girmektedir. Seanslar halinde uygulanmaktadır.İnatçı olgularda ise cerrahi girişimler uygulanabilir.&lt;br /&gt;__________________&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ÖLÜM BİR SON DEĞİL,AKSİNE BİR BAŞLANGIÇTIR.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6023431919458182792?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6023431919458182792/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6023431919458182792' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6023431919458182792'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6023431919458182792'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/deri-ve-zhrevi-hastaliklar.html' title='DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9j1SJbvgRI/AAAAAAAAAu8/6uXX3GA8ptk/s72-c/31387.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5122280091698252626</id><published>2008-03-11T16:00:00.000+02:00</published><updated>2008-03-11T16:02:47.723+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YARARLI BİLGİLER'/><title type='text'>TRAFİKTE YAYA OLMAK</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aQtJbvgPI/AAAAAAAAAuw/ud4Ots6QXiQ/s1600-h/b-4107-yaya.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176483927009755378" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aQtJbvgPI/AAAAAAAAAuw/ud4Ots6QXiQ/s400/b-4107-yaya.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt; Trafikte Yaya Olmak&lt;/span&gt;&lt;br /&gt; Trafik ortamında sürücü, yaya ya da yolcu olarak bulunabiliriz. Her durumda nasıl davrandığımız, nasıl hareket ettiğimiz trafik çevresini paylaşmakta olduğumuz kişiler için çok önem taşır. Davranışlarımızın açık ve anlaşılır olması, ne tür bir harekete hazırlandığımız konusunda "trafik işaret dilini" kullanarak çevremize anlaşılır bir bilgi vermemiz gereklidir. Trafik ortamında yaya olarak bulunduğumuz yerin gerçekten yayalar için ayrılmış bir yer olması gerekir. Buna rağmen zaman zaman, özellikle karşıdan karşıya geçişlerde araçların kullandığı yola çıkmak zorunda kalabiliriz. Bu durumda uymak zorunda olduğumuz kuralları bilmek ve uygulamak gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5122280091698252626?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5122280091698252626/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5122280091698252626' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5122280091698252626'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5122280091698252626'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/trafikte-yaya-olmak.html' title='TRAFİKTE YAYA OLMAK'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aQtJbvgPI/AAAAAAAAAuw/ud4Ots6QXiQ/s72-c/b-4107-yaya.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-7396927594269232096</id><published>2008-03-11T15:47:00.002+02:00</published><updated>2008-03-11T15:50:53.618+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salata'/><title type='text'>YAPRAK SARMASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aNsZbvgOI/AAAAAAAAAuo/CrBkuj7eWD4/s1600-h/Resim+003.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176480615589970146" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aNsZbvgOI/AAAAAAAAAuo/CrBkuj7eWD4/s400/Resim+003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BUYURUN ARKADAŞLAR BİRER TANE ALABİLİRSİNİZ.AFİYET OLSUN.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-7396927594269232096?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/7396927594269232096/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=7396927594269232096' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7396927594269232096'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7396927594269232096'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/yaprak-sarmasi.html' title='YAPRAK SARMASI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aNsZbvgOI/AAAAAAAAAuo/CrBkuj7eWD4/s72-c/Resim+003.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8124342087678115947</id><published>2008-03-11T15:35:00.002+02:00</published><updated>2008-03-11T15:47:10.623+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>PROFİTEROL PASTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aKupbvgNI/AAAAAAAAAug/3BdX-KcCyGI/s1600-h/Resim+005.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176477355709792466" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aKupbvgNI/AAAAAAAAAug/3BdX-KcCyGI/s400/Resim+005.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;MALZEMELER:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;1 Su bardağı su&lt;br /&gt;1 su bardağı un&lt;br /&gt;3 yumurta&lt;br /&gt;yarım su bardağı sıvıyağ&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;İÇ MALZEMESİ İÇİN&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;1 Adet yumurta beyazı&lt;br /&gt;1 su bardağı toz şeker&lt;br /&gt;3 yemek kaşığı un&lt;br /&gt;2 su bardağı süt&lt;br /&gt;1 paket vanilya&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;ÜST KREMASI İÇİN&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;Hazır çikolata sosu&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;YAPILIŞI&lt;/span&gt;:Önce suyu kaynatıyoruz.kaynayan suyun içine sıvıyağı döküp azda onunla kaynatıp ununu ekliyoruz ve hmen altını kapatıyoruz.unla karıştırdıktan sonra soğumaya bırakıyoruz.soğuyan hamurun içine yumurtaları tektek kırıyoruz.şeker kaşığıyla hamurdan alıp tepsiye koyuyoruz.en az 40 dakika kadar ağzını açmadan pişiriyoruz.piştikten sonra 5 dakika kadar ağzını açmayın.iç kreması içinde malzemelerin hepsini karıştırıp muhallebi yapıyoruz.azcık soğuyunca profotorlerin içine sıkıyoruz.çikolata sosunuda hazırlayıp üstüne döküyoruz.afiyet olsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8124342087678115947?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8124342087678115947/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8124342087678115947' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8124342087678115947'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8124342087678115947'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/profiterol-pasta.html' title='PROFİTEROL PASTA'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9aKupbvgNI/AAAAAAAAAug/3BdX-KcCyGI/s72-c/Resim+005.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-9158691680558797702</id><published>2008-03-11T10:29:00.003+02:00</published><updated>2008-03-11T19:24:52.077+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kurabiye'/><title type='text'>PUDRA ŞEKERLİ KURABİYE</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9ZEgpbvgHI/AAAAAAAAAt4/vrsEFmQ-rjo/s1600-h/Resim+007.jpg"&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5176400149377679474" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9ZEgpbvgHI/AAAAAAAAAt4/vrsEFmQ-rjo/s400/Resim+007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt; MALZEMELER&lt;/span&gt;:&lt;br /&gt;&lt;div&gt;1 Paket yumuşamış margarin &lt;/div&gt;&lt;div&gt;3 kaşık pudra şekeri&lt;/div&gt;&lt;div&gt;3 su bardağı un&lt;/div&gt;&lt;div&gt;1 su bardağı fındık içi&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;YAPILIŞI&lt;/span&gt;:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Malzemelerin hepsini karıştırıp kulak memesi kıvamında bir hamur elde ediyoruz.sonra küçük küçük yuvarlaklar yapıp yağlanmış tepsiye diziyoruz.180 derecelik fırında üzeri hafif kızarana kadar pişiriyoruz.fırından çıkar çıkmaz üzerine pudra şekeri ve tarçın karışımı serpiyoruz.çok leziz bir kurabiye yapmanızı tavsiye ediyorum.afiyet olsun.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;  Bu tarifimi Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği için yaptım.sevgili arkadaşım &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;KADININMUTFAĞI&lt;/span&gt; ev sahipliğini yapıyor.kendisine kolaylıklar diliyorum.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://img1.blogcu.com/images/n/e/s/neslihobi/resim_356.jpg"&gt;&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-9158691680558797702?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/9158691680558797702/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=9158691680558797702' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9158691680558797702'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9158691680558797702'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/pudra-ekerli-kurabiye.html' title='PUDRA ŞEKERLİ KURABİYE'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9ZEgpbvgHI/AAAAAAAAAt4/vrsEFmQ-rjo/s72-c/Resim+007.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1874676300608531553</id><published>2008-03-08T22:56:00.003+02:00</published><updated>2008-04-09T14:54:33.284+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÖNEMLİ HAFTALAR'/><title type='text'>dünya kadınlar gününüz kutlu olsun...</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANACIĞIM—Anneme ve bütün annelere—&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl hatırlamam anacığım nasıl? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Kaç geceler bana ninni söylerdi, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hasta olunca oydu başucumda bekleyen, &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Biraz yorulmayayım, üzülmeyeyim,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;hemen Alır kucağına okşardı, saçlarımı öperdi.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl hatırlamam anacığım nasıl? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Uzun kış geceleri masal masaldı. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Güzel çoban kızları, iyi kalpli sultanlar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bir suyun akışı gibi geçip gitti zamanlar &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Şimdi ne o dünkü çocuk, ne de o masal kaldı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl hatırlamam anacığım nasıl? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yıkayan oydu mürekkep lekeli parmaklarımı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Akşam biraz geciksem yollara düşerdi .&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Sokağa çıkarken «Yavrucuğum üşütme» derdi. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Hemen bir kazak örerdi biraz boş kaldı mı.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Nasıl hatırlamam anacığım nasıl? &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Bilirim yine kalbinde yerim anacığım. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Selam sana Kadınlar Günü İstanbul’dan. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yeni dönmüşçesine bir akşam okuldan, V&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;efalı ellerinden öperim anacığım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Ümit Yaşar OĞUZCAN&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1874676300608531553?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1874676300608531553/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1874676300608531553' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1874676300608531553'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1874676300608531553'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/dnya-kadnlar-gnnz-kutlu-olsun.html' title='dünya kadınlar gününüz kutlu olsun...'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4978176512805284120</id><published>2008-03-07T15:15:00.003+02:00</published><updated>2008-03-07T15:28:40.525+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>ŞAM TATLISI</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9FAzpbvgGI/AAAAAAAAAtw/TWSHdjGqJ6U/s1600-h/Resim+362.jpg"&gt;Sevgili &lt;/a&gt;&lt;a href="http://sefertasi.blogcu.com/"&gt;(Sefertasi)&lt;/a&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9FAzpbvgGI/AAAAAAAAAtw/TWSHdjGqJ6U/s1600-h/Resim+362.jpg"&gt; nın daveti üzerine Porselen Demlik Çay Saati Etkinliği'nin 17.sine bende şam tatlım ile katılıyorum.  arkadaşıma davetinden dolayı teşekkür ediyorum.kolaylıklar diliyorum&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174988702865129570" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9FAzpbvgGI/AAAAAAAAAtw/TWSHdjGqJ6U/s400/Resim+362.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9FAAZbvgFI/AAAAAAAAAto/F3CMS3cVsJE/s1600-h/Resim+362.jpg"&gt;1 yumurta&lt;br /&gt;1/2 kğ irmik&lt;br /&gt;1/2 su bardağı yağ&lt;br /&gt;1/2 su bardağı yoğurt&lt;br /&gt;1/2 su bardağı şeker&lt;br /&gt;1 su bardağı su (yaklaşık)&lt;br /&gt;Limon kabuğu rendesi&lt;br /&gt;1 pk. kabartma tozu&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;şerbet :3 bardak şeker&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt; 3 bardak su&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174987822396833874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 2px; CURSOR: hand; HEIGHT: 11px; TEXT-ALIGN: center" height="240" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9FAAZbvgFI/AAAAAAAAAto/F3CMS3cVsJE/s400/Resim+362.jpg" width="15" border="0" /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;strong&gt;su hariç bütün malzemelrei karıştır.suyu en son koy.akışkan bir hamur olcak.afiyet olsun.175 derecede üzeri kızarana kadar bekletiyoruz.üzerine fıstık olursa daha güzel olur.bende yoktu badem ile süsledim.kek soğuk şerbet sıcak olacak.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4978176512805284120?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4978176512805284120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4978176512805284120' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4978176512805284120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4978176512805284120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/am-tatlisi.html' title='ŞAM TATLISI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9FAzpbvgGI/AAAAAAAAAtw/TWSHdjGqJ6U/s72-c/Resim+362.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4013047583408078628</id><published>2008-03-07T08:24:00.001+02:00</published><updated>2008-03-07T08:26:41.564+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YARARLI BİLGİLER'/><title type='text'>BİSİKLETE BİNERKEN</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9Dfq-tAjxI/AAAAAAAAAtg/M98M3ZEVN8E/s1600-h/bsklet7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174881901327978258" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9Dfq-tAjxI/AAAAAAAAAtg/M98M3ZEVN8E/s400/bsklet7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Bisiklete Binme&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc0000;"&gt;BİSİKLETE BİNERKEN&lt;/span&gt; Bisikletle dolaşmak hem sevilen bir eğlence hem de çok yararlı bir spordur. Ancak eğer bazı şeyler yolunda gitmiyorsa sadece kendimizi tehlikeye atmamız anlamına gelir. &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;BİSİKLET KULLANIRKEN NELER ÖNEM KAZANIR&lt;/span&gt;?&lt;br /&gt;Bisikletimizin boyu ve modeli boyumuza kilomuza ve yaşımıza uygun olmalı, yükseklik ayarları doğru yapılmış olmalıdır. Bu konuda iyi araştırma yapmalı kullanacağımız bisikletin bize uygun olduğundan emin olmalıyız.&lt;br /&gt;Bisikletimizin ön ve arka kısmında mutlaka reflektör bulunmalıdır.&lt;br /&gt;Bisikletimizin zincirleri temiz ve yağlanmış olmalıdır.&lt;br /&gt;Frenler! her zaman kontrol edilmeli, her zaman çalışır durumda olmalıdır.&lt;br /&gt;Lastikleri gerektiği gibi şişirilmiş olmalıdır.&lt;br /&gt;Eğer bisiklete biniyorsak bütün bu güvenlik önlemlerinin yanı sıra mutlaka bisiklet kaskı kullanmamız gereklidir. Bisiklet kaskı çocuklara çok yakışan bir güvenlik aracıdır!&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4013047583408078628?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4013047583408078628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4013047583408078628' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4013047583408078628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4013047583408078628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/bisiklete-binerken.html' title='BİSİKLETE BİNERKEN'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9Dfq-tAjxI/AAAAAAAAAtg/M98M3ZEVN8E/s72-c/bsklet7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1290144104411265274</id><published>2008-03-06T21:27:00.002+02:00</published><updated>2008-03-06T21:32:57.564+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YARARLI BİLGİLER'/><title type='text'>TRAFİKTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR</title><content type='html'>&lt;p align="justify"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BF4-tAjwI/AAAAAAAAAtY/QK28UDAtovI/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174712817055469314" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 142px; CURSOR: hand; HEIGHT: 102px; TEXT-ALIGN: center" height="98" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BF4-tAjwI/AAAAAAAAAtY/QK28UDAtovI/s400/images.jpg" width="195" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Trafikte Doğru Bilinen Yanlışlar&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’de bazı sürücülerin trafikle ilgili bildiklerini sandıkları yanlışlar ve bunların doğru karşılıkları aşağıda yer almaktadır.&lt;a id="more-49"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Usta sürücü, düştüğü problemden kazasız sıyrılmayı bilir.&lt;/span&gt;Yanlış. Çünkü usta sürücü probleme girmeyen sürücüdür. Karşısına çıkabilecek her türlü tehlikeyi önceden görebilir, ona göre tedbirini önceden alır. Problemlerle uğraşmaz.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Otobanda tamam ama, şehir içinde emniyet kemeri takılmayabilir.&lt;/span&gt;Yanlış. Emniyet kemeri hayat kurtaran en önemli güvenlik gerecidir. 50 km/s hızda meydana gelen bir çarpışmada, otomobilin içindekiler emniyet kemeri takmadıkları takdirde, 4 katlı bir binadan aşağı düşmeyle eşit şok yaşar.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Arkada oturanlar için emniyet kemeri takmak gereksizdir.&lt;/span&gt;Yanlış. Motorlu araçlar bir yere çarptığında hemen durur, ancak içindeki yolcular aynı hızla bir yere çarpana kadar ilerlemeye devam eder.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Lastik havalarını düşük tutarsak, hem daha iyi tutunur, hem de daha konforlu olur.&lt;/span&gt;Yanlış. Lastik havalarının, aracın fabrika değerinin altında olmaması gerekir. Hatta yüke ve yolcu sayısına göre artırılmalıdır. Çünkü inik lastiğin tabanı yere yayılarak daha iyi tutunma sağlamaz. Aksine tabanın ortası yukarı kalkar ve yol ile teması kesilir. İnik lastiklerin yalnız omuz kesimleri yere basar. Lastik inikken, kayma hareketleri çok daha düşük hızlarda başlar, fren mesafesi uzar, direksiyon hareketlerine daha geç cevap alınır.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Sıcak havada, lastiğin ısınmasını dengelemek için lastik havaları indirilir.&lt;/span&gt;Yanlış. Lastiğin ısınmasının en büyük nedeni havanın sıcak olması değil, lastik havalarının düşük olması yüzünden lastik yanaklarının daha fazla esnemesidir.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ABS (Anti Blokaj Fren Sistemi), mekanik frene göre aracı çok daha kısa mesafede durdurur.&lt;/span&gt;Yanlış. ABS fren sistemi olan bir araç tekerleklerin kızaklamasını önler ve fren sırasında manevra yapılabilmesini sağlar. Ancak, daha kısa mesafede durdurmaz. Bilinen fren bağıntılarında fren uzunluğu aracın dört tekerleğinin de tam bloke olup (yani dönmeden) kayarak yol üzerinde lastik izi bıraktığı durum için hesaplanır. Hâlbuki ABS, tekerleklerin tam bloke olmasını engeller.Ani frenlerde önce frene basıp, durmaya yakın debriyaja basarsak, motor kompresyonundan faydalanıp daha kısa mesafede dururuz.Yanlış. En etkin yavaşlama frenle debriyaja aynı anda basılarak yapılır. Böylece fren anında motor devre dışı bırakılarak, motorun aracı ileri götürme kuvveti yok edilir.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Direksiyon saate göre 10’u 10 geçe pozisyonunda tutulur.&lt;/span&gt;Yanlış. Direksiyon, saate göre 9’u 15 geçe pozisyonunda tutulur. Bu, acil bir durumda her iki yöne eşit miktarda direksiyonu çevirebileceğiniz tek pozisyondur.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Çocukları uyarmak için korna çalınır.&lt;/span&gt;Yanlış. Çocukları uyarmak için korna çalınmaz. Korna onların paniğe kapılıp beklenmedik bir reaksiyon vermelerine yol açar. En iyisi iyice yavaşlamak ve gerekirse durmaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1290144104411265274?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1290144104411265274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1290144104411265274' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1290144104411265274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1290144104411265274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/trafikte-doru-bilinen-yanlilar.html' title='TRAFİKTE DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BF4-tAjwI/AAAAAAAAAtY/QK28UDAtovI/s72-c/images.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-9028656534690339081</id><published>2008-03-06T21:11:00.005+02:00</published><updated>2008-03-06T21:25:02.142+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YARARLI BİLGİLER'/><title type='text'>ÇOCUK KOLTUĞU KULLANIMI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BFAetAjvI/AAAAAAAAAtQ/6PfslfGi1vw/s1600-h/20070809_1186689177_pqbj-b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174711846392860402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BFAetAjvI/AAAAAAAAAtQ/6PfslfGi1vw/s400/20070809_1186689177_pqbj-b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BE6OtAjuI/AAAAAAAAAtI/sygUVmBwBJY/s1600-h/20070809_1186689178_izln-b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174711739018677986" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BE6OtAjuI/AAAAAAAAAtI/sygUVmBwBJY/s400/20070809_1186689178_izln-b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BEsutAjtI/AAAAAAAAAtA/ezwuuDbXSes/s1600-h/20070809_1186689177_pqbj-b.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çocuk Koltuğu Kullanımı&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇOCUKLARIN YERİ ÖZELDİR!&lt;/span&gt; Otomobillerde çocuk koltuklarının kullanılmasının nedeni, araç içinde bulunan bir çocuğun kaza anında oturduğu yerden fırlayıp savrulmasını önlemektir. Eğer bu önlenemezse kaza anında aracın iç yüzeyine şiddetle çarpabilirler. Bunun sonuçlarını tam olarak önceden kestirmek mümkün değilse de en azında ağır şekilde yaralanacaklarını tahmin etmek güç değildir. Bir çocuk koltuğu kullanılması halinde ise özellikle bu yaralanmanın şiddetini azaltmak mümkün olduğu gibi bazı hallerde tümüyle önüne geçmek de mümkündür. Çocuk koltukları, bebekler için ayrı, yürümeyi yeni öğrenmiş çocuklar için ayrı ve okul çağındaki küçük çocuklar için ayrı olmak üzere üç grup olarak incelenebilir. Bunların kullanım amaçları aynı ise de kendi özelliklerine göre kullanılması gereklidir. Bütün çocuklar için boy ve kilolarına uygun büyüklükte bir koltuk ya da yükseltici seçilmelidir. Aksi halde emniyet kemeri bağlamak herhangi bir yarar sağlamayacaktır. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-9028656534690339081?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/9028656534690339081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=9028656534690339081' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9028656534690339081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9028656534690339081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/ocuk-koltuu-kullanimi.html' title='ÇOCUK KOLTUĞU KULLANIMI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R9BFAetAjvI/AAAAAAAAAtQ/6PfslfGi1vw/s72-c/20070809_1186689177_pqbj-b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-902313038360115641</id><published>2008-03-05T14:48:00.003+02:00</published><updated>2008-03-05T14:52:38.969+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TARİHİ YERLER'/><title type='text'>NEMRUT DAĞI MİLLİ PARKI</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86XP-tAjsI/AAAAAAAAAs4/POvfsCLKhc4/s1600-h/800px-Worshipping_Nemrut.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174239322680889026" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86XP-tAjsI/AAAAAAAAAs4/POvfsCLKhc4/s400/800px-Worshipping_Nemrut.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86XEutAjrI/AAAAAAAAAsw/P_2KRAwxClw/s1600-h/450px-Mount_Nemrut.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174239129407360690" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86XEutAjrI/AAAAAAAAAsw/P_2KRAwxClw/s400/450px-Mount_Nemrut.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Nemrut Dağı Milli Parkı, &lt;a title="Adıyaman" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ad%C4%B1yaman"&gt;Adıyaman&lt;/a&gt; ili; &lt;a class="mw-redirect" title="Kahta" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kahta"&gt;Kahta&lt;/a&gt; ilçesinde bulunan ve içinde Kommagene Krallığı'nın bir antik kentini barındıran milli park ve ören yeri. Adıyaman il merkezinde Kahta'ya bağlantı sağlayan karayolu ile ulaşım sağlanmakta olup, Milli Park alanı Kahta'ya 9 km, Adıyaman'a 43 km uzaklıktadır.&lt;br /&gt;Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos'a ait &lt;a title="Tümülüs" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCm%C3%BCl%C3%BCs"&gt;Tümülüs&lt;/a&gt; ve kutsal alanlar, Milli Park'ın ana özelliğini teşkil etmektedir.&lt;br /&gt;Antiochos'un tümülüsü ve dev heykelleri, Arsameia(Eskikale),Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü Milli Park içerisinde kalan kültürel değerlerdir. Eski çağlarda &lt;a class="new" title="Kommagene (not yet written)" href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kommagene&amp;amp;action=editredlink"&gt;Kommagene&lt;/a&gt; olarak anılan bu bölgede, I.Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık onun oğlu I.Antiochos (MÖ 62-32)un egemen olduğu yıllarda önem kazanmıştır. MS.72 yılında da &lt;a title="Roma" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Roma"&gt;Roma&lt;/a&gt;'ya karşı yapılan ve kaybedilen savaş ile krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.&lt;br /&gt;&lt;a class="mw-redirect" title="Nemrut Dağı" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Nemrut_Da%C4%9F%C4%B1"&gt;Nemrut Dağı&lt;/a&gt; doruğundaki kalıntıları yerleşme yeri olmayıp Antiochos'un Tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, 2150 metre yüksekliğinde, &lt;a class="mw-redirect" title="Fırat Nehri" href="http://tr.wikipedia.org/wiki/F%C4%B1rat_Nehri"&gt;Fırat Nehri&lt;/a&gt; geçitlerine ve ovalarına hakim tepe üzerinde bulunmaktadır. Kralın kemiklerinin ya da küllerinin anakayaya oyulmuş odaya konulduğu ve 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapındaki tümülüs ile örtüldüğü düşünülmektedir. Girişi kuzeyden olup doğuda ve batıda dini törenlerin yapıldığı teras şeklindeki avlular yer almaktadır.&lt;br /&gt;Her iki terasta da aslan ve kartal heykelleri arasında yüksekliği 7 metreye ulaşan oturur vaziyette dev heykeller sıralanır, bunlar yazıtları ve kabartmaları olan ortostad (dik olarak konulan büyük taş bloklar)'la çevrilmiştir. Eski Kahta Köyü yakınında Kommagene'nın başşehri Arsameia yer alır. Burada, Mithridates'in kutsal alanı bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Yine Eski Kahta yakınında Kocahisar Köyü civarında sarp kayalar üzerine kurulmuş Yenikale yer alır. Kale ortaçağ etkileri taşırsa da geç devre aittir. İçinde su depoları, hamam, cami ve Kahta Çayı'na inen gizli su yolu bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Kahta Çayı'nın bir kolu olan Cendere Çayı'nın daraldığı yerde iki ana kaya üzerinde tek kemerli olarak yapılan Cendere Köprüsü yer almaktadır. Köprü sütunları üzerindeki kitabeye göre Kommagene şehirleri tarafından Roma İmparatoru Septimus Severus (MS 193-211)ile karısı ve oğulları onuruna yaptırılmıştır. Arsameia'nın 10 km güneybatısında 21 metre yüksekliğinde krallık kadınlarının gömüldüğü Karakuş Tepe Tümülüsü bulunmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86W0-tAjqI/AAAAAAAAAso/3VYl7jT1j9g/s1600-h/406px-Turkey_nemrut_dagi_2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5174238858824421026" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86W0-tAjqI/AAAAAAAAAso/3VYl7jT1j9g/s400/406px-Turkey_nemrut_dagi_2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-902313038360115641?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/902313038360115641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=902313038360115641' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/902313038360115641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/902313038360115641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/nemrut-dai-milli-parki.html' title='NEMRUT DAĞI MİLLİ PARKI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R86XP-tAjsI/AAAAAAAAAs4/POvfsCLKhc4/s72-c/800px-Worshipping_Nemrut.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6736709328885580000</id><published>2008-03-04T21:13:00.001+02:00</published><updated>2008-03-04T21:16:30.320+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ANTİKALAR'/><title type='text'>ANTİKA BİR TELEFON</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R82fjK7hzxI/AAAAAAAAAsQ/IlV7MorQC7s/s1600-h/www_yeniresim_com_-_Antika_Resimleri_-_Telefon.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173966973496839954" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R82fjK7hzxI/AAAAAAAAAsQ/IlV7MorQC7s/s400/www_yeniresim_com_-_Antika_Resimleri_-_Telefon.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; ESKİLER NE KADAR DA ZARİF VE ŞIK.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6736709328885580000?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6736709328885580000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6736709328885580000' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6736709328885580000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6736709328885580000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/antika-bir-telefon.html' title='ANTİKA BİR TELEFON'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R82fjK7hzxI/AAAAAAAAAsQ/IlV7MorQC7s/s72-c/www_yeniresim_com_-_Antika_Resimleri_-_Telefon.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6440988018337270838</id><published>2008-03-04T21:08:00.002+02:00</published><updated>2008-03-04T21:12:20.232+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ANTİKALAR'/><title type='text'>ANTİKA ŞİFONYER</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R82eN67hzwI/AAAAAAAAAsI/SJsAp3wKAvo/s1600-h/www_yeniresim_com_antika_ifonyer.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173965508912992002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R82eN67hzwI/AAAAAAAAAsI/SJsAp3wKAvo/s400/www_yeniresim_com_antika_ifonyer.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Antika resimleri eski bir şifonyer&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Açıklama:&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;Antika, maddi değeri olan eski eşya demektir. Bir eşyanın ya da sanat yapıtının "antika" sayılabilmesi için 100 yıldan eski olması gerekir. Ne var ki her eski eşya da antika sayılmaz.Antikalar ünlü bir kişiye ya da belli bir tarihsel döneme ait olabilir. Yalnızca iyi korunmuş eşyalar da zamanla antika değeri kazabilir. Bunlar resim ya da heykel gibi sanat yapıtları, mobilya ya da kap kacak gibi ev eşyaları olabilir. Bazı insanlar yalnızca güzel buldukları, bazıları ise sonradan değerleneceğini bildikleri için koleksiyonlar oluştururlar. Aradan uzun zamanın geçmesiyle bu koleksiyonun parçaları birer antika özelliği kazanır. Antikalar ender bulundukları için değerlidir.Antikalar yapıldıkları yer ve zamana göre adlandırılabilir. Bir İngiliz antikası, Kral George ya da Kraliçe Victoria dönemlerinde yapıldığı için onların adıyla anılabilir. Bir Fransız antikası XV. Louis ya da Napolyon dönemiyle ilişkilendirilebilir. 12. yüzyıl Anadolu Selçuklu rahlesi yapıldığı dönem, 16. yüzyıl İznik çinisi yapıldığı yerden dolayı özel değer taşır. Bir eşyanın antika sayılabilmesi için yapıldığı yerin ve zamanın kanıtlanması gerekir. Pek çok eşyada hangi fabrikada yapıldığını ya da hangi ustanın elinden çıktığını belirten bir işaret bulunur ve bu durumda eşyanın antikalığı kuşku götürmez. Üzerinde işaret bulunmayan antikaların nerede ve ne zaman yapıldığını ise, uzmanlar malzemesine, modeline, renklere ve yapımındaki ustalığa bakarak anlayabilirler.Koleksiyoncuların en çok ilgi gösterdikleri bazı antikalar şunlardır: Cam eşya; saatler; metal eşya; mobilya; seramik ve porselen eşya; halı ve kilim.Nesne veya cisim, görülen, hissedilen, duyulan, koklanan ve tadılan her şeydir. Dinsel olarak ise inanılan herşey nesnedir. Felsefede, pekçok farklı tanımı vardır. Programlamada da, sanal da olsa nesneler kullanılır.Mobilya, oturulan yerlerin süslenmesine ve türlü amaçlarla donatılmasına yarayan eşya.Mobilya denilince ilk akla gelen ahşap mobilyadır. Özellikle, masa, dolap, karyola, komodin, kitaplık gibi konut donatılarında, çeşitli büro donatılarında, okul sıra ve masalarında çoğunlukla ahşap malzeme kullanılmaktadır. Günümüzde mobilya yapımında çelik, alüminyum, cam ve plastik gibi diğer malzemeler kullanılmaya başlanmış ise de halen ahşap malzeme bu konuda popülaritesini sürdürmektedir.Mobilya'nın yaşamdaki yeri İnsan yaşamı çeşitli mekanlar içinde geçmektedir. Bu mekanlar yapılış amaçlarına uygun olmalı, kullanıcısına gerekli konfor düzeyini sağlamalıdır. Mekan içindeki ısı, ışık, ses, renk, koku gibi fiziksel etmenler ve donatı öğeleri, kişi gereksinim ve eylemlerine göre dengeli bir biçimde kurulmalıdır. Duvar, kolon, kapı, pencere gibi yapısal bileşenler kadar donatı, aksesuar gibi mekansal öğeler de mekan oluşturmada çok etkili rol oynar. Donatı, renk ve dokusunun seçimi ile birlikte, bunların mekan içindeki yoğunluk ve organizasyonu, o mekanın yaşanabilirliğini, olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilmektedir.Günümüz konutlarında mekanlar, içinde geçecek eylemlere göre bölünmüştür. Bir yemek odasında sadece yemek yeme eylemi gerçekleştirilmekte, dolayısıyla mekanlar o eylemlere olanak sağlayacak şekilde döşenmektedir. Örneğin, bir dinlenme mekanında donatıların rahat oturulabilir ve gerektiğinde uzanmaya elverişli olması gerekmektedir. Oturma düzleminin zemin etkisinden korunacak ve diz bükümünü karşılayacak kadar yükseltilmesi, omurgaya gelen baş ve kol yüklerinin başka yerlere aktarılması, dinlenmek için şarttır. Düz bir zemine oturmak dinlenme konforu açısından yetersizdir. Oturulan düzlemin kan dolaşımını kolaylaştıracak bir yumuşaklıkta olması, omurgadaki basıncı azaltmak için sırtın bir yere dayanması kol ağırlıklarının kolçak, yastık gibi bir elemana aktarılması gerekmektedir. Bunu karşılayacak elemanlar bağdaş kurulan sedirden başlayarak günümüz teknolojisinde yaratılan çok çeşitli kanepelere kadar gelmiştir.Türkiye'de mobilyacılık sektörü Türk mobilya endüstrisi, çoğu geleneksel yöntemlerle çalışan atölye tipi küçük ölçekli işletmelerin ağırlıkta olduğu bir görünümdedir. Buna karşın özellikle son 15-20 yıllık süreçte küçük ölçekli işletmelerin yanı sıra orta ve büyük ölçekli işletmelerin sayısı artmaya başlamıştır. Ağaç İşleri Federasyonu’na kayıtlı olarak mobilya işi ile uğraşan 550 bin küçük ölçekli işletme mevcut olup, Sanayi Ticaret Odaları’na kayıtlı üyelerin de bu grup içinde değerlendirilmesiyle işletme sayısının 600 000 - 650 000'i bulacağı söylenebilir.Fabrikasyon üretim yapan firma sayısı 10 civarındadır. 30 Kasım 1997 itibarı ile sektörde yabancı sermayeli 9 firma bulunmakta olup, bu firmalardaki yabancı sermaye payı % 75.37’dir. Sektörün toplam yabancı sermaye içindeki payı ise % 0.01 gibi oldukça düşük bir düzeydedir&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6440988018337270838?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6440988018337270838/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6440988018337270838' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6440988018337270838'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6440988018337270838'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/antika-ifonyer.html' title='ANTİKA ŞİFONYER'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R82eN67hzwI/AAAAAAAAAsI/SJsAp3wKAvo/s72-c/www_yeniresim_com_antika_ifonyer.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8334001033550222275</id><published>2008-03-04T14:26:00.008+02:00</published><updated>2008-03-04T14:55:38.451+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ANTİKALAR'/><title type='text'>İŞTE ÇOK GÜZEL ANTİKA MUMLUKLAR</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Es67hzvI/AAAAAAAAAsA/nDdQkGbYw5I/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173867085442436850" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Es67hzvI/AAAAAAAAAsA/nDdQkGbYw5I/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; ZAMANINDA EVLERİMİZİ AYDINLATAN ŞİMDİ İSE DEKAROSYON OLARAK EVİMİZDE BULUNDURDUĞUMUZ MUMLUKLARIMIZ.....NE GÜZELLER DİMİ......&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Dl67hzuI/AAAAAAAAAr4/8cBfr0ikGD4/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173865865671724770" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Dl67hzuI/AAAAAAAAAr4/8cBfr0ikGD4/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Cua7hztI/AAAAAAAAArw/9VHObSiWZ9U/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173864912188985042" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Cua7hztI/AAAAAAAAArw/9VHObSiWZ9U/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Bla7hzsI/AAAAAAAAAro/pJTPKVhx3yQ/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173863658058534594" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Bla7hzsI/AAAAAAAAAro/pJTPKVhx3yQ/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81BGK7hzrI/AAAAAAAAArg/w6a8IR5-AvU/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173863121187622578" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81BGK7hzrI/AAAAAAAAArg/w6a8IR5-AvU/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Apq7hzqI/AAAAAAAAArY/PeBjyzwb4qA/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5173862631561350818" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Apq7hzqI/AAAAAAAAArY/PeBjyzwb4qA/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8334001033550222275?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8334001033550222275/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8334001033550222275' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8334001033550222275'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8334001033550222275'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/ite-ok-gzel-antika-mumluklar.html' title='İŞTE ÇOK GÜZEL ANTİKA MUMLUKLAR'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R81Es67hzvI/AAAAAAAAAsA/nDdQkGbYw5I/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5722297156789915481</id><published>2008-03-01T23:53:00.001+02:00</published><updated>2008-03-01T23:55:03.323+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turizm'/><title type='text'>pamukkale</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nQreyY1ZI/AAAAAAAAArQ/y6AcmcrcdDg/s1600-h/12.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172895092429084050" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nQreyY1ZI/AAAAAAAAArQ/y6AcmcrcdDg/s400/12.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Horozları ile ünlü Denizli zengin bir tarih ve kültüre sahiptir. Denizli, Hierapolis ve Laodikeia, Tripolis, gibi antik kentleri, kaplıcaları ve dünyada eşi olmayan travertenlere sahip Pamukkale ile görülmesi gereken bir turizm merkezidir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5722297156789915481?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5722297156789915481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5722297156789915481' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5722297156789915481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5722297156789915481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/pamukkale.html' title='pamukkale'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nQreyY1ZI/AAAAAAAAArQ/y6AcmcrcdDg/s72-c/12.gif' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6338083144621773512</id><published>2008-03-01T23:49:00.001+02:00</published><updated>2008-03-01T23:51:06.128+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='el emeği göz nuru'/><title type='text'>damal bebekleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nPpuyY1YI/AAAAAAAAArI/oFDZQ4EPX8k/s1600-h/damalbebeklerim.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172893962852685186" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nPpuyY1YI/AAAAAAAAArI/oFDZQ4EPX8k/s400/damalbebeklerim.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;DAMAL BEBEKLERİ Sadece Damal ve yöresindeki birkaç köyde kullanılan bu kıyafetler plastik bebekler üzerine giydirilerek; Damal Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ile Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü işbirliği içinde açılan kurslarda yöre bayanlarınca üretilmektedir. Damal Köylere Hizmet Götürme Birliğince pazarlaması yapılmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6338083144621773512?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6338083144621773512/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6338083144621773512' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6338083144621773512'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6338083144621773512'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/damal-bebekleri.html' title='damal bebekleri'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nPpuyY1YI/AAAAAAAAArI/oFDZQ4EPX8k/s72-c/damalbebeklerim.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1848125561930500515</id><published>2008-03-01T23:46:00.002+02:00</published><updated>2008-03-01T23:49:02.955+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mucizeler'/><title type='text'>damal da ATATÜRK silüeti</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nPCOyY1XI/AAAAAAAAArA/tg7xjn8ciBY/s1600-h/bannersample.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172893284247852402" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nPCOyY1XI/AAAAAAAAArA/tg7xjn8ciBY/s400/bannersample.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;DAMAL'DA ATATÜRK SİLÜETİ&lt;br /&gt;İlçemizin, en önemli doğal güzelliği Damal Dağları'na yansıyan Atatürk'ün silüetidir.&lt;br /&gt;Her yıl 15 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında İlçemizin Yukarı Gündeş köyü; Karadağ yamaçlarında oluşan bu olay bir doğa harikasıdır. Bu tarihler arasında güneş batarken dağın yamacında bulunan dere yatağının bir tarafının gölgesi diğer tarafa yansımakta ve tamamen doğal olarak Ulu Önder Atatürk'ün silueti oluşmaktadır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1848125561930500515?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1848125561930500515/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1848125561930500515' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1848125561930500515'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1848125561930500515'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/damalda-atatrk-sileti-ilemizin-en-nemli.html' title='damal da ATATÜRK silüeti'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nPCOyY1XI/AAAAAAAAArA/tg7xjn8ciBY/s72-c/bannersample.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8462180634872860082</id><published>2008-03-01T23:39:00.003+02:00</published><updated>2008-03-01T23:41:18.436+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>giresun kalesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nNQuyY1WI/AAAAAAAAAq4/OQm9iRWac7Q/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172891334332700002" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nNQuyY1WI/AAAAAAAAAq4/OQm9iRWac7Q/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Giresun’u ikiye bölen yarım adanın en yüksek yerinde, şehre hakim volkanik kayalık üzerindeki Giresun Kalesi’nin ne zaman yapıldığı konusunda bilgiler yeterli değildir. Bununla beraber kaynaklar M.Ö II.yüzyılda Pontus Kralı I. Farnakes tarafından yapıldığı noktasında birleşmişlerdir. Bizans döneminde denizden 100 m. yükseklikte bulunan kale içerisinde yaygın bir yerleşim olmuştur. Bu yüzden de buraya kale-şehir sözcüğü de yakıştırılmıştır. Giresun Kalesi iç ve dış kale olarak iki bölümden meydana gelmiştir. Kesme ve moloz taştan yapılan kalenin, özellikle surların tabanlarında dikdörtgen büyük blok taşlardan yararlanılmıştır. Bu taşların büyük bir kısmı Roma Çağına ait iri rektangonal dizilerdir. Surların büyük bir bölümü yok olmasına karşılık iç kale surları ile kuzey ve kuzeydoğu surları iyi bir durumda günümüze gelebilmiştir. Bugün 500 m.lik parke bir yolla ulaşılan kalenin sur duvarları, iç kaledeki Pontus Tralı I. Farnakes’in saray kalıntıları, mabet alanları ve kayalara oyulmuş mağaraların kalıntıları görülebilmektedir. Aristotles, “Neofitos” (Giresun Eyaleti) isimli eserinde bu kaleden; yüksek duvarlı, savunması iyi, alınması güç bir kale olarak tanımlamıştır. Kale duvarları güneybatıdan başlayarak kenti çevrelemekte ve kuzeydoğuya uzanmaktadır. Büyük kaba taşlardan örülmüş surların bir bölümü günümüze iyi bir durumda gelmesine rağmen yine de yıkık bir durumdadır. Neofitos kalenin batısındaki kayalarda küçük bir at kabartması görmüştür. Bu kabartmanın olduğu yerde Ayios İlyos'un gömülü bulunduğu söylenmektedir. Daha aşağıdaki kayada görülen Bizans yazısından, burada küçük bir kilisenin bulunduğu anlaşılmaktadır. Kalenin kuzeyinde ise oldukça büyük mağara sığınakları yapılmıştır. Bu sığınaklarda Pontuslular savaş zamanlarında kolayca barınmışlardır. Kurtuluş Savaşı’nda büyük yararlılıkları görülen Yarbay Topal Osman’ın mezarı kalenin altında liman kısmında bulunmaktadır. Burada eskiden sığınak olarak kullanılan büyük mağaralar vardır. Osmanlı döneminde kale içerisinde bir yerleşim olduğu, XV-XVI. yüzyıllara ait Trabzon Sancağı tahrir defterlerinden öğrenilmektedir. Ayrıca Giresun Kalesi denizi kontrol altında tutmasının yanı sıra burada gemiler de tamir edilirdi. XVI.yüzyılda Kaleyi Dizdar Kalkandelenli Yusuf Bey’in komutasında otuz muhafızla korunuyordu. Giresun Kalesinde yaşayanların dini gereksinimini karşılamak için Dildarzade’nin eşi Emetullah Hanım l830 yılında ahşap bir cami yaptırmıştır. Bu cami Mahmutzade Elhaç Mustafa tarafından l914 yılında yeniden yapılmıştır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8462180634872860082?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8462180634872860082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8462180634872860082' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8462180634872860082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8462180634872860082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/giresunu-ikiye-blen-yarm-adann-en-yksek.html' title='giresun kalesi'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nNQuyY1WI/AAAAAAAAAq4/OQm9iRWac7Q/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1220281942201977433</id><published>2008-03-01T23:35:00.002+02:00</published><updated>2008-03-01T23:38:07.919+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turizm'/><title type='text'>düden şelalesi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nMjeyY1VI/AAAAAAAAAqw/TX4u429nR_8/s1600-h/duden2s.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172890556943619410" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nMjeyY1VI/AAAAAAAAAqw/TX4u429nR_8/s400/duden2s.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nMc-yY1UI/AAAAAAAAAqo/OK1wUZY-sRI/s1600-h/duden1s.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172890445274469698" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 149px; CURSOR: hand; HEIGHT: 95px" height="85" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nMc-yY1UI/AAAAAAAAAqo/OK1wUZY-sRI/s400/duden1s.jpg" width="247" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bölgedeki akarsuların ortak amacı Akdeniz'e ulaşmaktadır. Bu amaçla Toros Dağlarının yamaçlarından itibaren bazen yer üstünden ve bazen de yer altından oldukça ilginç yolculuklar yaparlar. Bu sırada eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Bu çağlayanların sayısı 20'den fazladır. En güzelleri Antalya'nın 15 km. kuzeyindeki Düden Şelalesi 18 Km. batısındaki Kurşunlu Şelalesi ve Manavgat'ın 3 Km. kuzeyindeki Manavgat Şelalesi'dir.&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1220281942201977433?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1220281942201977433/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1220281942201977433' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1220281942201977433'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1220281942201977433'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/dden-elalesi.html' title='düden şelalesi'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nMjeyY1VI/AAAAAAAAAqw/TX4u429nR_8/s72-c/duden2s.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5451299334844468035</id><published>2008-03-01T23:30:00.002+02:00</published><updated>2008-03-01T23:33:15.816+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çiçek'/><title type='text'>kardelen çiçeği</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nLheyY1TI/AAAAAAAAAqg/8SOQVWyziEY/s1600-h/haber10_1b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172889423072253234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nLheyY1TI/AAAAAAAAAqg/8SOQVWyziEY/s400/haber10_1b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nLWOyY1SI/AAAAAAAAAqY/U8ZVPnAMvnA/s1600-h/2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172889229798724898" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nLWOyY1SI/AAAAAAAAAqY/U8ZVPnAMvnA/s400/2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;KARDELEN ÇİÇEĞİ Kardelen çiçeği, etrafındakilerin dostlarının anlatımıyla güneşe aşık olur.Aslında hayatında güneşi hiç görmemiştir. Çünkü bilir ki güneşi gördüğü an canından olacaktır. Ama bu aşk içinde öyle büyür öyle büyür ki artık dayanılmaz bir hal alır ve Allah'a dua eder,bana bir defacıkta olsun güneşi görmeyi nasip et diye. Ve bir gün dayanamaz Allah'ın huzuruna çıkar ve şöyle der; "Allahım güneşi görmem için bana izin ver." Allah'ta ona şöyle seslenir; "Ey kardelen bilmez misin ki sen narin bir çiçeksin ve güneşle karşılaştığın an canından olabilirsin.İyi düşün sana 2 gün mühlet veriyorum, ya güneş ya canın ." Kardelen yüce rabbinin huzurundan ayrılır ve düşünür.Ama içindeki güneş sevdası adeta onu içten içe kemirir.2.günün sonunda Rabbinin huzuruna çıkar ve şöyle der; "Bu aşk beni öyle büyüledi ki güneşi görmek için can atıyorum. Allah'ta ona; "Cesaretini taktir ederim ey kardelen ama bir yandan da üzülürüm,çünkü canından olacaksın." der. ve kardelen güneşi görmenin aşkıyla tutuşurken karın üstüne çıkmaya karar verir. Tam o beyaz karın içinden kafasını çıkardığı an güneşi görür,ama ona daha önce söylendiği gibi canından olur. Bu olay herkesin kalbinde yer eder.Herkes çocuklarına ve torunlarına bu olayı anlatır,nasihatte bulunurlar. "Eğer günün birinde aşık olursan,birini çok seversen __KARDELEN__ gibi cesaretli ol. Eğer ___KARDELEN___ kadar cesaretin yoksa Sakın Aşık olma!!! Derler. &lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5451299334844468035?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5451299334844468035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5451299334844468035' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5451299334844468035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5451299334844468035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/kardelen-iei.html' title='kardelen çiçeği'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nLheyY1TI/AAAAAAAAAqg/8SOQVWyziEY/s72-c/haber10_1b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3311522074207281559</id><published>2008-03-01T23:21:00.002+02:00</published><updated>2008-03-01T23:25:55.982+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vergi haftası'/><title type='text'>vergi haftası</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nJpeyY1RI/AAAAAAAAAqQ/Ty0xmfsAs_0/s1600-h/yeni_Trk_Liras.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172887361487951122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 121px; CURSOR: hand; HEIGHT: 145px; TEXT-ALIGN: center" height="100" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nJpeyY1RI/AAAAAAAAAqQ/Ty0xmfsAs_0/s400/yeni_Trk_Liras.jpg" width="207" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;VERGİ HAFTASI (Mart Ayının Son Haftası)&lt;br /&gt;Kamuoyunda sağlıklı bir vergi bilincinin oluşturulması ve toplumun tüm kesimlerine benimsetilmesi için 1990 yılından itibaren her yıl Mart ayının son haftası “Vergi Haftası” olarak çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vergi nedir?Vergiyi kısaca devletin gerçek ve tüzel kişilere yüklediği ekonomik yükümlülük, olarak açıklayabiliriz. Devletin bizlere yani vatandaşlara yüklediği bu ekonomik yükümlülüğün asıl işlevi, devlet harcamalarını karşılayarak yol, su, elektrik, sağlık gibi altyapı hizmetlerini sağlayabilmektir. Vergi ödemenin en temel ilkelerinden biri, toplumsal sınıf farkı tanımadan tüm vatandaşların bu görevi yerine getirmeleridir.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Kim, ne kadar vergi öder?Devletin belirlediği vergileri öderken, vergi ödeyen kişilerin, kamu hizmetlerinden yararlanma düzeyi kesinlikle göz önünde bulundurulmaz, bu tamamen kişilerin ödeme gücüyle orantılı bir paylaşımdır. Yani, A ile B'nin devletten yararlandığı hizmetler kesinlikle göz önünde bulundurulmamaktadır. Vergiler ödenirken devlet, sadece vatandaşlarının gelir düzeyine bakar ve kişilerin ödeme gücüne bağlı olarak bir ödeme sistemi geliştirir. A'nın aylık gelirinin B'den daha fazla olduğunu düşünürsen A, B'ye oranla devlete daha fazla vergi ödeyecektir.Vergilendirmenin asıl işlevleri nelerdir?Devlete kaynak yaratarak, yatırım ve harcamalarını karşılanmasını sağlar. Büyümeye katkıda bulunarak, gelir ve servet paylaşımını düzenler. Devletin sağlamakla yükümlü olduğu sağlık, güvenlik gibi temel hizmetleri ve altyapı hizmetlerinin gerçekleşmesini sağlar.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vergi türleri nelerdir?Vergiler, dolaylı vergi ve dolaysız vergi olarak genel bir şekilde ikiye ayrılır. Dolaylı vergi; kişilerin devletten bir hizmet almaları veya bir malı satın almaları sonucunda meydana gelir. Örneğin; oturduğun semtin marketinden aldığın çikolata ve meyve sularını alırken bile, devlete belli bir oranda vergi ödersin. Bu vergileri, K.D.V. ve Tekel vergisi olarak da sayabilirsin. Dolaysız vergi ise, ticaret ile uğraşanların kazandıklarından veya bir iş yerinde ücretli olarak çalışan memur ve işçilerin ücret ve maaşlarından kesilen vergidir. Bir örnek gerekirse, anne veya babanın çalıştığı iş yerlerini düşünebilirsin. Devlet, anne ve babanın her ay aldığı maaşın belirli bir oranı kadar vergi alır. Devlet, bu vergileri çalışan ve maaşı olan her vatandaşından keser.&lt;a href="http://www.kaliteliresimler.com/img1161.htm"&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Vergi ödemenin yararları nelerdir?Aynı ülkede yaşayan, devletin sunduğu hizmetlerden yararlanan vatandaşlar olarak hepimizin devlete vergi ödemesi gerekir. Bu ödediğimiz vergiler ile devlet bizlere çeşitli olanaklar sağlamaktadır. Devlet, vatandaşlarının çok daha rahat yaşayabilmesi için, biz vatandaşlardan aldığı vergiler ile halkına çeşitli kullanım olanakları yaratır. Bu olanakları, eğitim aldığın okulu yaptırmak, kullandığın suyu veya televizyon seyredebilmen için harcadığın elektriği evine getirmek olarak sayabiliriz. Vergi ödemek, bir ülkede yaşayan her vatandaşın en kutsal görevlerinden biridir. Devletin de bu vergilerden topladıklarıyla en iyi şekilde hizmet sunması da, vatandaşlarına karşı yerine getirmesi gereken en önemli görevlerden biridir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3311522074207281559?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3311522074207281559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3311522074207281559' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3311522074207281559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3311522074207281559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/03/vergi-haftas.html' title='vergi haftası'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8nJpeyY1RI/AAAAAAAAAqQ/Ty0xmfsAs_0/s72-c/yeni_Trk_Liras.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8742413289673176613</id><published>2008-02-28T17:43:00.003+02:00</published><updated>2008-02-28T17:52:23.808+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>YENİ 7 HARİKA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bW_B8QjkI/AAAAAAAAAqE/I7pDclOvANU/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172057600422874690" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bW_B8QjkI/AAAAAAAAAqE/I7pDclOvANU/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Roma Coliseum?u (M.S. 70 - 82) Roma&lt;/span&gt;, İtalyaRoma şehrinin merkezinde bulunan bu muhteşem amfiteatr başarılı lejyonerlerin ve Roma İmparatorluğunun onuruna inşa edilmiştir. Dizayn tasarımı bugün dahi geçerli olan bir anıttır ve yapılışından 2000 yıl sonra modern stadyumlar Coliseum'un orijinal tasarımından etkilenmektedirler. Bugün, filmler ve tarih kitapları vasıtasıyla bu arenada seyircilerin beğenisine sunulan acımasız dövüşler ve oyunlar hakkında daha fazla bilgi sahibiyiz.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8742413289673176613?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8742413289673176613/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8742413289673176613' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8742413289673176613'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8742413289673176613'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/yeni-7-harika.html' title='YENİ 7 HARİKA'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bW_B8QjkI/AAAAAAAAAqE/I7pDclOvANU/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5797372449208384836</id><published>2008-02-28T17:38:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T17:52:44.504+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bVyx8QjjI/AAAAAAAAAp8/Oo2lPvjgQ34/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172056290457849394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bVyx8QjjI/AAAAAAAAAp8/Oo2lPvjgQ34/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Kurtarıcı İsa Heykeli (1931) Rio de Janeiro&lt;/span&gt;, BrezilyaBu İsa heykeli 38 metre yüksekliğindedir ve Rio de Janeiro şehrine tepeden bakan Corcovado Tepesinin üzerine yerleştirilmiştir. Brezilyalı Heito da Silva Costa tarafından tasarlanan ve Fransız heykeltıraş Paul Landowski tarafından gerçekleştirilen bu anıt dünyanın en çok tanınan anıtlarından biridir. Heykelin yapımı beş yıl sürmüştür ve Ekim 1931'de açılışı yapılmıştır. Ziyaretçileri kollarını açarak karşılayan heykel şehrin ve Brezilya halkının sıcaklığının sembolü haline gelmiştir&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5797372449208384836?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5797372449208384836/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5797372449208384836' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5797372449208384836'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5797372449208384836'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/kurtarc-isa-heykeli-1931-rio-de-janeiro.html' title=''/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bVyx8QjjI/AAAAAAAAAp8/Oo2lPvjgQ34/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4845964507466757285</id><published>2008-02-28T17:34:00.002+02:00</published><updated>2008-02-28T17:53:05.407+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bUxh8QjiI/AAAAAAAAAp0/gGGwiWnNDDc/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172055169471385122" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bUxh8QjiI/AAAAAAAAAp0/gGGwiWnNDDc/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#990000;"&gt;Chichen Itza piramidi (M.Ö. 800 öncesi) Yucatan Yarımadası&lt;/span&gt;, MeksikaChichen Itza piramidi (M.Ö. 800 öncesi) Yucatan Yarımadası, Meksika Chichen Itza, Maya medeniyetinin ekonomik ve politik merkezi olarak hizmet vermiş en meşhur Maya tapınak sitesidir. Değişik yapıları ?Kukulkan piramidi, Chac Mol Tapınağı, Bin Kolonlar Geçidi, Tutukluların Oyun Sahası ? bugün dahi harikulade bir mimari alan ve mekân düzenleme göstergesi olarak kendini göstermektedir. Piramidin kendisi Maya tapınaklarının en sonuncusu hiç şüphesiz en büyüğüdür.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4845964507466757285?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4845964507466757285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4845964507466757285' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4845964507466757285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4845964507466757285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/chichen-itza-piramidi-m.html' title=''/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bUxh8QjiI/AAAAAAAAAp0/gGGwiWnNDDc/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4777090107366798667</id><published>2008-02-28T17:25:00.002+02:00</published><updated>2008-02-28T17:53:41.339+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bT1R8QjhI/AAAAAAAAAps/phe2aL8AD4I/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172054134384266770" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bT1R8QjhI/AAAAAAAAAps/phe2aL8AD4I/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#990000;"&gt;Tac Mahal (M.S. 1630) Agra,&lt;/span&gt; HindistanTac Mahal Babür İmparatorluğu'nun Timuroğulları hanedanının 5'inci hükümdarı Şah Cihan tarafından Hindistan'ın Agra şehrinde Yamuna Nehri kıyısına yaptırılmış bir anıt mezardır. Bu türbe, dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilir. Şah Cihan'ın büyük bir aşkla sevdiği eşinin ölümü üzerine, onun hatırasına yaptırılmıştır. 1630'da inşaasına başlanan eser, 22 yıl sonra tamamlanmıştır&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4777090107366798667?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4777090107366798667/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4777090107366798667' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4777090107366798667'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4777090107366798667'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/tac-mahal-m.html' title=''/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bT1R8QjhI/AAAAAAAAAps/phe2aL8AD4I/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-2250139429410158929</id><published>2008-02-28T17:22:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T17:54:08.171+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bR6B8QjfI/AAAAAAAAApc/DUGVY_v-B4I/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172052016965389810" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bR6B8QjfI/AAAAAAAAApc/DUGVY_v-B4I/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Petra (M.Ö. 9 ? M.S. 40)&lt;/span&gt; Petra, ÜrdünÜrdün'ün Lut Gölü ile Akabe Körfezi arasında yer alan petra antik kenti M.Ö 400 ile M.S. 106 yılları arasında Nebatiler'in başkentiydi. Roma İmparatorluğu'nun işgalinin ardından M.S. 400 yıllarında deprem ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle zaman içinde unutulan kent 1812 yılında İsviçreli gezgin Johann Burckhardt tarafından tekrar bulundu. Kentte tiyatro, tapınak, ev gibi yapılar kireç taşına oyularak yapılmıştır. El Khazna ve Roma döneminde yapılan anfitiyatro en bilinen yapılardır. 6 Aralık 1985 tarihinde UNESCO tarafından Dünya Kültürel Mirası listesine dahil edilen Petra, Peru'da yer alan Machu Picchu ile kardeş şehirdir.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-2250139429410158929?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/2250139429410158929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=2250139429410158929' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2250139429410158929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2250139429410158929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/petra-m.html' title=''/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bR6B8QjfI/AAAAAAAAApc/DUGVY_v-B4I/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6632783133589033906</id><published>2008-02-28T17:19:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T17:54:47.424+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bRLx8QjeI/AAAAAAAAApU/M2KbWH5BSnU/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172051222396440034" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bRLx8QjeI/AAAAAAAAApU/M2KbWH5BSnU/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Machu Picchu (1460-1470)&lt;/span&gt; Machu Picchu, PeruInka İmparatoru Pachacutec 15. yüzyılda Manchu Picchu olarak bilinen dağda bulutlar içinde bir şehir inşa ettirmiştir. Bu muhteşem yerleşim merkezi And platosundan başlayarak balta girmemiş Amazon ormanlarının Urubamba Nehrine kadar uzanmaktadır. İnkalar tarafından çiçek hastalığı salgınından dolayı terkedilmiştir. İspanyolların İnka İmparatorluğu'nu ele geçirmelerinden sonra şehir 300 yıl boyunca 'kayıp' olarak kalmış ve 1911 yılında Hiram Bingham tarafından tekrar bulunmuştur.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6632783133589033906?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6632783133589033906/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6632783133589033906' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6632783133589033906'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6632783133589033906'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/machu-picchu-1460-1470-machu-picchu.html' title=''/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bRLx8QjeI/AAAAAAAAApU/M2KbWH5BSnU/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1535264602251536040</id><published>2008-02-28T17:12:00.003+02:00</published><updated>2008-02-28T17:55:18.799+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bPlx8QjdI/AAAAAAAAApM/CYfa7xw4dqQ/s1600-h/untitled.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5172049470049783250" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bPlx8QjdI/AAAAAAAAApM/CYfa7xw4dqQ/s400/untitled.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;Çin Seddi (M.Ö 220 ve M.S. 1368 - 1644) &lt;/span&gt;ÇinÇin Seddi, Çin'in kuzeybatısı boyunca uzanan dünyanın en uzun savunma duvardır. En uzun sürede yapılan ve en çok insan çalıştırılan yapıdır. M.S.555'te Pekin ile Datong arasındaki 500 km.lik duvarın yapımında 1 milyon 800 bin kişi çalıştırılmıştır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1535264602251536040?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1535264602251536040/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1535264602251536040' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1535264602251536040'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1535264602251536040'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/in-seddi-m.html' title=''/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8bPlx8QjdI/AAAAAAAAApM/CYfa7xw4dqQ/s72-c/untitled.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-411450168530327717</id><published>2008-02-28T13:51:00.004+02:00</published><updated>2008-02-28T13:54:00.538+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>EFSANEVİ AĞAÇ DEDE MEŞESİNDEN BAZI GÖRÜNTÜLER</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8aglx8QjcI/AAAAAAAAApE/Zzg15WmT1Yk/s1600-h/dedpar%25205.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171997793003277762" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8aglx8QjcI/AAAAAAAAApE/Zzg15WmT1Yk/s400/dedpar%25205.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8agdB8QjbI/AAAAAAAAAo8/5M1KipcFfNY/s1600-h/dem%25208.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171997642679422386" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8agdB8QjbI/AAAAAAAAAo8/5M1KipcFfNY/s400/dem%25208.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8agUB8QjaI/AAAAAAAAAo0/v75F387ljMA/s1600-h/dedpar%25201.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171997488060599714" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8agUB8QjaI/AAAAAAAAAo0/v75F387ljMA/s400/dedpar%25201.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-411450168530327717?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/411450168530327717/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=411450168530327717' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/411450168530327717'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/411450168530327717'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/efsanevi-aa-dede-meesinden-bazi-grntler.html' title='EFSANEVİ AĞAÇ DEDE MEŞESİNDEN BAZI GÖRÜNTÜLER'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8aglx8QjcI/AAAAAAAAApE/Zzg15WmT1Yk/s72-c/dedpar%25205.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4751207433443268585</id><published>2008-02-28T13:45:00.003+02:00</published><updated>2008-02-28T13:50:46.540+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>EFSANEVİ AĞAÇ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8afCB8QjZI/AAAAAAAAAos/9wiaeagHPF4/s1600-h/dem%25202.jpg"&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171996079311326610" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8afCB8QjZI/AAAAAAAAAos/9wiaeagHPF4/s400/dem%25202.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;DEDE MEŞESİ&lt;/span&gt;, Çakraz ve çevresindeki en ilginç doğa ve kültür varlığıdır. Çakraz' ın doğusunda, Ova köyün yakınındaki bir tepede tek ağaçtır. Bu ağaç çok yaşlı bir meşe ağacıdır. Çok uzun yıllar önce, ağaca düşen bir yıldırım sonucunda, ağacın gövdesi oyulmuş ve sadece kalın bir kabuk kalmıştır. Fakat ağaç kurumamış ve bu kabuktaki dallardan sürgün vererek varlığını sürdürmüştür. Çevre insanları tarafından bazı kutsal özellikler yakıştırılan bu ağaç, yakın yıllara kadar dilek ağacı olarak kabul edilmiş ve dallarına tel , mendil, renkli kumaşlar bağlanmıştır. Buraya dilek dilemek için gelenlerin dileklerinin kabul edildiğine dair inançlar vardır.Eski yıllarda, köylerdeki yağmur duaları için Dede Meşesi' ne gidilir ve burada yağmur duası yapılırmış. Köyün yaşlılarından, İbrahim TEZEL, böyle bir yağmur duası için Dede Meşesi' ne gittiklerinde, yağmur duasının bitiminde hemen sonra, daha yamaçlardan aşağı inmeye başladıkları anda, gökten bardaktan boşanırcasına bir yağmurun başladığını anlatıyor.&lt;br /&gt;Hem bu ilginç ağacı görmek, hem de bir doğa yürüyüşü yapmak ve Çakraz çevresinin muhteşem doğal güzelliğini bu tepeden seyretmek çok güzel ve dinlendiricidir. Buraya ulaşmak için iki veya üç alternatif yürüyüş seçeneği vardır. Bunlardan birincisi, Çakraz' dan ova köyüne yürüyüp, Ova köyün içinden geçerek yüz metre kadar ilerledikten sonra GÜRPINAR ailesinin eski evlerinin bahçesinden geçilip, nispeten dik bir patikadan Dede Meşesi'ne ulaşılabilir. İkinci seçenek de, biraz daha ilerlenerek, yol kenarından tepenin güney yamacından çıkmaktır. Bu yol daha az engellidir. Fakat fazla dik değildir. Üçüncü ve en uygun seçenek ise, Ova köy çıkışından itibaren yolu takip ederek, Akkonak asfaltına çıkıp, nispeten daha az eğimli ve yorucu olmayan sırtlardaki patikalardan ilerlenerek Dede Meşesi' ne varılabilir. Bu seçenek en iyisidir.Akkonak yoluna erişinceye kadar, yol boyunca muhteşem doğa güzelliklerinin içinden yol alınır.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4751207433443268585?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4751207433443268585/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4751207433443268585' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4751207433443268585'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4751207433443268585'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/efsanevi-aa_28.html' title='EFSANEVİ AĞAÇ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8afCB8QjZI/AAAAAAAAAos/9wiaeagHPF4/s72-c/dem%25202.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1714053544454216042</id><published>2008-02-27T22:39:00.003+02:00</published><updated>2008-02-28T00:17:44.252+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>EN ÇOK İNCELENEN HASTALIKLARDAN BİRİ</title><content type='html'>&lt;span style="color:#990000;"&gt;ROMATİZMA&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;1-&lt;/span&gt;atkuyruğu çayı, bedenin mineral dengesini bozmadan, fazla sıvıların, asitlerin ve öteki zararlı maddelerin dışkılanabilmesini sağlayabilecek bitkilerin en değerlisidir. günde 2-3 bardak bitki çayı, aç karnına, tatlandırılmadan içilmelidir. 5-6 günlük bir kürden sonra 2-3 gün ara verilip, yine 5-6 günlük bir küre başlamak doğru olur. uygulanan 2-3 kürden sonra, 1-2 hafta ara verilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;2-&lt;/span&gt;ayrık kökübanotu yaprağıbiberiye esansıgüveyfeneri meyvesihodanhuşağacı yaprağıısırganotu yaprağıkamış kökükatırtırnağı çiçeğikavak tomurcuğumaydanoz tohumumısır püskülüsöğüt kabuğutatula yaprağıterementi esansı&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;3-&lt;/span&gt;biberiye, adaçayı, nane, papatya, ısırgan otu ve çam filizi tentürleri, friksiyon ve kompres olarak, tek tek veya karıştırılarak kullanılabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;4-&lt;/span&gt;biberiye, kekik, papatya, ıhlamur ve adaçayı bitkilerinin çayları da, günde 1-3 bardak içilebilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;5-&lt;/span&gt;hardal tohumu dövülüp, bal ile karıştırılarak yenir. ayrıca, ağrılı bölgeye sürülür. aşağıdaki yağlar belli oranlarda karıştırılıp ağrılı bölgeye tatbik edilir; pelesenk yağı : 100g. kekik yağı : 70g. alabalık yağı : 50g. karanfil yağı : 25g.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;6-&lt;/span&gt;ısırgan otu çayı, bedendeki ödemin, zehirli maddelerin ve asitlerin sağlıklı biçimde dışkılanabilmesini sağlayabilir. ayrıca, bol miktarda demir ve c vitamini de içerir. günde 2-3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir. 2-3 haftalık bir kürden sonra 1 hafta ara verilip, aynı küre yeniden başlanabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;7-&lt;/span&gt;nohut kaynatılıp lapa yapılır. ılık olarak sarılır. 24 saatte bir tekrarlanır.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;8-&lt;/span&gt;özel bileşimli tentür: çam filizi tentürü 50 ml, biberiye tentürü 30 ml, adaçayı tentürü 40 ml, mentol 5? gr, kafur 8? gr. hepsi bir şişede kariştirilir ve kafur eriyene kadar çalkalanir. özel friksiyon ve kompres tentürü hazirdir. bu tedavilerin sonunda, tedavi gören bölge, kuru-sicak bir havlu ile örtülmelidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;9-&lt;/span&gt;potasyum ve kalsiyum içerikli besinlere öncelik verilmesi gerekir. bu maddeleri içeren besinler aşagida belirtilmiştir: taze sebze, meyve, salatalar, findik-fistik türleri ve çig süt. konservelerden, agir yaglardan ve tatlilardan kaçinilmalidir. yalnizca, sizma tabir edilen bitkisel yaglar tüketilmelidir. kahve ve alkole yanaşilmamali, bolca çig süt içilmelidir. bedenin zehirlerden ve asitlerden tümüyle arinabilmesi için, sindirim sisteminin ve karacigerin tam kapasite ile çalişmasina özen gösterilmelidir. sirt agrilarinin büyük bir bölümünün romatizma ile hiçbir bagi yoktur. bu agrilar genellikle iş yerinde kullanilan yanliş iskemleden veya yanliş oturma biçiminden kaynaklanir. ayrica, bir depresyon hali de sirt agrilarina neden olabilir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;10-&lt;/span&gt;süzme balromatizma ve sancılarına karşı da iyi bir ilaçtır. sancıyan yer bal sürülmüş keten bezle sarılır, üzerine yün veya koyun postekisi bağlanır. keten bez değiştirilirken romatizmalı yer önce sıcak su ile yıkanır, hafifçe masajlanır. işlem 4 saatte bir tekrarlanır. romatizmalı yerin soğumamasına dikkat edilmeli, ağrı kesildikten sonra da tedaviye 1 hafta devam edilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;11-&lt;/span&gt;zeytinyagi (1 litre)lavanta (çiçegi) 50 gramkarişim sicak bir yerde 9-10 gün boyunca dinlendirilir, iyice süzülür, sivi kisim koyu renkli şişelerde saklanirromatizmali yere bu sivi ile masaj yapilir ve sicak tutulur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;12-&lt;/span&gt;zeytinyagi (1 litre)leylak (taze çiçek) 150 gramkarişim her gün bir kaç kez çalkalanarak, 30 gün boyunca oda sicakliginda ve az işik alacak şekilde dinlendirilir, iyice süzülür, sivi kisim koyu renkli şişelerde saklanirromatizmali yere bu sivi ile masaj yapilir ve sicak tutulur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;13-&lt;/span&gt;zeytinyagi (1 litre)süpürgeotu (calluna vulgaris l.) (iyi kiyilmiş çiçekli) 250 gramkarişim her gün bir kaç kez çalkalanarak, 10 gün boyunca oda sicakliginda ve az işik alacak şekilde dinlendirilir, iyice süzülür, sivi kisim koyu renkli şişelerde saklanirromatizmali yere bu sivi ile masaj yapilir ve sicak tutulur.&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#990000;"&gt;14-&lt;/span&gt;zeytinyagi (100 gram)sarimsak 10 gramkullanmadan hemen önce taze olarak hazirlanir.romatizmali yere bu sivi ile masaj yapilir ve sicak tutulur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1714053544454216042?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1714053544454216042/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1714053544454216042' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1714053544454216042'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1714053544454216042'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/en-ok-incelenen-hastaliklardan-biri.html' title='EN ÇOK İNCELENEN HASTALIKLARDAN BİRİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6925718855439294260</id><published>2008-02-27T22:12:00.005+02:00</published><updated>2008-02-28T00:18:03.243+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>STRESİN EN İYİ İLACI:SİYAH ÇAY</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8XEMx8QjWI/AAAAAAAAAoQ/ZKk85WNIn60/s1600-h/cay_simit.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5171755470948437346" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8XEMx8QjWI/AAAAAAAAAoQ/ZKk85WNIn60/s400/cay_simit.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Yapılan araştırma sonuçlarına göre, günlük bir bardak siyah çayın, stresle başa çıkmak için birebir olduğu belirlendi. Bilim adamlarının son yaptığı araştırmaya göre siyah çay, vücuttaki stres hormonları seviyesinde doğrudan etki yapıyor. Psychopharmacology isimli sağlık dergisinde yayınlanan sonuçlar, siyah çay içenlerin stresten çok daha çabuk arınabildiğini ortaya koydu.İngiltere de bulunan University College London da yapılan araştırmalar sonucu, siyah çayın insanlar üzerinde anti-stres etkisi bulunduğu bildirildi. Bilim adamlarının yaptığı incelemelere göre siyah çay, vücuttaki stres hormonlarının seviyesi üzerinde doğrudan etki gösteriyor. Araştırmaya katılanlar içinde, 6 hafta boyunca günde 4 kez çay içenlerin kanlarında bulunan cortisol isimli stres hormonu seviyelerinin, stresli geçen etkinliklerin ardından ölçüldüğü ve oldukça stres hormonunun beklenenin daha altında olduğu görüldü.Araştırmanın uygulandığı deneklerin normal yaşamlarında düzenli olarak çay içme alışkanlığı bulunanlar arasından seçildi. İlk aşamada bütün denekler çay içme alışkanlıklarına bir süre ara verdi. Araştırma kapsamında denekler iki gruba ayrılarak, bir gruba normal siyah çay verilmeye devam edilirken, diğer gruba siyah renkli olan, tadı da çay ile benzer olan ancak siyah çaydan farklı bir bitki çayı verildi. Her iki grubun da, stresli oldukları durumlardaki, cortisol, kalp atışı ve kan basıncı değerleri ölçüldü. Daha sonra deneklere 3 farklı sorun meydana getirilerek, her bir denek kamera karşısında, içinde bulundukları durum nedeni ile tartıştı. Yaşanılan sorun sonucunda, stres hormonu, tansiyon ve kalp atışı değerleri yeniden ölçüldü. Her iki grubun stres seviyeleri benzer çıkmasına rağmen, 50 dakika sonunda, normal çay içen grubun stres seviyesi yüzde 47 oranında düşerken, sahte çay verilen grubun stres seviyesi en fazla yüzde 27 oranında düşebildi. Çay içenlerin, yaşadıkları sorunların ardından daha hızlı ve kolayca rahatlayabildikleri ortaya çıktı. &lt;span style="color:#990000;"&gt;ÇAY İÇENLERDE KALP KRİZİ RİSKİ DAHA AZ&lt;/span&gt;Araştırmanın bir diğer sonucuna göre ise, çay içenler, içmeyenlere göre daha az kan pıhtılaşmasına bağlı gelişen kalp krizi geçirme riski taşıyor. University College London Halk sağlığı ve Salgınlar bölümü Profesörü Andrew Steptoe, halk arasında, çay içmenin, günlük yaşamdaki stresli durumlarda rahatlatıcı olduğuna inanıldığını, ancak şimdiye dek ilk kez bunun bilimsel bir araştırma ile test edildiğini söyledi. Deneklerin hiç birinin içtikleri çayın gerçek çay olup olmadığını bilmediklerini de söyleyen Profesör Steptoe, çayın içindeki hangi maddenin rahatlamaya ve stresi yenmeye neden olduğunun bilinmediğini sözlerine ekledi.Andrew Steptoe, ayrıca, çayın içinde birçok farklı maddenin bulunduğu ve bu maddelerden catechin, polyphenol, flavonoid ve amino asitlerin beyindeki vericileri etkilediğinin daha önceki araştırma sonuçlarından ortaya çıktığını, ancak bu araştırma ile bu farklılığın nedenlerine ilişkin bir şey söylenemeyeceğini belirtti. "Bizim araştırmamız, siyah çay içmenin, günlük yaşamdaki stresten kurtulmak ve çok daha hızlı rahatlamakta etken olduğunu ortaya çıkardı, bununla birlikte, çay içmek, stres hormonunu normale indirirken çok etkili." diyen Steptoe, bu araştırma sonuçlarının sağlık için çok büyük bir bilgi olduğunu, stres seviyesinin yavaş yavaş normale dönmesinin kronik rahatsızlıklara ve koroner kalp hastalıklarına yolaçtığını söyledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6925718855439294260?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6925718855439294260/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6925718855439294260' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6925718855439294260'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6925718855439294260'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/stresin-en-iyi-ilacisiyah-ay.html' title='STRESİN EN İYİ İLACI:SİYAH ÇAY'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R8XEMx8QjWI/AAAAAAAAAoQ/ZKk85WNIn60/s72-c/cay_simit.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-2894893696599439767</id><published>2008-02-24T16:53:00.002+02:00</published><updated>2008-02-24T16:59:41.942+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ŞİİR'/><title type='text'>ŞEHİTLİK MERTEBESİ</title><content type='html'>Gözün aydin olsun anam,sende onlardan Sehit analarindansin,degil siradan Vaden doldu dedi,bugün Yaradn Sil göz yasini aglama anam Sehitlik mertebesi verdi Yaradan Kanim damla damla,akti topraga Canim kurban olsun,benim vatana Iki melek geldi simdi yanima sil göz yasini,aglama anam Sehitlik mertebesi verdi Yaradan Yönümü kibleye dogru cevirdi Cennet seni bekliyor,hadi gel dedi Biri suyum döktü,biride yudu Sil göz yasini aglama anam Sehitlik mertebesi verdi Yaradan Müjde sana anam,ey sevgili yar Seninde artik bir sehit oglun var Mühürün alninda mahsere kadar Sil göz yasini aglama anam Sehitlik mertebesi verdi Yaradan Yarin divan kurulur,sabahinda mahserin En güzel yeri sehidindir cennetin Anam olmayinca gitmem ben derim Sil göz yasini aglama anam Sehitlik mertebesi verdi Yaradan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#6600cc;"&gt;NOT&lt;/span&gt;:&lt;span style="color:#ff6600;"&gt;ŞEHİTLERİMİZİN BİRTANESİDE YAN KOMŞUMUZA GELDİ.ANASINA BABASINA CANI GÖNÜLDEN BAŞSAĞLIĞI DİLİYORUM.ŞEHİDİMİZİN MEKANI CENNET OLSUN.VATAN SAĞOLSUN.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-2894893696599439767?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/2894893696599439767/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=2894893696599439767' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2894893696599439767'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2894893696599439767'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/ehitlik-mertebesi.html' title='ŞEHİTLİK MERTEBESİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6426621109282471990</id><published>2008-02-22T21:44:00.002+02:00</published><updated>2008-02-22T21:54:24.043+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>KAYAK CENNETİ TÜRKİYE</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R78mix8QjVI/AAAAAAAAAoI/6CfUw_K-sj0/s1600-h/adsÄ±z.bmp"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5169893276208106834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R78mix8QjVI/AAAAAAAAAoI/6CfUw_K-sj0/s400/ads%C4%B1z.bmp" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Türkiye’de bulunan kayak merkezlerinin başında Ağrı-Bubi Dağı, Ankara-Elmadağ, Antalya-Saklıkent, Bingöl-Yolaçtı, Bitlis-Merkez, Bolu- Kartalkaya, Bursa-Uludağ, Elazığ-Sivrice Hazarbaba, Erzincan-Bolkar, Erzurum-Palandöken, Gümüşhane-Zigana, Isparta-Davraz,İzmir-Ödemiş Bozdağ, Kastamonu-Ilgaz, Kars-Sarıkamış, Kayseri-Erciyes yer alıyor. Ülke genelinde kayak merkezlerinin sayısı hızla artarken 20’den fazla ilde de kayak kulüpleri faaliyet gösteriyor. &lt;span style="color:#000099;"&gt;Türkiye’de bulunan belli başlı kayak merkezleri şöyle&lt;/span&gt;: &lt;span style="color:#ff6600;"&gt;AĞRI-BUBİ DAĞI:&lt;/span&gt; Ağrı ili sınırları içinde yer alan kayak merkezi, Ağrı şehir merkezine 18 kilometre mesafedeki Bubi Dağı’nda kurulu. Karasal iklimin hüküm sürdüğü kayak merkezinde kayak için en uygun sezon Aralık-Nisan ayları. Alpin çayırlarla kaplı merkezde, kayak mevsiminde kar yüksekliği 1-2 metreyi buluyor. Kayak merkezinde uzunluğu 1227 metre olan 600 kişi/saat kapasiteli teleski hizmet veriyor. &lt;span style="color:#009900;"&gt;ANKARA-ELMADAĞ&lt;/span&gt;: Merkez, Ankara ili sınırları içinde, Elmadağ’ın kuzey yamaçlarında yer alıyor. Ankara’ya 18 kilometre uzaklıkta olan kayak merkezine ulaşım üniversite araçları ve özel araçlarla mümkün. Kayak merkezi Elmadağ’ın kuzey yamaçlarında, 1500-1850 metre yükseklikte bulunurken, pistler ağaçsız ve alpin çayırlarla kaplı. Merkezde kayak sezonu Ocak-Mart arasında yapılırken, kar kalınlığı 30-60 santimetre arasında değişiyor. Merkezde, 548 metre uzunluğunda saatte 720 kişi kapasiteli bir adet teleski bulunurken, pist kolay ve orta zorluk derecelerinde.&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANTALYA-SAKLIKENT&lt;/span&gt;: Akdeniz Bölgesi’nde Antalya’nın batısında Beydağları üzerinde, Antalya kent merkezine 50 kilometre kuzeybatıda yer alan kayak merkezi, Antalya’ya yakınlığı nedeni ile bir günde iki mevsimin birden yaşanabilen ender yerlerden biri. İki bin 747 metre yüksekliği olan Bakırlı Dağı’ndaki kayak merkezinde, kayak alanı 2300-2000 metre arasında. Kar yağışına bağlı olarak kayak mevsimi 2-3 ay sürüyor. Merkezde, 240 kişi/saat ve 340 kişi/saat kapasiteli 600 ve 800 metrelik 2 adet teleski hizmet veriyor.&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;BİNGÖL-YOLAÇTI&lt;/span&gt;: Kayak merkezi Bingöl ili sınırları içinde bulunuyor. Şehir merkezine olan uzaklığı ise 25 kilometre. Karasal iklime sahip kayak merkezinde kayak sezonu aralık ayında başlayıp, mart ayına kadar devam ediyor. Merkezde, uzunluğu 925 metre olan 500 kişi/saat kapasiteli, 499 teleski tesisi bulunuyor. Pist uzunluğu bin metre olan tesisin, acemi ve ileri düzey kayakçılar için güzergahlar bulunuyor.&lt;span style="color:#009900;"&gt;BİTLİS-MERKEZ&lt;/span&gt;: Diyarbakır-Tatvan-Van karayolu üzerinde, Van Gölü’nün yaklaşık 25 kilometre güneydoğusunda yer alan merkezde kayak sezonu aralık ayında başlıyor ve nisan ayına kadar devam ediyor. Kayaktesisleri batıdaki Altınkalbur Dağları’nda yer alıyor. Uzunluğu 726 metre, kapasitesi 720 kişi/saa.&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;BOLU-KARTALKAYA&lt;/span&gt;: Kartalkaya, Bolu il merkezinin güneydoğusunda, Köroğlu Dağları üzerinde yer alıyor. t olan bir adet teleski tesisi bulunuyor. Pistler orta ve zor düzeyde zorluk derecelerindeAlp kayağı, kayaklı koşu ve tur kayağı için çok uygun koşullara sahip. Kayak alanı 1850-2200 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer alırken, yöre, yarı ılıman iklime sahip.Kayak için en uygun zaman ise 20 Aralık-20 Mart tarihleri arasında. İki adet telesiej, 6 adet telesiki ve 3 adet baby lift olmak üzere toplam 11 mekanik tesiste toplam taşıma kapasitesi 6000 kişi/saat. &lt;span style="color:#9999ff;"&gt;KIŞ KLASİĞİ, BURSA-ULUDAĞ&lt;/span&gt;: Bursa’nın 36 kilometre güneyinde yer alan Uludağ, ülkenin en gözde kış sporları merkezi. Uludağ kayak merkezi Alp ve Kuzey disiplini ile “Tur kayağı” ve “Helikopterli kayak” uygulamaları bakımından uygun coğrafya şartlarına sahip. Kayak dışındatesislerde, snow board, big foot, buz pateni, kar motosikleti aktivitelerde de bulunabiliyor. Kayak alanı 1750-2543 metre yükseklik arasında. Kayak için uygun zaman 20 Aralık-20 Mart tarihleri arasındaki dönem. Normal kış koşullarında üç metre dolayında kar yağışı alan yöre, mevsim başında toz kar, sonunda ise ıslak kar niteliği gösteriyor. Oteller bölgesinde8 telesiyej, 7 telesiki olmak üzere 15 mekanik tesiste 11. bin kişi/saat kapasite mevcut.&lt;span style="color:#ffcc00;"&gt; ELAZIĞ-SİVRİCE HAZARBABA&lt;/span&gt;: Sivrice İlçesi sınırlarında Hazarbaba Dağı’nda bulunan merkez, Elazığ’a 25 kilometre uzaklıkta. İki bin 347 metre zirvesi bulunan Hazarbaba Dağı’nda normal kış koşullarında kar kalınlığı 100-200 santimetre civarında. Kayak sezonu aralık ayında başlıyor ve mart ayına kadar devam ediyor. Tesisin mevcut tele-ski tesisi, 2000 yılında büyütülerek 1700 metreye çıkarılmış, kayak pisti geliştirilerek amatör ve profesyonel kayakçılara rahat kayma imkanı sağlamış&lt;span style="color:#ff6666;"&gt;.ERZİNCAN-BOLKAR&lt;/span&gt;: Merkez Erzincan’a 40 kilometre mesafede ana yol güzergahında Bolkar Dağları’nda kurulu. Kayak mevsiminin aralık ayındabaşladığı merkezde nisan ayına kadar kayak yapılabiliyor. Kayak merkezinde 1050 metre uzunluğunda, 1200 kişilik bir teleski tesisi ile300 metre uzunluğunda baby-lift tesisi bulunuyor&lt;span style="color:#33ff33;"&gt;.DOĞU ANADOLU’NUN ZİRVESİ, ERZURUM - PALANDÖKEN&lt;/span&gt;: Üç bin 185 metre zirveye sahip Palandöken Dağları, Erzurum’un güneyinde yer alıyor ve doğu-batı yönünde uzanıyor. Türkiye’nin en yüksek ve soğuk illerinden biri olan Erzurum’da, sert kara iklimi hüküm sürerken, yılın 150 günü karla örtülü. Kayak alanı 2200-3176 metre yükseklik kuşağı üzerinde yer alırken, karasal iklim nedeniyle, mevsim boyunca “toz kar” üzerinde kayak yapılıyor. 10 Aralık-10 Mayıs arasındaki dönem kayak etkinlikleri için en uygun zaman. Kayak Merkezinde 5 adet telesiyej, 1 adet teleski, 2 adet baby lift ve 1 adet gondol lift hizmet veriyor.&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;GÜMÜŞHANE-ZİGANA&lt;/span&gt;: Zigana Kayak Merkezi Gümüşhane il sınırları içerisinde. Kayak merkezi Gümüşhane’ye 40 kilometre, Trabzon’a ise 60 kilometre mesafede. Genellikle ormanlık alan ile kaplı olan kayak merkezinde kayak alanları 1900-2500 metre yüksekliklerinde ve çim ile kaplı. Merkezde, kayak sezonu aralık ayında başlıyor ve nisan ayına kadar devam ediyor. Kayak merkezinde bir adet teleski, bir adet Baby-Lift tesisi bulunmaktadır. tesisin uzunluğu 661 metre kapasite ise 843 kişi/saat. &lt;span style="color:#ffcc33;"&gt;ISPARTA-DAVRAZ&lt;/span&gt;: Merkez, Isparta il sınırları içerisinde il merkezine 26 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Karasal İklimin hüküm sürdüğü merkezde, kayak mevsimi aralık-nisan ayları arası. Çıplak yapıya sahip olan dağda, çeşitli kış sporlarına imkan veren parkurlar bulunuyor. Uzunluğu 1155 metre olan, 1000 kişi/saat kapasiteli telesiyej tesisi mevcut.&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;İZMİR-ÖDEMİŞ BOZDAĞ&lt;/span&gt;: Tesis, İzmir ili, Ödemiş İlçesi, Bozdağı Köyüsınırları içinde Bozdağı’nda kurulu bulunuyor. İzmir’e 110 kilometre uzaklığında olan merkezde, aralık ayından mart ayına kadar kayak yapılabilmekte. Kayak alanları 1700-2157 metre yükseklikleri arasında.Özellikle dağın kuzeye bakan yamaçlarında Alp disiplini kayak uygulamaları yapmak için elverişli ortam bulunuyor. &lt;span style="color:#993399;"&gt;KASTAMONU-ILGAZ&lt;/span&gt;: Merkez, Kastamonu ve Çankırı illeri sınırında zirvesi 2850 metre olan Ilgaz Sıradağları üzerinde, Ilgaz Milli Parkı içerisinde yer alıyor. Karasal İklime sahip bölgede hakim rüzgar yönü kuzey-kuzeybatı yönlerinde. Kayak mevsimi aralık ayında başlayıp nisanayına kadar sürüyor. Kayak merkezinde bir adet çift iskemleli telesiyej tesisi ile 1 adet teleski tesisi bulunuyor. 700 m. uzunluğundaki telesiyej tesisi 700 kişi/saat kapasitede, 950 m. uzunluğundaki teleski 1000 kişi/saat kapasitede.&lt;span style="color:#999900;"&gt; KARS-SARIKAMIŞ&lt;/span&gt;: Kars-Sarıkamış ilçe merkezinin güneydoğusunda yer alan merkez, 2634 metre yükseklikte bulunuyor. Kars’a 55 kilometre mesafedeki merkez, kar kalitesi açısından önem kazanıyor. Çamlar arasında toplam 12 kilometreyi bulan 5 etaplı piste sahip 2500 rakımlıCıbıltepe’nin muhteşem bir doğal güzelliği var. Cıbıltepe’nin kristal karla kaplı olması ise onu kayakçılar açısından daha cazip hale getiriyor. Sarıkamış’ta kayak için en uygun zaman 20 Aralık-20 Mart tarihleri arası. Sarıkamış ve çevresi, Alp disiplini, Kuzey disiplini ve tur kayağı etkinlikleri için çok uygun koşullara sahip. Merkezde 2 adet telesiyej, 1 adet teleski tesisi hizmet veriyor.&lt;span style="color:#006600;"&gt;KAYSERİ-ERCİYES&lt;/span&gt;: Orta Anadolu’nun en yüksek doruğu olan Erciyes Dağı Kayseri ilinin 25 kilometre güneyinde bulunuyor. Sönmüş bir volkan olan dağın yüksek kısımları yılın her mevsiminde kalıcı karlarla örtülü. Merkez, dağın kuzey yamaçlarında yer alan Tekir Yaylası üzerinde. Kayak için en uygun zaman 20 Kasım-20 Nisan tarihleri arası. Normal kış koşullarında kar kalınlığı 2 metre dolayında bulunuyor. Yaz kayağı, tur kayağı ve helikopterli kayak yapılması mümkün. Kayak merkezinde toplam 1905 kişi/saat 2 adet teleski ve 1 adet telesiyej olmak üzere 3 adet mekanik tesis mevcut.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6426621109282471990?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6426621109282471990/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6426621109282471990' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6426621109282471990'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6426621109282471990'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/kayak-cenneti-trkiye.html' title='KAYAK CENNETİ TÜRKİYE'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R78mix8QjVI/AAAAAAAAAoI/6CfUw_K-sj0/s72-c/ads%C4%B1z.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-9110626723426446709</id><published>2008-02-20T11:39:00.001+02:00</published><updated>2008-02-20T11:41:18.243+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>ISPANAKLI YAŞ PASTA</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7v1Vx8QjUI/AAAAAAAAAoA/aNj18IX8cJc/s1600-h/Resim+003.jpg"&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5168994751869914434" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7v1Vx8QjUI/AAAAAAAAAoA/aNj18IX8cJc/s400/Resim+003.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#000099;"&gt; MALZEMELER&lt;/span&gt;:3 YUMURTA1.5 SU BARDAĞI ŞEKERYARIM SU BARDAĞI HAŞLANMIŞ PARÇALANMIŞ TUZSUZ ISPANAKYARIM SU BARDAĞI SIVIYAĞ1 PAKET VANİLYA1 PAKET KABARTMA TOZUALABİLDİĞİ KADAR UN&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;ÜZERİ İÇİN&lt;/span&gt;:1 PAKET KREM ŞANTİ 1 SU BARDAĞI SÜT&lt;span style="color:#000099;"&gt;YAPILIŞI&lt;/span&gt;: Bütün malzemeleri karıştırıp bir kek yapılır.piştikten sonra kekin kenarlarından azcık kesilir.üzerine krem şanti sürülüp kenarlarından kesmiş olduğumuz parçaları robotton geçirip üzerine dökülür.afiyet olsun.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-9110626723426446709?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/9110626723426446709/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=9110626723426446709' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9110626723426446709'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9110626723426446709'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/ispanakli-ya-pasta_20.html' title='ISPANAKLI YAŞ PASTA'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7v1Vx8QjUI/AAAAAAAAAoA/aNj18IX8cJc/s72-c/Resim+003.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3587182882682351281</id><published>2008-02-19T19:55:00.002+02:00</published><updated>2008-02-28T00:15:55.059+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>SUMELA MANASTIRI(TRABZON)</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7sYPx8QjSI/AAAAAAAAAnw/Z8qtU-9dGmU/s1600-h/sumela-mp.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5168751656720960802" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7sYPx8QjSI/AAAAAAAAAnw/Z8qtU-9dGmU/s400/sumela-mp.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;Trabzon'un Maçka İlçesinin Altındere Köyü sınırları içinde Altındere vadisine hakim Karadağ'ın eteklerinde sarp bir kayalık üzerinde kurulmuş olan Sumela Manastırı, halk arasında “Meryem Ana” ile anılır. Vadiden yaklaşık 300 metre yükseklikte bulunan yapı, bu konumuyla manastırların şehir dışında, ormanlarda, mağara ve su kenarlarında kurulma geleneğini sürdürmüştür.&lt;br /&gt;Meryem Ana adına kurulan manastırın “Sumela” adını siyah anlamına gelen “melas” sözcüğünden aldığı söylenmektedir. Bu ismin manastırın kurulduğu koyu renkli Karadağlardan geldiği düşünülmekte ise de, Sumela kelimesi buradaki Meryem tasvirinin siyah rengine bağlanabilmektedir.&lt;br /&gt;Rivayete göre; Bizans İmparatoru I. Theodosius zamanında (375-395) Atina'dan gelen Barnabas ve Sophronios isimli iki rahip tarafından kurulmuş olan manastır 6. yüzyılda İmparator Justinianus'un manastırın onarılarak genişletilmesini istemesi üzerine generallerinden Belisarios tarafından tamir edilmiştir.&lt;br /&gt;Sumela Manastırının şimdiki durumuyla varlığını 13.yüzyıldan itibaren sürdürdüğü bilinmektedir. 1204 tarihinde kurulan Trabzon Komnenosları Prensliği'nden III. Alexios (1349-1390) zamanında manastırın önemi artmış ve fermanlarla gelir sağlanmıştır. III. Alexios'un oğlu III. Manuel ve sonraki prensler döneminde de Sumela yeni fermanlarla zenginleştirilmiştir.&lt;br /&gt;Doğu Karadeniz kıyılarının Türk egemenliğine girmesini takiben Osmanlı Padişahları pek çok manastırda olduğu gibi Sumela'nın da haklarını korumuşlar, bazı imtiyazlar vermişlerdir.&lt;br /&gt;Sumela Manastırı'nın 18. yüzyılda bir çok bölümü yenilenmiş, bazı duvarlar fresklerle süslenmiştir. 19 yüzyılda büyük binaların ilave edilmesi ile manastır muhteşem bir görünüm kazanmış, en zengin ve parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde son şeklini alan manastır pek çok yabancı seyyahın ziyaret ettiği, yazılarına konu edilen bir yer haline gelmiştir.&lt;br /&gt;Trabzon'un 1916-1918 yılları arasındaki Rus işgali sırasında manastıra el konulmuş, 1923'den sonra tamamıyla boşaltılmıştır.&lt;br /&gt;Sumela Manastırı'nın başlıca bölümleri; Ana kaya kilisesi, birkaç şapel, mutfak, öğrenci odaları, misafirhane, kütüphane ile kutsal ayazmadır ve bu yapılar topluluğu oldukça geniş bir alan üzerine inşa edilmiştir.&lt;br /&gt;Manastırın girişinde su getirdiği anlaşılan büyük su kemeri yamaca yaslanmış durumdadır. Çok gözlü olan bu kemerin bugün büyük bir bölümü yıkılmıştır.&lt;br /&gt;Dar ve uzun bir merdivenle manastırın ana girişine ulaşılmaktadır. Giriş kapısının yanında muhafız odaları bulunmaktadır. Buradan bir merdivenle iç avluya inilmektedir. Solda, manastırın esasını teşkil eden ve kilise haline getirilen mağaranın önünde çeşitli manastır binaları bulunmaktadır. Sağ tarafta kütüphane yer almaktadır. Yine sağda yamacın ön yüzünü kaplayan büyük balkonlu bölüm keşiş odaları ve misafir odaları olarak kullanılmıştır ve 1860 yılına tarihlenmektedir.&lt;br /&gt;Avlunun etrafındaki binalarda odalardaki dolapları, hücreleri, ocakları ile Türk sanatının etkileri de görülmektedir.&lt;br /&gt;Manastırın ana ünitesini meydana getiren kaya kilisesinin ve ona bitişik şapelin iç ve dış duvarları fresklerle donatılmıştır. Kaya kilisesinin içinde avluya bakan duvarda III. Alexios dönemine ait fresklerin varlığı tespit edilmiştir. Şapeldeki freskler ise 18. yüzyılın başlarına tarihlenmektedir ve üç ayrı devirde yapılan üç tabaka görülmektedir. En tabakanın freskleri daha üstün niteliktedir.&lt;br /&gt;Sumela Manastırında yer yer sökülerek alınmış olan ve oldukça harap bir görünüm taşıyan fresklerde işlenen başlıca konular İncil'den alınmış sahneler, Hz. İsa ve Meryem Ana hayatıyla ilgili tasvirlerdir. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3587182882682351281?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3587182882682351281/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3587182882682351281' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3587182882682351281'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3587182882682351281'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/sumela-manastiritrabzon_19.html' title='SUMELA MANASTIRI(TRABZON)'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7sYPx8QjSI/AAAAAAAAAnw/Z8qtU-9dGmU/s72-c/sumela-mp.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-9208152021776925069</id><published>2008-02-17T18:15:00.001+02:00</published><updated>2008-02-17T18:17:51.464+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>NASIL SAĞLIKLI BESLENEBİLİRİZ........?</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7hdwh8QjPI/AAAAAAAAAnU/cnXT3eed0Fg/s1600-h/00269CCDC6646E4897AD0902b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5167983660733861106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7hdwh8QjPI/AAAAAAAAAnU/cnXT3eed0Fg/s400/00269CCDC6646E4897AD0902b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="simdiki" href="http://arsiv.sabah.com.tr/2006/08/17/gny/sag109-20060817-200.html"&gt;Nasıl sağlıklı beslenebilirim?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://arsiv.sabah.com.tr/2006/08/17/gny/sag108-20060817-200.html"&gt;Kolesterolüm yüksek ama ilaç istemiyorum&lt;/a&gt;Nasıl sağlıklı beslenebilirim? * 'Sağlıklı beslenin' denilip duruluyor; birçok tarifler çıkıyor, sürekli yeni bilgiler geliyor önümüze. Peki gerçekten ne demek bu sağlıklı beslenme? Verilen reçetelere uymak yerine nelere dikkat etmeliyiz? Doğru ile yanlış bilgiyi nasıl ayırt edeceğiz? Verilen reçeteler yerine, hangi kriterlere göre beslenmenizi düzenleyeceğinizi öğrenmek, kendi kararlarınızı doğru olarak vermenizi sağlayacaktır. Aşağıda buna yardımcı olacak bazı ipuçları yer alıyor:* Her gün yediklerinizden en az beş çeşidi, taze meyve ya da yeşil sebze olsun.* Her gün altı ya da daha fazla kez tahıl ve tahıl ürünleri yiyin.* Porsiyonda 2 gramdan fazla doymuş yağ içeren gıdalardan kaçının. Bunun için etiketleri okuyun.* Harcadığınız kadar yemeye çalışın.* Hemen yağa dönüşen basit karbonhidratları çok olan ama besleyiciliği bulunmayan abur cuburdan uzak durun.* Günde altı gramdan az tuz tüketin.* Gıdaları yağda kızartacağınıza haşlayın, fırında, buharda pişirin ya da yakmadan ızgara yapın.* Margarin, krema, tereyağı yerine sıvı bitkisel yağlar kullanın.* Tavuk, hindi, balık, yağı ayıklanmış kırmızı et yiyin. Kümes hayvanlarının derisini soyun.* Süt ürünlerinin az yağlı ya da yağsız olanlarını tüketin.* Yüksek kalorili salata sosları ve mayonez yerine limon, sirke, mevsimine göre taze otları tercih edin.&lt;br /&gt;Uz. Dr. Eren Eroğlu&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-9208152021776925069?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/9208152021776925069/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=9208152021776925069' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9208152021776925069'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9208152021776925069'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/nasil-salikli-beslenebiliriz.html' title='NASIL SAĞLIKLI BESLENEBİLİRİZ........?'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7hdwh8QjPI/AAAAAAAAAnU/cnXT3eed0Fg/s72-c/00269CCDC6646E4897AD0902b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8391610019856821013</id><published>2008-02-16T16:45:00.003+02:00</published><updated>2008-02-27T23:44:54.884+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>MUTLU OLMANIN YOLLARI</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;strong&gt;MUTLU OLMANIN YOLLARI&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;1-Kendinize,insanlara ve bütün herşeye Gerçekçi ve Doğru bakmanın yollarını öğrenin. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;2-Herkesin bir kusuru olabileceğini baştan kabullenin.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;3-Hiç kimsenin dört dörtlük olmayacağını iyi bilin.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;4-Rahat ve huzurlu olabilmenin yollarını öğrenin.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;5- Geniş düşünmenin yollarını öğrenin. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;6-İnsanlara ,hayvanlara ve canlılara karşı biraz daha merhametli olmağa çalışın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;7-Öldüğünüzde tanıdıklarınız tarafından nasıl anılmak istediğinizi kendinize devamlı sorun.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;8-Değer verilecek insanlara değer verin.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;9-İnsanlara ,hayvanlara ve canlılara bir tane olsun bir iyilik yapın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;10-Yaptıklarınız için hemen mükafat beklemeyin. Meçhul asker olmağa bakın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;11-Şimdiki zamanı en iyi,en güzel, en verimli şekilde şekil de kullanmağa çalışın. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;12-Sabırlı olmanın yollarını öğrenin. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;13-Büyük şeyleri öğrenip onları kafanıza takmalısınız.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;14-Kendinize de zaman ayırın tabi sevdiklerinize de zaman ayırın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;15-İnsanları kendi gerçekleriyle tanımağa çalışın .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;16-Hayatın bir imtihan olduğu gerçeğini hiçbir zaman unutmayın. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;17-Olayların nedenlerini araştırın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;18-Milyonlarca doğru olabileceğini de kabul edin. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;19-Gerçeğe vardıran yolların da milyonlarca olduğunu görün.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;20-Gördüğünüz duyduğunuz her şeyde Allahımızın ( c. c.) kudretini ve rahmetini görebilmek için bu konuların uzmanlarından bilgi ve yardım alın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;21-Her şeyin iyi yanını görmeğe bakın. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;22-Hayatta sizi üzen şeyleri bırakın size mutluluk veren ne varsa onları alın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;23-Şunu unutmayın Neyi arıyorsanız sizin de değeriniz o kadardır.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;24-İki şeyi beyninizin içine iyice kazıyarak yazın:Sabır ve Şükür.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;25-Herkesten ve her şeyden bir şeyler öğrenmeğe çalışın.&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;26-Zekanıza derinlik kazandırmanın yollarını öğrenin. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;27-Her şeyi olduğu gibi kabul etmenin yolarını öğrenin. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;28-Bilinçaltınızın gücünü bilin,öğrenin. .&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;29-Her zaman gerçekçi olmağa çalışın&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:arial;"&gt;&lt;strong&gt;30-Zamanınızı en iyi şekilde kullanmağa çalışın. &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8391610019856821013?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8391610019856821013/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8391610019856821013' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8391610019856821013'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8391610019856821013'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/mutlu-olmanin-yollari.html' title='MUTLU OLMANIN YOLLARI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-21180218241849718</id><published>2008-02-15T19:18:00.001+02:00</published><updated>2008-02-15T19:28:34.923+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>GRİPTEN KORUNMANIN YOLLARI</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7XJex8QjOI/AAAAAAAAAnM/9iLyQBz7FDQ/s1600-h/FF23B31EF8A34C43BC647406b.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5167257678116850914" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7XJex8QjOI/AAAAAAAAAnM/9iLyQBz7FDQ/s400/FF23B31EF8A34C43BC647406b.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="style32" href="http://www.takvim.com.tr/2004/12/01/pap101.html"&gt;Gripten korunma yolları&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="a" href="http://www.takvim.com.tr/2004/12/01/pap102.html"&gt;C vitaminli meyve ve sebzeler&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="a" href="http://www.takvim.com.tr/2004/12/01/pap103.html"&gt;Bal ve pekmez:&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a class="a" href="http://www.takvim.com.tr/2004/12/01/pap104.html"&gt;Kırmızı biber:&lt;/a&gt;Bal yiyerek gripten korununBal ve pekmez soğuk havalarda vücudun ısınmasına yardımcı olarak grip ve benzeri hastalıkları önlüyor.&lt;br /&gt;***&lt;span style="color:#993399;"&gt;Gripten korunma &lt;/span&gt;yollarıBağışıklık sistemini güçlendiren gıdalarla dengeli beslenmek; kış hastalıklarından korunmak ve bunlarla savaşmakta büyük önem taşıyor. Bugüne kadar soğuk algınlığına karşı bir tedavi yöntemi geliştirilemedi. Şu an uygulanan tedaviler soğuk algınlığı ile beraber gelen rahatsızlıkları azaltabiliyor. Ne yersek yiyelim, ne içersek içelim, hangi ilaçları kullanırsak kullanalım hayatımızın mutlaka 3 gününü kötü geçirmemize neden olan soğuk algınlığının tek çaresi, dinlenmek. Bunun yanı sıra bağışıklık sistemini güçlendirmek de önem taşıyor. Bunun için neler yememiz gerektiğini bilmemizde büyük yarar var. &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;İşte bağışıklık sistemini güçlendiren yiyecekler:&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#009900;"&gt;Yoğurt&lt;/span&gt;: Sağlıklı beslenmenin en önemli gıdası olarak tanınan yoğurt, yeni bir araştırmanın sonucuna &lt;span style="color:#cc0000;"&gt;göre&lt;/span&gt; soğuk algınlığını önlüyor. Kaliforniya Üniversitesi araştırmacılarının 1 yıl boyunca 60 kişi üzerinde yaptıkları araştırmaya göre, her gün yoğurt yiyenler üşütme, hapşırma ve öksürme belirtileri göstermiyor.&lt;span style="color:#33cc00;"&gt; Brezilya fındığı&lt;/span&gt;: Her biri 100 mikrogram selenyum içeren fındıklar solunum yollarına bağlı hastalıklara karşı son derece etkili oluyor. Antioksidan etkili bir mineral olan selenyum, yaşlanma sürecinin hızlanması ile ilişkilendirilen serbest radikallerin doku ve hücrelere verdiği zararları önlemeye yardımcı oluyor. &lt;span style="color:#33cc00;"&gt;Sarımsak&lt;/span&gt;: Gripten korunmak için her gün 3-4 diş sarımsak yemek yeterli... Anadolu'da ilk Türkçe tıp kitabını yazan Geredeli İshak, sarımsak için "Soğuktan olma bilcümle sayrulukların (hastalıkların) panzehiridir" ifadesini kullanılmış. Sarımsak, grip virüslerinin vücutta çoğalmasını engelleyen allicine ve aliin maddelerini bol miktarda içeriyor. Dolayısıyla günde 3-4 diş sarımsak yemek, gripten koruyor. Ancak, sarımsağın etkisini göstermesi için hastalığa yakalanmadan önce ve çiğ olarak yenilmesi gerekiyor. Aksi halde tedavi edici özelliği kalmıyor.&lt;span style="color:#33cc00;"&gt; Enerji içeceği&lt;/span&gt;: Uluslararası Spor Besin Gazetesi'ne göre, yoğun antrenman dönemlerinde içilen enerji içecekleri bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Karbonhidrat yüklemesi yapmak, uyku sırasında insanın direncini azaltan kortisol hormonunun artmasına engel oluyor. Domates çorbası: Amerikan Klinik Gıda Gazetesi'ne göre, &lt;span style="color:#33cc00;"&gt;sağlıklı yaşam için en iyi anahtar domates kürü&lt;/span&gt;. Domates ağırlıklı besinlerin alınmasıyla yüzde 38 oranında güçlenen kan hücreleri, enfeksiyonla mücadelede dirençli oluyor.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-21180218241849718?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/21180218241849718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=21180218241849718' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/21180218241849718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/21180218241849718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/gripten-korunmanin-yollari.html' title='GRİPTEN KORUNMANIN YOLLARI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7XJex8QjOI/AAAAAAAAAnM/9iLyQBz7FDQ/s72-c/FF23B31EF8A34C43BC647406b.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-7367041372677534493</id><published>2008-02-14T14:42:00.004+02:00</published><updated>2008-02-27T23:45:32.439+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özel günler'/><title type='text'>HERKESİN SEVGİLİLER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7Q3aB8QjNI/AAAAAAAAAnE/ZPtH_imsKaY/s1600-h/1loveyou.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5166815592838106322" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7Q3aB8QjNI/AAAAAAAAAnE/ZPtH_imsKaY/s400/1loveyou.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;senin için aşkım derin ve sadıkne yaparsan yap, herzaman senin için orda olacağımnereye gidersen git(orada) yanında olacağımöldüğüm güne kadarsana olan aşkım hep doğru kalacak&lt;br /&gt;SENI SEVIYORUM CANIM AŞKIM BİTANECİK EŞİM.SEVGİYLE KUCAKLIYORUM SENİ....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-7367041372677534493?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/7367041372677534493/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=7367041372677534493' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7367041372677534493'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7367041372677534493'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/herkesin-sevgililer-gnn-kutluyorum.html' title='HERKESİN SEVGİLİLER GÜNÜNÜ KUTLUYORUM'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R7Q3aB8QjNI/AAAAAAAAAnE/ZPtH_imsKaY/s72-c/1loveyou.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-465733967287091975</id><published>2008-02-10T21:59:00.002+02:00</published><updated>2008-02-27T23:47:58.037+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>NEVŞEHİR İLİMİZ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Zhh8QjKI/AAAAAAAAAmg/PWMIzvtGIYo/s1600-h/peribacalari.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165445730198916258" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Zhh8QjKI/AAAAAAAAAmg/PWMIzvtGIYo/s400/peribacalari.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; Genel Bilgiler&lt;br /&gt;Yüzölçümü: 5.467 km²&lt;br /&gt;Nüfus: 309.914 (2000)&lt;br /&gt;İl Trafik No: 50&lt;br /&gt;Nevşehir, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi ile Türkiye’nin eşsiz turizm cennetlerinden biridir.&lt;br /&gt;Nevşehir, ilk dönemlerde “Nyssa”, daha sonraki dönemlerde “Soandos Nisa” ve “Muşkera” adları ile anılmıştır. Osmanlı döneminde, Nevşehirli Damat İbrahim Paşa sadrazam olduğunda “Muşkera” adını değiştirerek kente “Yenişehir” anlamına gelen Nevşehir adını vermiştir.&lt;br /&gt;Bölgede yapılan az sayıdaki prehistorik araştırmalardan Neolitik (M.Ö. 7 bin) dönemine ait yerleşmeler saptanmıştır. M.Ö.1600’lerde Hitit Krallığı’nın egemenliği altında olan kente, M.Ö. 12 yüzyılda göç kavimlerinin, M.Ö. 7. yüzyılda Kimmer ve İskitlerin saldırıları yaşanmıştır. Nevşehir, M.Ö. 680 - 610 yıllarında Asur ve M.Ö. 610 - 550 yıllarında Med egemenliğinin ardından Perslerin yönetimine girerek Kappadokia Satraplığı içinde yer almıştır. M.Ö. 332 yılında Pers soylularından I. Ariarathes bağımsız Kappadokia Krallığı’nı kurmuştur. M.S.17 yılında Roma İmparatorluğu’na katılan Nevşehir sonra, Persler, Sasaniler daha sonra da Anadolu Selçuklu Devleti yönetimine girmiştir. Bölge 1097 yılında Haçlıların eline geçmiştir. Daha sonra İlhanlı ve 1398’de Karamanoğulları yöreye egemen olmuşsa da aynı yıl Sultan I. Bayezit Nevşehir’i Osmanlı topraklarına katmıştır. 1402 yılında Bayezit’in Timur’a yenilmesiyle bölge Karamanoğulları yönetimine geçmiş 1466’da da kesin olarak Osmanlı egemenliğine girmiştir. 1954 yılında da il olmuştur.&lt;br /&gt;Günümüzde bölge, birbirinden güzel kaya kiliseleri, doğal güzellikleri, vadileri ve yeraltı şehirleriyle bir açık hava müzesi durumundadır.&lt;br /&gt;Dünyaca ünlü Türk düşünürü Hacı Bektaş-ı Veli ile Osmanlı döneminin ünlü sadrazamlarından Damat İbrahim Paşa’nın bu bölgede yaşamış olmaları da kültür ve turizm hareketlerinin olumlu yönde gelişmesine büyük katkı sağlamıştır.&lt;br /&gt;Coğrafi Konumu&lt;br /&gt;Nevşehir ilinin doğusunda Kayseri, kuzeyinde Yozgat ve Kırşehir, batısında Aksaray, güneyinde Niğde bulunmaktadır.&lt;br /&gt;İklimi&lt;br /&gt;Nevşehir, yazları sıcak ve kurak, kışları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik karasal iklim özelliğine sahiptir.&lt;br /&gt;Ulaşım: Kara ve havayolu ile ulaşım mümkündür.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69ZVh8QjJI/AAAAAAAAAmY/bH2d2WXkTLQ/s1600-h/Ortahisar_Kalesi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165445524040486034" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69ZVh8QjJI/AAAAAAAAAmY/bH2d2WXkTLQ/s400/Ortahisar_Kalesi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; İlçeleri&lt;br /&gt;Gülşehir: Nevşehir'e 20 km. uzaklıktadır. Osmanlı Sadrazamı Karavezir Mehmet Seyyid Paşa'nın yaptırdığı külliye; cami, medrese ve çeşmeden oluşmaktadır. İlçedeki Aziz Jean Kilisesi ve Sivasa Gökçetoprak yeraltı şehri görülmeye değer yerlerdendir.&lt;br /&gt;Kozaklı: Nevşehir' in yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alan Kozaklı sağlık turizmi açısından önemli bir yere sahiptir. Kozaklı kaplıcaları, Batı Alman kaplıcaları Birliği sınıflamasına göre sodyumlu, kalsiyumlu, klorlu olup A ve C grubu şifalı sular grubuna girmektedir. Kozaklı kaplıcalarından iltihabı olmayan romatizmal hastalıkların, kireçlenmelerin, cilt hastalıklarının, kronik iltihaplı kadın hastalıklarının, damar sertliklerinin, mantar hastalıklarının tedavisinde başarılı sonuçlar alındığı gözlenmiştir.&lt;br /&gt;Acıgöl: Aksaray-Nevşehir yolu üzerinde yer alan ve Nevşehir'e uzaklığı yaklaşık 20 km. olan Acıgöl'de tespit edilebilen en eski yerleşim M.Ö. VIII. yüzyıla aittir. Ağıllı köyü yakınlarındaki Topada Geç Hitit Dönemi'ne ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kaya anıtında bölgenin siyasi durumu ve liderinin icraatları ile ilgili bilgiler yer almaktadır.&lt;br /&gt;Derinkuyu: Nevşehir-Niğde karayolu üzerinde eski adı Melegobia olan Derinkuyu Nevşehir'e 29 km. uzaklıktadır. Akarsuyu ve gölü bulunmayan bu ilçenin içme suyu 60-70 m derinlikteki kuyulardan temin etmesinden dolayı "Derinkuyu" olarak adlandırılmıştır.İlçede 85 m derinliğinde bir yeraltı şehri bulunmaktadır. Bu yeraltı şehri, bir yeraltı şehrinde bulunan tüm özelliklere sahiptir. Hacıbektaş: Nevşehir-Kırşehir yolu üzerinde Nevşehir’ e 45 km uzaklıkta Hacı Bektaş İlçe merkezinde yapılan kazılar sonucunda Eski Tunç Çağı, Hitit, Frig, Helenistik ve Roma Dönemi’ ne ait ele geçen eserler, Hacıbektaş Arkeoloji Müzesi’ nde sergilenmektedir. Hacı Bektaş yakınlarındaki Karaburna köyü yakınlarında Topada ve Sivasa’ da olduğu gibi Geç Hitit Dönemi’ ne ait Hitit hiyeoflifi ile yazılmış Karaburna kaya anıtı bulunmaktadır. Bu yazıtta Kral Sapas’ ın NIAS SAPAS ile yaptığı anlaşma ve bu anlaşmaya uymadıkları takdirde Haran tanrısı Armas, tanrıçası Kumiapi ve Datti Kubaba’ nın aşağılayacağından bahsetmektedirler.&lt;br /&gt;Avanos: Nevşehir’ in 18 km kuzeyinde olan Avanos’ un antik dönemindeki adı “ Venessa” dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım gelneği Hititlerden beri süregelmektedir. Kızılırmak’ ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elden edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil almaktadır.&lt;br /&gt;Ürgüp: Nevşehir’ in 18 km kuzeyinde olan Avanos’ un antik dönemindeki adı “ Venessa” dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım gelneği Hititlerden beri süregelmektedir. Kızılırmak’ ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elden edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil almaktadır.&lt;br /&gt;İlçeleri&lt;br /&gt;Gülşehir: Nevşehir'e 20 km. uzaklıktadır. Osmanlı Sadrazamı Karavezir Mehmet Seyyid Paşa'nın yaptırdığı külliye; cami, medrese ve çeşmeden oluşmaktadır. İlçedeki Aziz Jean Kilisesi ve Sivasa Gökçetoprak yeraltı şehri görülmeye değer yerlerdendir.&lt;br /&gt;Kozaklı: Nevşehir' in yaklaşık 100 km kuzeyinde yer alan Kozaklı sağlık turizmi açısından önemli bir yere sahiptir. Kozaklı kaplıcaları, Batı Alman kaplıcaları Birliği sınıflamasına göre sodyumlu, kalsiyumlu, klorlu olup A ve C grubu şifalı sular grubuna girmektedir. Kozaklı kaplıcalarından iltihabı olmayan romatizmal hastalıkların, kireçlenmelerin, cilt hastalıklarının, kronik iltihaplı kadın hastalıklarının, damar sertliklerinin, mantar hastalıklarının tedavisinde başarılı sonuçlar alındığı gözlenmiştir.&lt;br /&gt;Acıgöl: Aksaray-Nevşehir yolu üzerinde yer alan ve Nevşehir'e uzaklığı yaklaşık 20 km. olan Acıgöl'de tespit edilebilen en eski yerleşim M.Ö. VIII. yüzyıla aittir. Ağıllı köyü yakınlarındaki Topada Geç Hitit Dönemi'ne ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kaya anıtında bölgenin siyasi durumu ve liderinin icraatları ile ilgili bilgiler yer almaktadır.&lt;br /&gt;Derinkuyu: Nevşehir-Niğde karayolu üzerinde eski adı Melegobia olan Derinkuyu Nevşehir'e 29 km. uzaklıktadır. Akarsuyu ve gölü bulunmayan bu ilçenin içme suyu 60-70 m derinlikteki kuyulardan temin etmesinden dolayı "Derinkuyu" olarak adlandırılmıştır.İlçede 85 m derinliğinde bir yeraltı şehri bulunmaktadır. Bu yeraltı şehri, bir yeraltı şehrinde bulunan tüm özelliklere sahiptir. Hacıbektaş: Nevşehir-Kırşehir yolu üzerinde Nevşehir’ e 45 km uzaklıkta Hacı Bektaş İlçe merkezinde yapılan kazılar sonucunda Eski Tunç Çağı, Hitit, Frig, Helenistik ve Roma Dönemi’ ne ait ele geçen eserler, Hacıbektaş Arkeoloji Müzesi’ nde sergilenmektedir. Hacı Bektaş yakınlarındaki Karaburna köyü yakınlarında Topada ve Sivasa’ da olduğu gibi Geç Hitit Dönemi’ ne ait Hitit hiyeoflifi ile yazılmış Karaburna kaya anıtı bulunmaktadır. Bu yazıtta Kral Sapas’ ın NIAS SAPAS ile yaptığı anlaşma ve bu anlaşmaya uymadıkları takdirde Haran tanrısı Armas, tanrıçası Kumiapi ve Datti Kubaba’ nın aşağılayacağından bahsetmektedirler.&lt;br /&gt;Avanos: Nevşehir’ in 18 km kuzeyinde olan Avanos’ un antik dönemindeki adı “ Venessa” dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım gelneği Hititlerden beri süregelmektedir. Kızılırmak’ ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elden edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil almaktadır.&lt;br /&gt;Ürgüp: Nevşehir’ in 18 km kuzeyinde olan Avanos’ un antik dönemindeki adı “ Venessa” dır. Çok sayıda çanak çömlek atölyesi bulunan ilçede seramik yapım gelneği Hititlerden beri süregelmektedir. Kızılırmak’ ın getirdiği kırmızı toprak ve milden elden edilen seramik çamuru, Avanoslu seramik sanatçılarının elinde şekil almaktadır.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69ZHB8QjII/AAAAAAAAAmQ/B0W3rJUR8Tw/s1600-h/nevsehir_kursunlu_camii.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165445274932382850" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69ZHB8QjII/AAAAAAAAAmQ/B0W3rJUR8Tw/s400/nevsehir_kursunlu_camii.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Y2x8QjHI/AAAAAAAAAmI/CD3vXX-9GaA/s1600-h/Zelve_degirmen.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165444995759508594" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Y2x8QjHI/AAAAAAAAAmI/CD3vXX-9GaA/s400/Zelve_degirmen.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Ylh8QjGI/AAAAAAAAAmA/9sARicS8JlA/s1600-h/kizilcukur.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165444699406765154" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Ylh8QjGI/AAAAAAAAAmA/9sARicS8JlA/s400/kizilcukur.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69YSx8QjFI/AAAAAAAAAl4/BdXm0LqbTcs/s1600-h/Derinkuyu_Yeralti_sehri.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165444377284217938" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69YSx8QjFI/AAAAAAAAAl4/BdXm0LqbTcs/s400/Derinkuyu_Yeralti_sehri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69YIB8QjEI/AAAAAAAAAlw/ArbG2OW5F1o/s1600-h/cec_tumulusu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165444192600624194" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69YIB8QjEI/AAAAAAAAAlw/ArbG2OW5F1o/s400/cec_tumulusu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69X_B8QjDI/AAAAAAAAAlo/ytT8H1vn_Y8/s1600-h/catguvercinlik.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165444037981801522" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69X_B8QjDI/AAAAAAAAAlo/ytT8H1vn_Y8/s400/catguvercinlik.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Xwh8QjCI/AAAAAAAAAlg/nUQHouEtZPQ/s1600-h/cat_vadisi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165443788873698338" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Xwh8QjCI/AAAAAAAAAlg/nUQHouEtZPQ/s400/cat_vadisi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-465733967287091975?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/465733967287091975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=465733967287091975' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/465733967287091975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/465733967287091975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/nevehir-ilimiz.html' title='NEVŞEHİR İLİMİZ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69Zhh8QjKI/AAAAAAAAAmg/PWMIzvtGIYo/s72-c/peribacalari.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3777711754422303944</id><published>2008-02-10T21:34:00.002+02:00</published><updated>2008-02-27T23:48:22.066+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>IHLARA VADİSİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69WLx8QjBI/AAAAAAAAAlY/s18oeKHpvmQ/s1600-h/d7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165442058001878034" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69WLx8QjBI/AAAAAAAAAlY/s18oeKHpvmQ/s400/d7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; IHLARA VADİSİ&lt;br /&gt;Aksaray, Hristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur. Kayseri'li Basilus ve Nazianzos'lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4.yy. da burada yetişmişlerdir. Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir. Böylece Yunan ve Slav sistemi doğmuştur.&lt;br /&gt;Mısır ve Suriyeli rahiplerin dünya ile olan ilişkilerini kesmelerine rağmen Basilus ve Gregorius'un rahipleri dünya ile olan ilişkilerini kesmiyorlardı. Bu yeni anlayışın yeri Belisırma idi.&lt;br /&gt;Gregorius, teslis inancına yeni bir izah getirerek Hz. İsa'nın Tanrılığı tartışmasında İznik toplantısı görüşlerine kuvvet kazandıran fikirler ileri sürdü. Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü Gregorius'un yetiştiği kayalık bölge (Belisırma, Ihlara ,Gelveri) Manastır ruhuna uygun, kayalara oyulan kiliseler topluluğu halinde geldi. Arap akınlarına karşı, Hasandağı'ndaki müdafaa kaleleri karşı koyunca bu kiliseler faal ibadet merkezi durumlarını devam ettirdiler. Ihlara Vadisi'ndeki kayalara oyulmuş bu freskli kiliseler, korunarak yeryüzünde eşine rastlanmayan bir tarih hazinesi olarak zamanımıza kadar gelmiştir.&lt;br /&gt;Hristiyanlığın ilk yıllarından itibaren kayaların rahatlıkla kazılmasıyla meydana getirilen bu freskli kiliseler ve iskan yerleri 14 km. boyunca Ihlara'dan Selime'ye kadar devam eden "IHLARA VADİSİ" içerisinde yer alırlar.&lt;br /&gt;Vadinin Oluşumu&lt;br /&gt;Vadiye çok yakın Hasan Dağı ve çevresi, Neojen (Genç Tersiyer) ve IV. Zamanda oluşmuştur. Bu zamanda oluşan yükselmelere karşın havzalar oldukça düşük kalmıştır. Hasan Dağı volkanın püskürmesine neden olan tektonik hareketler sonunda çevre yüzeyini geniş bir volkanik tabaka kaplamıştır.&lt;br /&gt;Aynı hareketler sırasında kalkerin basınç ve sıcaklık etkisiyle yarattığı kırık hattan fışkıran doğal sıcak suyu, Yaprakhisar ve Ihlara arasında bulunan Ziga Kaplıcaları'nda görebilirsiniz. Çevrenin yapısal karakterini derinden etkileyen volkanik püskürme sonucu oluşan tüf taşları, rüzgâr, erozyon ve diğer doğa etkenleri ile aşınmış, Selime ve Yaprakhisar'da karşınıza çıkan değişik görünüm ve renklerde Peri Bacaları'nı yaratmıştır. Tektonik hareketler, bazı yerlerde yumuşak tüfün, bazı yerlerde gri, yeşil ve kahverengi tonlarının hâkim olduğu ve iri tanelerle ufalanan kayaların kapladığı alanları çöküntüye uğratmıştır. Ihlara Vadisi boyunca ilerleyen Melendiz Çayı da bu tür çökmenin sonucu oluşan kanyon vadinin tabanını oyarak daha büyük bir derinlik kazanmıştır.&lt;br /&gt;Yer yer 100 veya 120 metre derinliğe varan vadiyi ikiye bölerek akan Melendiz Çayı (ilk çağlarda bu ırmağa Kapadokya ırmağı anlamına gelen Potamas Kapadokus denilirdi Aksaray yakınlarında Uluırmak adını alarak Tuz Gölü'ne ulaşır. Doğa, insan, tarih ve sanat olgusunu bu denli bir araya getirebilen ve bu gerçeği ancak kendisine yaklaştığımız zaman simgeleyen Ihlara Vadisi sakladığı bu sırrı kendisiyle beraber olduğunuzda açıklayacaktır sizlere.&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69V7R8QjAI/AAAAAAAAAlQ/PHCBrXsMWoI/s1600-h/d3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165441774534036482" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69V7R8QjAI/AAAAAAAAAlQ/PHCBrXsMWoI/s400/d3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69VsB8Qi_I/AAAAAAAAAlI/ZeSe24euFRk/s1600-h/k2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165441512541031410" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69VsB8Qi_I/AAAAAAAAAlI/ZeSe24euFRk/s400/k2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69VWR8Qi-I/AAAAAAAAAlA/_8IbgJf-PIs/s1600-h/e6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165441138878876642" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69VWR8Qi-I/AAAAAAAAAlA/_8IbgJf-PIs/s400/e6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69VBR8Qi9I/AAAAAAAAAk4/cHl1Q__-_oc/s1600-h/d1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165440778101623762" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69VBR8Qi9I/AAAAAAAAAk4/cHl1Q__-_oc/s400/d1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3777711754422303944?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3777711754422303944/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3777711754422303944' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3777711754422303944'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3777711754422303944'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/ihlara-vadisi.html' title='IHLARA VADİSİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R69WLx8QjBI/AAAAAAAAAlY/s18oeKHpvmQ/s72-c/d7.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-857784054312887840</id><published>2008-02-09T20:19:00.002+02:00</published><updated>2008-02-27T23:49:16.574+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>SİGARAYI BIRAKMA HAFTASI</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R63u3h8Qi8I/AAAAAAAAAkw/GMq_AIitNWY/s1600-h/showletter6de7zd4om.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5165046985435155394" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R63u3h8Qi8I/AAAAAAAAAkw/GMq_AIitNWY/s400/showletter6de7zd4om.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;ÇOK GEÇ OLMADAN LÜTFEN SİGARAYI BIRAKALIM.......................!&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Dünya sağlık örgütü istatistiklerine göre dünya ülkelerinin birçoğunda en çok rastlanan ve en çok ölüme yol açan nedenler arasında ilk sırayı akciğer kanseri alıyor. Son 40 yılda yüzde 250 oranında artış gösteren akciğer kanserine sadece ABD'de her yıl 160 bin kişi yakalanıyor. Türkiye'de ise her yıl 30-40 bin kişide akciğer kanseri görülüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir başka araştırmaya göre akciğer kanserinin yüzde 85'i, kronik bronşit'in yüzde 75'i, kalp hastalıklarının yüzde 25'i sigaradan kaynaklanıyor. Uzmanlar, 100 bin kişilik nüfusta hiç sigara içmeyenlerin akciğer kanserine yakalanma oranının yüzde 0.1-0.2, günde bir paket içenlerde yüzde 44, 1-2 paket içenlerde 58, günde 2 paket ya da daha fazla içenlerde 72 olduğuna dikkat çekiyor.&lt;br /&gt;Marmara Üniversitesi Çevre Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (MARÇEV) ile Sigara ve Diğer Alışkanlık Yapıcı Kimyasallar Etkileşim Birimi ve Dünya Sağlık Teşkilatı kaynaklarından alınan bilgilere göre tütün ve sağlık konusunda bilinmesi gereken gerçekler şöyle sıralanıyor.&lt;br /&gt;1. Tütünde sağlığa zararlı hangi maddeler bulunuyor?&lt;br /&gt;En iyi bilinen ve en tehlikelileri karbon monoksit, nikotin ve katrandır.&lt;br /&gt;2. Bu maddeler nasıl öldürücü etki yapar?&lt;br /&gt;Karbon monoksit: Arabaların egzoz gazının aynısıdır. Kanın oksijen taşıma yeteneğini azaltır.&lt;br /&gt;Nikotin:Kokain ve Morfin kadar bağımlılık yapar. Kan basıncını (tansiyon) ve kalp hızını arttırır. Karbon monoksit ile birlikte koroner arter hastalığı ve beyin damar hastalığına yol açar.&lt;br /&gt;Katran: Kanserojen (kanser yapıcı) olup akciğer kanseri, amfizem ve kronik bronşit yapar.&lt;br /&gt;3. Düşük katran ve nikotin içeren sigaralar az mı zararlıdır?&lt;br /&gt;Hayır. Kanda azalan miktarları telafi etmek için alışkanlığı olanlar daha fazla içer ve daha çok içine çeker.&lt;br /&gt;4. Filtreli sigaralar zararsız mıdır?&lt;br /&gt;Hayır. Filtre karbon monoksit ve diğer zehirli gazları temizlemez. Filtreli sigara içicisi yine de kalp hastalıkları ve inmeye (felç) yakalanabilir.&lt;br /&gt;5. Sigara neden kadınlara daha zararlıdır?&lt;br /&gt;Menopoz 5-10 yıl daha erken olur. Doğum kontrol hapı kullanan kadınlar arasında sigara içenlerin, içmeyenlere göre kalp krizi geçirme şansı 10 kat fazladır.&lt;br /&gt;6. Dünyada sigara tüketimi ne kadardır?&lt;br /&gt;Gelişmiş ülkelerde 15 yaşın üzerinde sigara içenlerin günde ortalama 7-10 sigara içtiği saptanmıştır. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-857784054312887840?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/857784054312887840/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=857784054312887840' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/857784054312887840'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/857784054312887840'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/sigarayi-birakma-haftasi.html' title='SİGARAYI BIRAKMA HAFTASI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R63u3h8Qi8I/AAAAAAAAAkw/GMq_AIitNWY/s72-c/showletter6de7zd4om.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4270528862167364593</id><published>2008-02-08T11:28:00.000+02:00</published><updated>2008-02-08T11:32:09.680+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>çanta modelleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whUmMo3oI/AAAAAAAAAj4/80PHoBy3uic/s1600-h/IMGP1217.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164539510421773954" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whUmMo3oI/AAAAAAAAAj4/80PHoBy3uic/s400/IMGP1217.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whJWMo3nI/AAAAAAAAAjw/8Ab3P8lHFFY/s1600-h/IMGP1026.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164539317148245618" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whJWMo3nI/AAAAAAAAAjw/8Ab3P8lHFFY/s400/IMGP1026.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whA2Mo3mI/AAAAAAAAAjo/sWPvr7O9Y7g/s1600-h/IMGP0872.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164539171119357538" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whA2Mo3mI/AAAAAAAAAjo/sWPvr7O9Y7g/s400/IMGP0872.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6wg6GMo3lI/AAAAAAAAAjg/ZG-VPt1KJdA/s1600-h/IMGP0871.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5164539055155240530" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6wg6GMo3lI/AAAAAAAAAjg/ZG-VPt1KJdA/s400/IMGP0871.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc66cc;"&gt;fikir edinmek isteyenler için.kolay gelsin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4270528862167364593?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4270528862167364593/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4270528862167364593' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4270528862167364593'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4270528862167364593'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/anta-modelleri.html' title='çanta modelleri'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6whUmMo3oI/AAAAAAAAAj4/80PHoBy3uic/s72-c/IMGP1217.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4253887958724267647</id><published>2008-02-06T18:38:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:49:55.161+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>gümüşhane torul karaça mağarası</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6njw2Mo3kI/AAAAAAAAAjY/Ib5vEq_k1Bw/s1600-h/karaca.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5163908876078734914" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6njw2Mo3kI/AAAAAAAAAjY/Ib5vEq_k1Bw/s400/karaca.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Karaca Mağarası&lt;br /&gt;İlin 17 km. kuzeybatısında, Torul ilçesine bağlı Çebeli köyü sınırları içindedir. Denizden 1550 m. yükseklikte bulunan mağaranın damlataşı şekilleri, sarkıtları, dikitleri, sütunları, bayrak şekilleri, org desenli duvarları, mağara çiçekleri, incileri ve traverten basamakları eşine az rastlanır güzelliklerdendir.&lt;br /&gt;Mağaranın toplam alanı 1500 m. ve uzunluğu ise yaklaşık 100 m’dir. Yatay olarak gelişme göstermiş ve yaklaşık elipse benzeyen dört ayrı salonun birbiri ile birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu salonlardan, ikisi çatlak sistemlerden sızan suların oluşturduğu duvar damlataşları ile ikiye bölünmüş ve böylece salon sayısı altıya çıkmıştır. Damlataşları oluşumları bakımından hem çok zengin renk ve şekilleri arz eder. Mağara içerisinde sarkıtlar, dikitler, sütunlar, bayrak şekilleri, org desenli duvarlar, mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzları ve traverten basamakları görmek mümkündür.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4253887958724267647?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4253887958724267647/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4253887958724267647' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4253887958724267647'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4253887958724267647'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/gmhane-torul-karaa-maaras.html' title='gümüşhane torul karaça mağarası'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6njw2Mo3kI/AAAAAAAAAjY/Ib5vEq_k1Bw/s72-c/karaca.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4393613077663417734</id><published>2008-02-03T23:02:00.000+02:00</published><updated>2008-02-07T11:29:58.189+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>şapkalar</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6YsJGMo3jI/AAAAAAAAAjQ/WyGidRY0Afc/s1600-h/Resim+008.jpg"&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162862557620919858" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6YsJGMo3jI/AAAAAAAAAjQ/WyGidRY0Afc/s400/Resim+008.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3333ff;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#6633ff;"&gt;bunlarda benim konu mankenlerim oğluşlarım.allaha emanet olur inşallah bütün çoçuklarımız.&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6YsCGMo3iI/AAAAAAAAAjI/A3K1cu2C0DA/s1600-h/Resim+007.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162862437361835554" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6YsCGMo3iI/AAAAAAAAAjI/A3K1cu2C0DA/s400/Resim+007.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4393613077663417734?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4393613077663417734/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4393613077663417734' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4393613077663417734'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4393613077663417734'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/apkalar.html' title='şapkalar'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6YsJGMo3jI/AAAAAAAAAjQ/WyGidRY0Afc/s72-c/Resim+008.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6632077904726249940</id><published>2008-02-03T16:45:00.000+02:00</published><updated>2008-02-07T11:34:47.009+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>süveter</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6XTo2Mo3hI/AAAAAAAAAjA/sqEk-EfZuhE/s1600-h/Resim+006.jpg"&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162765246546894354" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6XTo2Mo3hI/AAAAAAAAAjA/sqEk-EfZuhE/s400/Resim+006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt; buda oğluşumun &lt;span style="color:#3366ff;"&gt;süveteri&lt;/span&gt;.halasının ellerine sağlık.örmüş göndermiş.ellerin dert görmesin halası.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6632077904726249940?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6632077904726249940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6632077904726249940' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6632077904726249940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6632077904726249940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/sveter.html' title='süveter'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6XTo2Mo3hI/AAAAAAAAAjA/sqEk-EfZuhE/s72-c/Resim+006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5343666228893238699</id><published>2008-02-03T13:39:00.000+02:00</published><updated>2008-02-03T13:41:04.601+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='takı'/><title type='text'>takılar</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoKmMo3eI/AAAAAAAAAio/HvSxSzqpy8Q/s1600-h/KO0011.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162717447855857122" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoKmMo3eI/AAAAAAAAAio/HvSxSzqpy8Q/s400/KO0011.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoK2Mo3fI/AAAAAAAAAiw/36Dq2IQFJ50/s1600-h/73f3a3587c45618b5a8000da2fa7afd5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162717452150824434" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoK2Mo3fI/AAAAAAAAAiw/36Dq2IQFJ50/s400/73f3a3587c45618b5a8000da2fa7afd5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;netten begendiğim takılar&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoLGMo3gI/AAAAAAAAAi4/VAgEjYafTRQ/s1600-h/KO0001.jpeg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162717456445791746" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoLGMo3gI/AAAAAAAAAi4/VAgEjYafTRQ/s400/KO0001.jpeg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5343666228893238699?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5343666228893238699/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5343666228893238699' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5343666228893238699'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5343666228893238699'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/taklar.html' title='takılar'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WoKmMo3eI/AAAAAAAAAio/HvSxSzqpy8Q/s72-c/KO0011.jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-2380377091881359284</id><published>2008-02-03T11:58:00.000+02:00</published><updated>2008-02-07T11:38:44.666+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>bebek yeleği</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WUSGMo3dI/AAAAAAAAAig/DIpUrHSFRPc/s1600-h/Resim+005.jpg"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162695586472320466" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WUSGMo3dI/AAAAAAAAAig/DIpUrHSFRPc/s400/Resim+005.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt; önlü arkalı işlenmiş bir bebek yeleği&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WUFmMo3cI/AAAAAAAAAiY/qavs9n1p2OI/s1600-h/Resim+004.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5162695371723955650" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WUFmMo3cI/AAAAAAAAAiY/qavs9n1p2OI/s400/Resim+004.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-2380377091881359284?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/2380377091881359284/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=2380377091881359284' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2380377091881359284'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2380377091881359284'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/02/bebek-yelei.html' title='bebek yeleği'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R6WUSGMo3dI/AAAAAAAAAig/DIpUrHSFRPc/s72-c/Resim+005.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8297883385288374404</id><published>2008-01-28T15:49:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:50:30.897+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>kalbura bastı tatlısı</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R53doWMo3bI/AAAAAAAAAiM/WgjKvtGhBl4/s1600-h/Resim+015.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160524433259552178" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R53doWMo3bI/AAAAAAAAAiM/WgjKvtGhBl4/s400/Resim+015.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;buda doğum gününden bir lezzet.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;MALZEMELER:&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1 adet yumurta&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;4.5 su bardağı un&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1 çay bardağı yoğurt&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1 paketten asz eritilmiş sanayağı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;1 paket kabartma tozu&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#000000;"&gt;YAPIŞI:&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Kulak memesinde bir hamur yapılır.küçük parçalar halinde alınıp süzgece bastırılır.içine ceviz konulup kapatılır.tepsiye dizilir. 180 derecelik fırında pişirilir.şerbet sıcak olarak dökülür.afiyet olsun.tekrar ellerine sağlık arkadaşım.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8297883385288374404?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8297883385288374404/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8297883385288374404' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8297883385288374404'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8297883385288374404'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/kalbura-bast-tatls.html' title='kalbura bastı tatlısı'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R53doWMo3bI/AAAAAAAAAiM/WgjKvtGhBl4/s72-c/Resim+015.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-7197847002376044790</id><published>2008-01-28T15:41:00.000+02:00</published><updated>2008-01-28T15:48:57.627+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='salata'/><title type='text'>patates salatası</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;işte size süper bir salata arkadaşım gülhan doğum &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;gününde yapmış.hemen resimledim.daha neler vardı &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;neler.yok yok denecek kadar aklınıza gelecek herşey.ellerine sağlık arkadaşım.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R53btGMo3aI/AAAAAAAAAiE/81XbrdSzuPI/s1600-h/Resim+014.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5160522315840675234" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R53btGMo3aI/AAAAAAAAAiE/81XbrdSzuPI/s400/Resim+014.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;yapılışı:patatesler haşlanır.içine soğan doğranıp istenilen baharatlar katılıp yoğurulur.şekil verilir.içine sarımsaklı yoğurt üzerinede salça sosu dökülür.maydonozla süslenip afiyetle yenir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-7197847002376044790?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/7197847002376044790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=7197847002376044790' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7197847002376044790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7197847002376044790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/patates-salatas.html' title='patates salatası'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R53btGMo3aI/AAAAAAAAAiE/81XbrdSzuPI/s72-c/Resim+014.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6451041556623033000</id><published>2008-01-25T23:59:00.000+02:00</published><updated>2008-01-26T00:03:45.176+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DANTEL'/><title type='text'>netten yatak örtüsü</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5pcSmMo3RI/AAAAAAAAAgc/FypPNOAuYf0/s1600-h/37.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159537797667282194" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5pcSmMo3RI/AAAAAAAAAgc/FypPNOAuYf0/s400/37.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;netten şık bir yatak örtüsü modeli&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6451041556623033000?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6451041556623033000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6451041556623033000' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6451041556623033000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6451041556623033000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/netten-yatak-rts.html' title='netten yatak örtüsü'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5pcSmMo3RI/AAAAAAAAAgc/FypPNOAuYf0/s72-c/37.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-207438413272402326</id><published>2008-01-25T20:32:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:51:26.824+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>çanakkale şehitleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tfqGMo3XI/AAAAAAAAAhk/5JDZ02ANkzE/s1600-h/makineli.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159822974905802098" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tfqGMo3XI/AAAAAAAAAhk/5JDZ02ANkzE/s400/makineli.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tfkWMo3WI/AAAAAAAAAhc/ui7wN472bpQ/s1600-h/images.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159822876121554274" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tfkWMo3WI/AAAAAAAAAhc/ui7wN472bpQ/s400/images.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tff2Mo3VI/AAAAAAAAAhU/jYP46OD5qDo/s1600-h/canakkale-bayramnamazi.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5159822798812142930" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tff2Mo3VI/AAAAAAAAAhU/jYP46OD5qDo/s400/canakkale-bayramnamazi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Çanakkale’de şehit mektupları&lt;br /&gt;Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Bir Şehid Mezadı adlı hazin bir hikayesi vardır. Kurtuluş Savaşı’nda şehid olan erlerin eşyalarının nasıl mezada konup satıldığını, topu topu bir küçücük bavula sığacak kadar olan bu şehid eşyalarını ailelerine göndermenin masraf ve zahmetini falan anlatır bu hikaye. Siz Anadolu’daki şu yoksulluğa bakın ki bir şehidin kurşun deliği açılmış bir kalpağı, altı delinmiş bir potini, eprimiş bir gömleği bile satılacak kadar değerli, öte yandan ailesi de onun parasına muhtaç olacak denli fakir. Peki ya satılmak üzere açılan bavuldan bir şehidin mektupları çıkarsa!.. Bir şehid ki her şeyi mezada çıkarılsa, mektuplarına asla değer biçilemez. Çünkü o mektuplarda yalnızca kan, et ve kemik kokusu değil, kocaman hasretlerin derin aşklarını yüklenmiş bir gönül vardır. O mektuplar ki kurşunların birbirini vurduğu, güllelerin havada göğüs göğüse geldiği cehennemî seslere sükunet verir, vatan aşkını hasretle anılan bir isme bağlayarak cesarete dönüştürür. Kalbinin üstünde böyle bir mektubu saklayan askerin, ‘vatanı için yapabileceği hangi fedakarlık’ vardır diye sorulamaz elbette; o hepsini sırayla yapar ve canını en son verir. Çanakkale Mahşeri’nden okuyalım: “Bu anda dışarda koşuşma başladı; eski askerler, “Saya geldi! Saya geldi!” diye birbirlerine bağırıyorlardı. (...) Binbaşı Abdülkadir, meraklı bakışlarını Binbaşı Lütfi’ye çevirince, o da bilgi vermek mecburiyetini hissetti.-Sai gelmiş. İzmir’in köylerinde dolaşır; askerlere gönderilecek mektupları, küçük emanetleri toplar, getirir; sahiplerine verir. Sırdaş olduğu için de sevgililer selamlarını ona emanet ederler. Bu da onun gelişini çok değerli yapar.Askerler etrafına toplanınca, Sai sağ elini heybenin bir gözüne soktu; bir mektup çıkardı ve bağırdı:Mehmet oğlu Kara Ali!?..Değişik yerlerden sesler yükseldi:-Cennet-i A’lâ’da!..-Mertebesine erdi!..Mektubu heybenin diğer gözüne attı. Tekrar bir mektup çıkardı:-Alsancak’tan Hayati oğlu Salim!Kalabalığın arasından birisi elini uzatarak bağırdı:-Ver! Buradayım!..Yanındaki asker, Salim’in sırtına hafif bir yumruk vurdu:-Kimden geliyor?!..-Dur, hele zarfın arkasını okuyayım.Eline yeni bir mektup alan Sai, yüksek sesle bağırdı:-Kadir oğlu Hüseyin!..Değişik yerlerden cevap geldi:-Şehit!..-Şehit!..Onu da diğer göze attı; bu kere işlenmiş bir mendil çıkardı:-Hasan oğlu Rafet!..-?!..Hiç ses çıkmayınca Sai tekrarladı:-Hasan oğlu Rafet!?..Tanıyanı kalmamıştı. Sai’nin yüz hatları değişti. Gözleri dalan Binbaşı Abdülkadir karargaha girdi; onu takip eden Binbaşı Lütfi kapıyı örttü; ama az da olsa Sai’nin sesini hâlâ duyuyorlardı:-Musa oğlu Muharrem!..”(1)Tarihini bilmeyen milletler kendilerine efsaneler uydurur ve gitgide efsanelere sığınmaya başlarlar. Yukarıdaki satırlar henüz hatıra ve tarih iken derlendiği için bahtiyarız. Ya kaybolup gitselerdi!..*Çanakkale anılınca kaybolup gitmesine gönlümüzün razı olmadığı bir de şiir var sırada. Binbaşı Mustafa Kemal’in de yer aldığı savaşa adanmış bir gazel bu. Sultan Reşad’ın yazdığı bir gazel. Heyecanla okuyalım: Savlet etmişdi Çanakkale’ye bahr ü berdenEhl-i İslâm’ın iki hasm-ı kavîsi birdenLakin imdâd-ı İlahî yetişip ordumuzaOldu her bir neferi kal’a-i pûlâd-bedenAsker evladlarımın pîşgeh-i azmindeAczini eyledi idrâk nihayet düşmenKadr-ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firarKalb-i İslâm’a nüfûz eylemeğe gelmiş ikenKapanıp secde-i şükrâna Reşâd eyle duaMülk-i İslâm’ı Huda eyleye dâim me’men(...Müslümanlara karşı iki kuvvetli düşman birlik olup Çanakkale’ye karadan ve denizden hücum etmişlerdi...)(...Şükür ki Allah’ın yardımı yetişip ordumuzun her bir neferi çelik bedenli bir kale kesiliverdiler...)(...Nihayet düşmanlar asker evlatlarımın azimleri önünde diz çöküp aciz kaldıklarını anladılar da...)(...İslam’ın kalbine hançer saplamaya gelmişlerken, itibar ve şereflerini ayak altına atıp kaçtılar.)(Ey Reşad!.. Var, şükür secdelerine kapanıp ellerini duaya kaldır ve şu yakarıyı tekrarla: “Allah, bu İslam yurduna daima emniyet versin!” )&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-207438413272402326?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/207438413272402326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=207438413272402326' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/207438413272402326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/207438413272402326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/anakkalede-ehit-mektuplar-yakup-kadri.html' title='çanakkale şehitleri'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5tfqGMo3XI/AAAAAAAAAhk/5JDZ02ANkzE/s72-c/makineli.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-20167043282601604</id><published>2008-01-18T22:35:00.002+02:00</published><updated>2008-02-27T23:51:55.619+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>İSVİÇRE ALPLERİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EOAGQItQI/AAAAAAAAAe8/gN85atIHGNU/s1600-h/foto_goster4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156918443157009666" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EOAGQItQI/AAAAAAAAAe8/gN85atIHGNU/s400/foto_goster4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EN62QItPI/AAAAAAAAAe0/g-Lxua9EviQ/s1600-h/foto_goster3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156918352962696434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EN62QItPI/AAAAAAAAAe0/g-Lxua9EviQ/s400/foto_goster3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ENzmQItOI/AAAAAAAAAes/v1Qc9NM60VA/s1600-h/foto_goster2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156918228408644834" style="FLOAT: right; MARGIN: 0px 0px 10px 10px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ENzmQItOI/AAAAAAAAAes/v1Qc9NM60VA/s400/foto_goster2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ENtGQItNI/AAAAAAAAAek/kfUMXsDDg0M/s1600-h/foto_goster1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156918116739495122" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ENtGQItNI/AAAAAAAAAek/kfUMXsDDg0M/s400/foto_goster1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ENnWQItMI/AAAAAAAAAec/8CGf5NrdfJQ/s1600-h/foto_goster.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156918017955247298" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ENnWQItMI/AAAAAAAAAec/8CGf5NrdfJQ/s400/foto_goster.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-20167043282601604?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/20167043282601604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=20167043282601604' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/20167043282601604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/20167043282601604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/isvire-alpleri.html' title='İSVİÇRE ALPLERİ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EOAGQItQI/AAAAAAAAAe8/gN85atIHGNU/s72-c/foto_goster4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6921655208308310938</id><published>2008-01-18T22:25:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:52:23.352+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>venedik italya</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EL7GQItLI/AAAAAAAAAeU/zXZsrNsfui4/s1600-h/Image12.jpg"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156916158234408114" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EL7GQItLI/AAAAAAAAAeU/zXZsrNsfui4/s400/Image12.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ELzGQItKI/AAAAAAAAAeM/SmWiKF0PctI/s1600-h/Image7.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156916020795454626" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ELzGQItKI/AAAAAAAAAeM/SmWiKF0PctI/s400/Image7.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ELvGQItJI/AAAAAAAAAeE/oKviGiWfRE0/s1600-h/Image5.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156915952075977874" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ELvGQItJI/AAAAAAAAAeE/oKviGiWfRE0/s400/Image5.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ELp2QItII/AAAAAAAAAd8/t8oUBhIEGGE/s1600-h/Image2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156915861881664642" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5ELp2QItII/AAAAAAAAAd8/t8oUBhIEGGE/s400/Image2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Dünya üzerinde görebileceğiniz en sihirli mekanlardan biridir VENEDİK. Denizin ortasına kondurulmuş muhteşem yapılardan oluşan ve üzerinden geçen yüzyıllardan etkilenmeden günümüze gelen bu güzel şehir , insanın görmeden ve içinde yaşayıp o nemli havasını solumadan gözünde canlandırabileceği bir yer değildir.Venedik ; kuzey İtalya'nın doğusunda Adriyatik denizi kıyılarında karaya 4 kilometre uzunluğunda kara ve demir yolu köprüsü ile bağlanan , yaklaşık 118 adacık üzerine kurulu bir ada şehirdir.Venedik'te adacıkları birbirinden ayıran 170 kanal ve birbirine bağlayan 400 köprü bulunur.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;venedik&lt;/span&gt; ; &lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;tarih boyunca Avrupanın en önemli ticaret başkentlerinden biri olmuştur. Venedikliler, Türklerden ve Araplardan öğrendikleri sayı sistemi ile ticaret aritmetiğini en üst düzeye çıkarmışlar ve bu nedenle bütün Avrupalı tacirler bu aritmetiği öğrenebilmek için Venedik'te açılan birçok oklula gelerek eğitim almışlardır. Venedik nüfusu o dönemlerde 300.000 civarında iken günümüzde 72.000'e kadar düşmüş ve halen azalmaktadır.Yaşlı nüfusun yoğunlukta olduğu Venedik , artık anakarada bulunan Mestre adı verilen yeni şehre doğru kaymaktadır. Venedik'te yaşayanların %50'den fazlası geçimlerini turizmden sağlamaktadırlar.Bugüne kadar ki rekor bir günde 150.000 turisttir.Bu kadar turistik olması ve herşeyin deniz yoluyla taşınması sonucu fiyatlar İtalya'nın geneline göre %10 daha pahalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6921655208308310938?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6921655208308310938/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6921655208308310938' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6921655208308310938'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6921655208308310938'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/dnya-zerinde-grebileceiniz-en-sihirli.html' title='venedik italya'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R5EL7GQItLI/AAAAAAAAAeU/zXZsrNsfui4/s72-c/Image12.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-7150358461504795548</id><published>2008-01-17T19:57:00.000+02:00</published><updated>2008-01-17T20:09:51.878+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>Kekli baklava</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4-XWGQItHI/AAAAAAAAAd0/YV_GJ-gTrfo/s1600-h/Resim+001.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5156506504253715570" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4-XWGQItHI/AAAAAAAAAd0/YV_GJ-gTrfo/s400/Resim+001.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="color:#3366ff;"&gt;HAMURU İÇİN:&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;1 Yumurta&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;1 Çay bardağı sıvı yağ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;1 çay bardağı süt &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#3366ff;"&gt;yarım paket kabartma tozu&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;KEKİ İÇİN&lt;br /&gt;4 Yumurta&lt;br /&gt;1.5 su bardağı un&lt;br /&gt;1 su bardağı şeker&lt;br /&gt;yarım paket kabartma tozu&lt;br /&gt;1 su bardağı ceviz yada fındık&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;YAPILIŞI:Hamur yoğurulup 26 beze yapılır.13 bezesi açılıp alta koyulacak.üstüne çırpılmış keki döküp geri kalan 13 bezeyi açıp kapatıyoruz.üzerine tereyağı döküp fırına veriyoruz.piştikten sonra şerbetliyoruz .afiyet olsun.değişik bir tat tavsiye ediyorum.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-7150358461504795548?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/7150358461504795548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=7150358461504795548' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7150358461504795548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/7150358461504795548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/kekli-baklava.html' title='Kekli baklava'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4-XWGQItHI/AAAAAAAAAd0/YV_GJ-gTrfo/s72-c/Resim+001.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4918550394727678904</id><published>2008-01-14T15:50:00.000+02:00</published><updated>2008-02-07T20:53:53.157+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>İKİ RENKLİ TATLI</title><content type='html'>&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color:#009900;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4tpYGQItGI/AAAAAAAAAds/REdq23XZK08/s1600-h/Resim+006.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5155330061171733602" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4tpYGQItGI/AAAAAAAAAds/REdq23XZK08/s400/Resim+006.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;3 Çay bardağı elenmiş un&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Çay bardağı irmik&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Çay bardağı sıvı yağ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Çay bardağı yoğurt&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1 Çay bardağı şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 Çorba kaşığı kakao&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 Çorba kaşığı hindistan cevizi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2Paket kabartma tozu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;SÜSLEMEK İÇİN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Krem şanti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ŞERBETİ İÇİN&lt;br /&gt;4 Su bardağı şeker&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 su bardağı su&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çeyrek limon suyu&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;Yumurtaları şekerle köpürene dek çırpıp unu irmiği yoğurdu yağı ekleyip karıştıralım. yağlanmış ve tabanına şeker serpiştirilmiş tepsiye boşaltalım. ısıtılmış 200 derecelik fırında altı üstü kızarana kadar pişirelim. önceden kaynatıp iyice soğuttuğumuz buz gibi şerbeti üzerine gezdirelim. şerbetini emip tatlı iyice soğuduğunda bir kalıp yardımıyla yuvarlak parçalar kesip çıkartalım. kenarlarda kalan tatlı parçalarını şerbetini süzdürerek bir kaseye alalım. içine kakao ve iki çorba kaşığı hindistan cevizi ekleyip iyice karıştıralım. yuvarlak tatlıları üzerine düzgün bir şekilde sürelim. krem şantiyle süsleyip servis yapalım. AFİYET OLSUN...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4918550394727678904?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4918550394727678904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4918550394727678904' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4918550394727678904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4918550394727678904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/iki-renkli-tatli.html' title='İKİ RENKLİ TATLI'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4tpYGQItGI/AAAAAAAAAds/REdq23XZK08/s72-c/Resim+006.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4575217666459873293</id><published>2008-01-10T21:32:00.002+02:00</published><updated>2008-02-28T00:16:21.579+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>muharrem ayı ve aşure günü</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZzqmQItFI/AAAAAAAAAdk/WbqK1QBlsVU/s1600-h/aure.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153933999232037970" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZzqmQItFI/AAAAAAAAAdk/WbqK1QBlsVU/s400/aure.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Muharrem Ayı ve Aşure Günü&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;"Şehrullahi'l-Muharrem" olarak meşhur olan, yani "Allah'ın ayı Muharrem" olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır.&lt;br /&gt;Allah'ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah'ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; pCenâb&lt;/span&gt;-ı&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;eygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan "On geceye yemin olsun" ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem'in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1)&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;Hak bu gecelere yemin ederek onların kudsiyet ve bereketini bildirmektedir.&lt;br /&gt;Bugüne "Âşura" denmesinin sebebi, Muharrem ayının onuncu gününe denk geldiği içindir. Hadis kitaplarında geçtiğine göre ise, bu güne bu ismin verilmesinin hikmeti, o günde Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan ettiği içindir. Bu ikramlar şöyle belirtilmektedir:1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.(2)Hz. Âişe'nın belirttiğine göre, Kabe'nin örtüsü daha önceleri Âşura gününde değiştirilirdi.İşte böylesine mânalı ve kudsî hâdiselerin yıldönümü olan bu mübarek gün ve gece, Saadet Asrından beri Müslümanlarca hep kutlana gelmiştir. Bugünlerde ibadet için daha çok zaman ayırmışlar, başka günlere nisbetle daha fazla hayır hasenatta bulunmuşlardır. Çünkü, Cenab-ı Hakkın bugünlerde yapılan ibadetleri, edilen tevbeleri kabul edeceğine dair hadisler mevcuttur.Âşura Gününde ilk akla gelen ibadet ise, oruç tutmaktır. Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi."Bu ne orucudur?" diye sordu.Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.(3)Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.Bu hususta Hazret-i Âişe validemiz şöyle demektedir:"Âşûrâ, Kureyş kabilesinin Cahiliye döneminde oruç tuttuğu bir gündü. Resulullah da buna uygun hareket ediyordu. Medine'ye hicret edince bu orucu devam ettirmiş ve başkalarına da emretti. Fakat Ramazan orucu farz kılınınca kendisi Âşûrâ gününde oruç tutmayı bıraktı. Bundan sonra Müslümanlardan isteyen bugünde oruç tuttu, isteyen tutmadı." 'Buhari, Savm: 69.O zamanlar henüz Ramazan orucu farz kılınmadığı için Peygamberimiz ve Sahabileri vacip olarak o günde oruç tutuyorlardı. Ne zaman ki, Ramazan orucu farz kılındı, bundan sonra Peygamberimiz herkesi serbest bıraktı. "İsteyen tutar, isteyen terk edebilir" buyurdu.(4) Böylece Âşura orucu sünnet bir oruç olarak kalmış oldu.Âşura orucunun fazileti hakkında da şu mealde hadisler zikredilmektedir.Bir zat Peygamberimize geldi ve sordu:&lt;br /&gt;"Ramazan'dan sonra ne zaman oruç tutmamı tavsiye edersiniz?"Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam, "Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.(5)Yine Tirmizi’de de geçen bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."(6)"Ramazan ayından sonra en faziletli oruç, Allah'ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur”(7) hadis-i şerifi ise, bu günlerde tutulan orucun faziletini ifade etmektedir.Bu hadisin açılamasında İmam-ı Gazali, "Muharrem ayı Hicrî senenin başlangıcıdır. Böyle bir yılı oruç gibi hayırlı bir temele dayamak daha güzel olur. Bereketinin devamı da daha fazla ümit edilir" demektedir.Gerek Yahudilere benzememek, gerekse orucu tam Âşura Gününe denk getirmemek için, Muharrem'in dokuzuncu, onuncu ve on birinci günlerinde oruç tutulması tavsiye edilmiştir.Bu mânâdaki bir hadisi İbni Abbas rivayet etmektedir. Bunun için, müstehap olan, aşure Gününü ortalayarak, bir gün önce veya bir gün sonra oruç tutmaktır.Bu günde oruçtan başka hayır, hasenat ve sadaka gibi güzel âdetlerin de yaşatılması isabetli ve yerinde olacaktır. Herkes imkânı nisbetinde ailesine, akraba ve komşularına ikramda bulunur; bugünlerin faziletini bildiren hâdiseleri hatırlayarak ihsanda bulunursa şüphesiz sevabını kat kat alacaktır. Bilhassa, Peygamberimiz, mü'minin aile efradına Âşura Gününde her zamankinden daha çok ikramda bulunmasını tavsiye etmiştir.Bîr hadiste şöyle buyurular: "Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder."(9) Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder.Âşura gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i İmam Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Sinan bin Enes isimli bir hain tarafından Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Bu gadr ve zulmün arkasında Emevi Halifesi Yezid, onun Küfe valisi İbni Ziyad vardır. Yarım asır öncesinden Peygamberimizin bizzat haber verildiği bu ciğerleri yakan olay Hazret-i Hüseyin'i Cennet gençlerinin efendisi olma şanına yüceltmiştir.&lt;br /&gt;Şehitler mükâfatını almış en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Kader hükme boyun eğen her mü'min bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez&lt;/span&gt;.&lt;/span&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; Çünkü meydana gelen bütün olaylar ezelî takdirin bir hükmüdür. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek ehli-i sünnetin itikat ve inancına aykırıdı&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4575217666459873293?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4575217666459873293/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4575217666459873293' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4575217666459873293'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4575217666459873293'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/muharrem-ay-ve-aure-gn.html' title='muharrem ayı ve aşure günü'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZzqmQItFI/AAAAAAAAAdk/WbqK1QBlsVU/s72-c/aure.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8971574204177525036</id><published>2008-01-10T21:12:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:55:30.984+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>ordu ilimizden görüntüler</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZySGQItEI/AAAAAAAAAdc/QHfjnVTo02I/s1600-h/130.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153932478813615170" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZySGQItEI/AAAAAAAAAdc/QHfjnVTo02I/s400/130.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZyM2QItDI/AAAAAAAAAdU/Pb2TORyhlkE/s1600-h/129.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153932388619301938" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZyM2QItDI/AAAAAAAAAdU/Pb2TORyhlkE/s400/129.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZyHWQItCI/AAAAAAAAAdM/s4RaAat_uT8/s1600-h/129.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153932294130021410" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZyHWQItCI/AAAAAAAAAdM/s4RaAat_uT8/s400/129.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zx-WQItBI/AAAAAAAAAdE/D8GTrTtKFPY/s1600-h/115.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153932139511198738" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zx-WQItBI/AAAAAAAAAdE/D8GTrTtKFPY/s400/115.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zx5WQItAI/AAAAAAAAAc8/7cB6y1JrozE/s1600-h/109.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153932053611852802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zx5WQItAI/AAAAAAAAAc8/7cB6y1JrozE/s400/109.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zx1mQIs_I/AAAAAAAAAc0/r8mPuEYyhVE/s1600-h/94.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931989187343346" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zx1mQIs_I/AAAAAAAAAc0/r8mPuEYyhVE/s400/94.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxxmQIs-I/AAAAAAAAAcs/JLoZ53NOfVo/s1600-h/90.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931920467866594" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxxmQIs-I/AAAAAAAAAcs/JLoZ53NOfVo/s400/90.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxtGQIs9I/AAAAAAAAAck/pO1bMgwypWo/s1600-h/78.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931843158455250" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxtGQIs9I/AAAAAAAAAck/pO1bMgwypWo/s400/78.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxomQIs8I/AAAAAAAAAcc/mlNYq7huNbU/s1600-h/57.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931765849043906" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxomQIs8I/AAAAAAAAAcc/mlNYq7huNbU/s400/57.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxkWQIs7I/AAAAAAAAAcU/yKdgF__bDfU/s1600-h/54.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931692834599858" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxkWQIs7I/AAAAAAAAAcU/yKdgF__bDfU/s400/54.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxfmQIs6I/AAAAAAAAAcM/sLyxINrPG20/s1600-h/53.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931611230221218" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxfmQIs6I/AAAAAAAAAcM/sLyxINrPG20/s400/53.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxXWQIs5I/AAAAAAAAAcE/Q1WuKOtY2SU/s1600-h/44.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931469496300434" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxXWQIs5I/AAAAAAAAAcE/Q1WuKOtY2SU/s400/44.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxQmQIs4I/AAAAAAAAAb8/J6Ez_z4h4uM/s1600-h/38.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxL2QIs3I/AAAAAAAAAb0/T5W5p89jcu4/s1600-h/38.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931271927804786" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxL2QIs3I/AAAAAAAAAb0/T5W5p89jcu4/s400/38.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxG2QIs2I/AAAAAAAAAbs/z56N_YpgiqY/s1600-h/30.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931186028458850" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxG2QIs2I/AAAAAAAAAbs/z56N_YpgiqY/s400/30.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxCmQIs1I/AAAAAAAAAbk/YretK0LIXWg/s1600-h/26.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931113014014802" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZxCmQIs1I/AAAAAAAAAbk/YretK0LIXWg/s400/26.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zw-GQIs0I/AAAAAAAAAbc/MX9-mMONI3k/s1600-h/20.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5153931035704603458" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4Zw-GQIs0I/AAAAAAAAAbc/MX9-mMONI3k/s400/20.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8971574204177525036?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8971574204177525036/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8971574204177525036' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8971574204177525036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8971574204177525036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2008/01/ordu-ilimizden-grntler.html' title='ordu ilimizden görüntüler'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R4ZySGQItEI/AAAAAAAAAdc/QHfjnVTo02I/s72-c/130.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3205688502163357078</id><published>2007-12-31T21:45:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:58:36.874+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özel günler'/><title type='text'>yeni yılınız kutlu olsun</title><content type='html'>&lt;span style="color:#cc33cc;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIU2QIszI/AAAAAAAAAbU/MsT_BzlLFL4/s1600-h/havaifisek_xxxl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150227171872650034" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIU2QIszI/AAAAAAAAAbU/MsT_BzlLFL4/s400/havaifisek_xxxl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIQWQIsyI/AAAAAAAAAbM/VOzfCDjkT5o/s1600-h/havaifisek_xxl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150227094563238690" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIQWQIsyI/AAAAAAAAAbM/VOzfCDjkT5o/s400/havaifisek_xxl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIMmQIsxI/AAAAAAAAAbE/4IMka0zyJOk/s1600-h/havaifisek_xl.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150227030138729234" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIMmQIsxI/AAAAAAAAAbE/4IMka0zyJOk/s400/havaifisek_xl.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIImQIswI/AAAAAAAAAa8/A1gZpc6p39k/s1600-h/havaifisek_s.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150226961419252482" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIImQIswI/AAAAAAAAAa8/A1gZpc6p39k/s400/havaifisek_s.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIE2QIsvI/AAAAAAAAAa0/Kp0BbsvGLUY/s1600-h/havaifisek_l.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5150226896994743026" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIE2QIsvI/AAAAAAAAAa0/Kp0BbsvGLUY/s400/havaifisek_l.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:180%;color:#cc33cc;"&gt;&lt;strong&gt;Geleceği oluşturacak her yeni günün bir önceki günden daha güzel, isteklerinize uygun ve sizi daha da mutlu etmesi dileğiyle. Mutlu Yıllar! &lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3205688502163357078?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3205688502163357078/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3205688502163357078' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3205688502163357078'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3205688502163357078'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/yeni-ylnz-kutlu-olsun.html' title='yeni yılınız kutlu olsun'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3lIU2QIszI/AAAAAAAAAbU/MsT_BzlLFL4/s72-c/havaifisek_xxxl.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1673278212001326556</id><published>2007-12-28T17:46:00.002+02:00</published><updated>2008-02-27T23:59:09.341+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>ablamın bugünkü mönüsü</title><content type='html'>açma&lt;br /&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3Uanls-_OI/AAAAAAAAAas/zwh_D3ToNmQ/s1600-h/Resim+016.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149051016406039778" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3Uanls-_OI/AAAAAAAAAas/zwh_D3ToNmQ/s400/Resim+016.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;karalahana dolması&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3UakVs-_NI/AAAAAAAAAak/MYmnN2kJiRw/s1600-h/Resim+015.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149050960571464914" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3UakVs-_NI/AAAAAAAAAak/MYmnN2kJiRw/s400/Resim+015.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;bu tatlı hazır baklava hamurundan yapılmış olup tatlı sıcakken şerbeti soğuk olarak şerbetlenmiştir.Elde yapmaktan daha güzel ve daha hafif ablamın ellerine sağlık sizlerede tavsiye ederim.&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3UafFs-_MI/AAAAAAAAAac/aMRuS8MDv30/s1600-h/Resim+014.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149050870377151682" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3UafFs-_MI/AAAAAAAAAac/aMRuS8MDv30/s400/Resim+014.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;mercimek köftesi&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3UaZls-_LI/AAAAAAAAAaU/xzMea1Egvto/s1600-h/Resim+013.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5149050775887871154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3UaZls-_LI/AAAAAAAAAaU/xzMea1Egvto/s400/Resim+013.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1673278212001326556?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1673278212001326556/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1673278212001326556' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1673278212001326556'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1673278212001326556'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/ablamn-bugnk-mns.html' title='ablamın bugünkü mönüsü'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3Uanls-_OI/AAAAAAAAAas/zwh_D3ToNmQ/s72-c/Resim+016.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8026609946432279116</id><published>2007-12-25T15:18:00.000+02:00</published><updated>2007-12-25T15:22:05.788+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>ETKİNLİK ŞALIM</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3EDd1s-_KI/AAAAAAAAAaM/6UOIXRXHjTg/s1600-h/Resim+015.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147899660228033698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3EDd1s-_KI/AAAAAAAAAaM/6UOIXRXHjTg/s400/Resim+015.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3EDUls-_JI/AAAAAAAAAaE/TdK2NWJRWPs/s1600-h/Resim+014.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5147899501314243730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3EDUls-_JI/AAAAAAAAAaE/TdK2NWJRWPs/s400/Resim+014.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; SEVGİLİ ARKADAŞIM &lt;a href="http://http://akasyakokusu.blogcu.com"&gt;AKASYA KOKUSU&lt;/a&gt; NURAYIN EV SAHİPLİĞİ YAPTIĞI ŞAL ETKİNLİĞİ İÇİN BENDE BU ŞALIMLA KATILIYORUM TEŞEKKÜRLER ARKADAŞIM&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8026609946432279116?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8026609946432279116/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8026609946432279116' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8026609946432279116'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8026609946432279116'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/etkinlik-alim.html' title='ETKİNLİK ŞALIM'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R3EDd1s-_KI/AAAAAAAAAaM/6UOIXRXHjTg/s72-c/Resim+015.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-9169454425629134603</id><published>2007-12-17T21:45:00.001+02:00</published><updated>2008-02-27T23:59:30.571+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>SİNOP İLİMİZ</title><content type='html'>&lt;span style="color:#33cc00;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bScFs-_II/AAAAAAAAAZ8/G1TfgJBJ-w0/s1600-h/sinop4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145031004326395010" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bScFs-_II/AAAAAAAAAZ8/G1TfgJBJ-w0/s400/sinop4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSXFs-_HI/AAAAAAAAAZ0/UI1Gqh19h6k/s1600-h/sinop3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145030918427049074" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSXFs-_HI/AAAAAAAAAZ0/UI1Gqh19h6k/s400/sinop3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSS1s-_GI/AAAAAAAAAZs/pkupji04aoc/s1600-h/sinop2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145030845412605026" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSS1s-_GI/AAAAAAAAAZs/pkupji04aoc/s400/sinop2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSMFs-_FI/AAAAAAAAAZk/rXxbsP20RR8/s1600-h/sinop1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145030729448488018" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSMFs-_FI/AAAAAAAAAZk/rXxbsP20RR8/s400/sinop1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSHls-_EI/AAAAAAAAAZc/wzlm3wJ71xw/s1600-h/sinop.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145030652139076674" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bSHls-_EI/AAAAAAAAAZc/wzlm3wJ71xw/s400/sinop.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:130%;color:#3366ff;"&gt;Sinop ili Karadeniz Bölgesi'nde, batı Karadeniz Bölümü'nün en doğu kesiminde yer alır. Adının Amazon tanrıçası Sinope'den geldiği sanılmaktadır. En önemli özelliği, Anadolu Yarımadası'nın kuzeyde Karadeniz'e doğru en fazla sokulduğu kesimin Sinop ili sınırları içinde olmasıdır. Sinop Yarımadası'nın orta-kuzey ucundaki İnceburun, Anadolu'nun en kuzey noktasını oluşturur. Başkent Ankara'ya yaklaşık 450, İstanbul'a 700 km uzaklıktadır.&lt;br /&gt;Cumhuriyetin başında Kastamonu'nun bir ilçesi olan Sinop, daha sonra il haline geldi. Başlıca geçim kaynakları balıkçılık ve turizmdir. Ancak turizm mevsiminin kısa sürmesi nedeni ile turizmden ciddi bir girdi alamamaktadır. Sinop'ta özellikle deniz turizmi ön plana çıkmaktadır. Sinop'ta turizm bakımından önemli merkezler Akliman, Sülük Gölü, Karakum(Nisiköy), tarihi merkezler, Sarıkum ve şehir merkezine bakan plajlardır.&lt;br /&gt;Şehir merkezindeki en bilinen yapı tarihi Sinop Cezaevidir. Bu binanın yanında Alaattin Camii, Pervane Medresesi, Paşa Tabyaları, Balatlar Kilisesi ve Serapis Tapınağı şehrin diğer tarihi merkezleridir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:130%;color:#3366ff;"&gt;Sinop, Anadolu 'nun kuzey yönde uç noktası olan İnce Burun 'a doğu yönde bağlanan Boztepe Burnu berzahında bir kale-şehir olarak kurulmuş ve tarih boyunca doğu yönde gelişmiştir. Tarih boyunca kale dışına pek taşmayan şehir bir liman kenti özelliği taşır. Berzahın kuzey doğusundaki dış liman fırtınalara açık olduğu ve denizcilik bakımından kullanışlı sayılmadığı halde, Antikçağ 'da daha çok bu limanın kullanıldığı bilinir. Zamanla kum dolan ve kullanılamaz hale gelen bu limanı berzanın güney-doğusundaki iç limana aynı dönemde bir kanal bağlardı. Bu kanal, Selçuklular döneminde kapatılmıştır. Şimdi ise tekrar böyle bir kanal açmak için projeler yürütülmektedir.&lt;br /&gt;Yarımadanın güney yönündeki içliman ise rüzgarlara kapalı konumuyla ve sakin deniziyle güney Karadeniz 'in en önemli limanıydı. Bu özellikleri yüzünden "Akdeniz" ismini almıştır. Tarih boyunca işlek bir liman yaşantısı ve tersane faaliyeti bu limanda gerçekleşmiştir. XIX. Yüzyıla kadar tamamen ayakta duran surlardan ise günümüze büyük bir kısmı kalmıştır ve yıkıntılarından rekonstrüksiyonu yapılabilir. Şehrin gelişimi sürekli olarak doğu yönde, Boztepe Burnuna doğru olurken, kuzeydeki Akliman ve Anadolu yönünde bir kaç azınlık yerleşmesinden başka bir yerleşim olmamıştır. Doğudaki yarımada ise gittikçe sarplaşmakta, Hıdırlık tepesinde 187 metre yüksekliğe ulaşmakta ve nihayet deniz yönünde dik yarlar ile kuşatılmaktadır. Bu durumda şehrin deniz yönünden ve berzahtan zaptedilmesi imkansız olmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-family:arial;font-size:130%;color:#3366ff;"&gt;Antik çağdan beri parlak ve yoğun bir ticari ve kültürel yaşantıya sahip olan Sinop, bu niteliğini Bizans, Selçuklu, Candaroğlu ve Osmanlı yönetimlerinde de sürdürmüş, ayrıca kale ve tersanesi ile bölgenin en önemli askeri üslerinden biri olmuştur. Bu durumunu Sinop Baskını 'ndan sonra kaybetmeye başlayan kent, sur dışına güneydoğu yönde azınlık yerleşmeleri ile batıya doğru ise yönetim ve eğitim gibi kamu hizmetleri yerleşmesiyle çıkmıştır. Ulaşım şebekesi olarak Antikçağ 'dan beri geometrik yapısını koruyan Sinop 'un ulaşım omurgasını, Boyabat yolu ile bu yolun şehir içindeki devamı olan Sakarya, Cumhuriyet ve Fatih caddeleri oluşturur. Bu eksendeki en önemli dikey bağlantı, Valilik ve Belediye önünden geçen Gazi Caddesidir. Sinop'un merkez nüfusu yaklaşık 30000'dir. Ancak işsizlik nedeniyle nüfusu artış göstermemektedir.&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-9169454425629134603?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/9169454425629134603/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=9169454425629134603' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9169454425629134603'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/9169454425629134603'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/sinop-ilimiz.html' title='SİNOP İLİMİZ'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bScFs-_II/AAAAAAAAAZ8/G1TfgJBJ-w0/s72-c/sinop4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1683080900618334439</id><published>2007-12-17T21:36:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T00:00:01.248+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>ordu ilimiz</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQ0ls-_DI/AAAAAAAAAZU/ZMVXx8JriOs/s1600-h/ordu3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145029226209934386" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQ0ls-_DI/AAAAAAAAAZU/ZMVXx8JriOs/s400/ordu3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQvVs-_CI/AAAAAAAAAZM/LM3MIHli6WA/s1600-h/ordu2.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145029136015621154" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQvVs-_CI/AAAAAAAAAZM/LM3MIHli6WA/s400/ordu2.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQqFs-_BI/AAAAAAAAAZE/McbUNWZJPZ8/s1600-h/ordu1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145029045821307922" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQqFs-_BI/AAAAAAAAAZE/McbUNWZJPZ8/s400/ordu1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQiVs-_AI/AAAAAAAAAY8/8MJT9Rp2YGM/s1600-h/ordu.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145028912677321730" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQiVs-_AI/AAAAAAAAAY8/8MJT9Rp2YGM/s400/ordu.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="font-size:130%;color:#33ff33;"&gt;Doğanın tüm güzelliklerinin cömertçe sergilendiği bir belde olan Ordu, deniz turizmi imkanları bakımından Doğu Karadeniz bölgesinde en şanslı illerindendir.&lt;br /&gt;Karadeniz otoyolu sebebi ile bozulan Karadeniz sahillerinde, Kıyıları bozulmadan kalan tek ildir. Yeşil ile mavinin kucaklaşmasını otoyol engelleyememiştir. Bozulmadan doğal bitki örtüsünü koruyabilmiş… Eşsiz koyları , yeşil doğası ve berrak denizi ile kucaklaşması insana ayrı bir keyif veriyor. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1683080900618334439?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1683080900618334439/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1683080900618334439' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1683080900618334439'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1683080900618334439'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/ordu-ilimiz.html' title='ordu ilimiz'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bQ0ls-_DI/AAAAAAAAAZU/ZMVXx8JriOs/s72-c/ordu3.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-1460878366048892519</id><published>2007-12-17T21:14:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T00:00:18.073+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='PASTA'/><title type='text'>karadeniz pidesi ( rejimde olanlar kusura bakmayın )</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bOrFs--_I/AAAAAAAAAY0/1TfuI6hTrkE/s1600-h/pide.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145026863977921522" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bOrFs--_I/AAAAAAAAAY0/1TfuI6hTrkE/s400/pide.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;Karadeniz pidesinini lezzetini hiçbir pide de bulamazsınız. Pidenin lezzetli olabilmesi için fırının ısısından ,pidenin servise sunulmasına kadar geçen sürede verilen emeğe bağlıdır.&lt;br /&gt;Malzemeler&lt;br /&gt;6 kişilik, 700 ml su , 750 gr un, 1 tatlı kasığı yas maya , 1 çay kasığı seker , 1 yemek kasıgı tuz (kıymalı pide iç malzemeleri) 300 gr kıyma, 2,3 bas sogan ,yeteri kadar tuz&lt;br /&gt;Kıymalı Pidenin Yapılısı&lt;br /&gt;Tuz ,un,seker ve yas maya su içinde eritilir.içersine azar azar un yedirilerek yoğrulur. hamur kıvamına gelinceye kadar yoğrulduktan sonra ,30 dakika hamur dinlendirilir.Dinlendirilen hamur 200 gr. olarak parçalnıp yumak haline getirilir.Yumak haline getirilen hamur daha kolay açılması için 15 dk.beklemeye alınır.Bekletilen hamur el yardımıyla kayık şeklinde 30-35 cm uzunluğunda 10-15 cm eninde açılır.Ayrı bir kapta kıymamız kavrulur ve içersine küp şeklinde şoğan eklenir.Tuzunu da attıktan sonra soğumaya bırakılır. Açılan hamurlara bu iç tercihine göre konur .Açılan hamur ortasına boylamasına malzemelerden yeterince konur .Malzemenin dışında kalan hamurlar malzemenin üzerine doğru kıvrılıp iki kenrda birleştirilerek kapatılır.Üzewrine yumurta sarısından çırparak yapılan bulamaç sürülür. 300 dereceli fırında pişirmeye bırakılır . 10-15 dk fırında kaldıktan sonra ,çıkarılıp içersine tereyağı koyularak servis yapılır.&lt;br /&gt;Peynirli Pidenin Yapılışı&lt;br /&gt;Peynirli pidenin yapılışında hamur kıymalı pidedeki gibi hazırlanır . Su ,un,yaş,maya ,,seker,tuz, tüm pide çeşitleri için ortak malzemelerdir.Peynirli pidenin ise ana malzemesi 400 gr. köy petniridir.peynirli pidenin yapılışı ,hamurun açılısı bakımından kıymalı pideden farklıdır . 200 gr. yumak halindeki hamur el yardımıyla 10 cm yarı capında bir daire biçiminde fakat kenarları kıvrılarak bir yuvarlak havuz oluşturulur.Kıvrılan kenarlara yumurta sarısı sürülüp içersine daha önceden rendelenenKöy peyniri koyulup fırına sürülür . 10-15 dk sonra fırından cıkarılıp servise sunulur.&lt;br /&gt;"Kıymalı ve Peynirli Pidelerin "dışında ; Kavurmalı, Sucuklu , Karışık, Kaşarlı, Kuşbaşı pide çeşitleride mevcuttur. Bu çeşitlerin Yapılışları da Kıymalı pide yapılışına çok benzer . Kıyma yerine diğer malzemeler kullanılmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-1460878366048892519?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/1460878366048892519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=1460878366048892519' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1460878366048892519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/1460878366048892519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/karadeniz-pidesinini-lezzetini-hibir.html' title='karadeniz pidesi ( rejimde olanlar kusura bakmayın )'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2bOrFs--_I/AAAAAAAAAY0/1TfuI6hTrkE/s72-c/pide.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-2598615354960667183</id><published>2007-12-16T20:02:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T00:00:53.340+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÇOCUK EĞİTİMİ'/><title type='text'>ÇOCUĞUNUZ İÇİN DİKKAT</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2VqhFs--9I/AAAAAAAAAYg/MKOFM_L8BpU/s1600-h/15120707[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144635266039741394" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2VqhFs--9I/AAAAAAAAAYg/MKOFM_L8BpU/s400/15120707%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="justify"&gt;&lt;span style="color:#ff99ff;"&gt;Çocuklarda periyodik hastalığın sebebi PFAPA sendromu olabilir.Ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde şişme ve aft belirtileriyle ortaya çıkan PFPA sendromu çocukların 20 ya da 30 günde bir hastalanmasına yol açıyor. PFAPA Sendromu’nun ilk kez 1987 yılında tanımlanan bir hastalık olduğunu anlatan Ankara Üniversitesi (A.Ü) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdal İnce, çocuklarda sıklıkla görülen ve tedavisi uzun yıllara yayılabilen bir sendrom olduğunu söyledi. PFAPA Sendromu, çocuklarda belli aralıklarla tekrarlayan ateş, boğaz ağrısı, boyun bölgesindeki lenf bezlerinde şişme ve ağız içinde sayısı birkaç adedi geçmeyen aftla kendini gösteriyor. 3-5 gün sürüyorAteşle seyreden atakların genellikle 3-5 gün sürdüğünü söyleyen İnce, hastalığın hiç tedavi edilmemesi durumunda mevcut bulguların yıllarca sürebildiğini ancak sonunda hastalığın tamamen ortadan kalktığını belirtti. İnce, bu durumda yıllar içinde atakların durduğunu ve şu anki bilgilere göre hastalığın vücudun herhangi bir bölgesine zarar vermediğini de sözlerine ekledi.İştahsızlık yapıyorPFAPA atakları yaşayan çocuğun iştahının da azaldığına dikkati çeken İnce, çocuğun her ay ortalama 3-5 gününü yüksek ateşle geçirmesi nedeniyle günlük yaşamının olumsuz etkilendiğini ifade etti. İnce, hastalık semptomları nedeniyle çocuğun kreş ya da okula devamsızlık yapabildiğini anlattı. Laboratuar testi mümkün değilHastalığın teşhisinde laboratuar testinin mümkün olmadığını belirten İnce, tanının çocukları izleyerek konulduğunu söyledi. İnce, hastalığın nedeninin tam olarak bilinmediğini, vücudun savunma sistemi ile ilgili olma olasılığının yüksek olduğunu anlattı. Hastalığın dönemsel ataklarının kortizon grubu bir ilacın ağızdan düşük dozda bir kereye mahsus verilmesi ile önlenebildiğini belirten İnce, her atakta aynı tedavinin uygulanması gerektiğini bildirdi. İnce, ilacın verilmesinin ardından, normal seyrinde 3-5 gün süren hastalığın süresinin bir anda yarım güne indiğini söyledi. Bademciklerin ameliyatla alınması ile yaklaşık yüzde 75 oranında hastalığın tekrarlamadığına dikkati çeken İnce, hastaların yüzde 25’inde ise atakların devam edebileceğini bildirdi. Yıllarca sürebiliyorHastalığın hem kız hem erkek çocuklarda görülebildiğini belirten İnce, 5 yaş öncesinde ortaya çıkabilen PFAPA ataklarının tamamen geçmesinin yıllar sürebileceğini söyledi. İnce, belli aralıklarla yineleyen ateşle seyreden PFAPA Sendromu’nun diğer hastalıklardan ayırıcı tanısının yapılması gerektiğine işaret ederek, "Kronik (Süreğen) veya yineleyen bademcik iltihabı denilen durum, PFAPA Sendromu’na çok benzer. Ancak -53PFAPA Sendromu bu hastalıktan farklıdır" dedi. Prof. Dr. Erdal İnce, özellikle kreş ve okul gibi kalabalık ortamlarda bulunan çocuklarda sık boğaz enfeksiyonu görüldüğünü hatırlatarak, bu durumun da PFAPA Sendromu ile karıştırılabileceğini söyledi&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-2598615354960667183?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/2598615354960667183/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=2598615354960667183' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2598615354960667183'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/2598615354960667183'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/ocuunuz-iin-dikkat.html' title='ÇOCUĞUNUZ İÇİN DİKKAT'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2VqhFs--9I/AAAAAAAAAYg/MKOFM_L8BpU/s72-c/15120707%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8758291154856450023</id><published>2007-12-16T19:56:00.000+02:00</published><updated>2007-12-16T19:58:36.867+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='GÜZELLİK SIRLARI'/><title type='text'>DAHA GÜZEL GÖRÜNMEK İÇİN</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ffff66;"&gt;Daha Güzel Görünmek İçin Bazı Öneriler&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Saçlarınızı düzenleyinEliniz için kullandığınız, nemlendiricilerden biraz saçınıza sürerseniz uçuşan ve elektiriklenen saçlarınızı yatıştırmış olursunuz. Nemlendiriciyi banyo sırasında sürerseniz saçlarınızı kuruladıktan sonra daha parlak ve canlı olduğunu görürsünüz.&lt;br /&gt;Güne zinde başlamakSabahları yorgun kalıyorsanız vücudunuzu toksinlerden arındırmak için bir bardak limonlu ılık su içebilir, cildinize de maden suyu ile masaj yaparsanız canlandırmış olursunuz.&lt;br /&gt;Diş sağlığı Diş etlerinizi kuvvetlendirmeniz için küçük taneli tuzları diş fırçanızın üzerine koyun. Daha sonra da diş etlerinize kadar dişlerinizi fırçalayın.&lt;br /&gt;Susuz ciltler için Vücudunuzda su eksikliği varsa badem özlü bakım kremleri kullanmalı ve yeşil çay içmelisiniz.&lt;br /&gt;Buzlu dudak kremi Eğer dudak kalemi kullanıyorsanız size önemli bir tavsiye. Kalemi kullanmadan önce buzlu bir kabın içinde bekletirseniz daha iyi sonuç alırsınız.Ellere süt banyosu Manikür yapılırken su yerine artık süt kullanılıyor. Ellerinizi en az beş dakika ılık sütün içinde dinlendiriseniz elleriniz ve özellikle tırnaklarınızın güçleneceklerini göreceksiniz.Farların kullanımı Eğer farlarınız göz kapaklarınızın üzerinde birikiyorsa kesinlikle yağ bazlı farlar kullanmayın. Yoğun renk pigmentleri içeren pudra farlardan kullanmalısınız. Hafif sedefli farlarda bu konuda çok kullanışlı. Çünkü içeriğindeki sedefli maddeler göz kapağının üzerine yapıştığı için birikme yapmaz.Mat dudaklar için Mat rujları seviyorsanız dudak kalemi kullanmalısınız. Böylece dudaklarınız parlamayacak ve çerçeveyi çok fazla taşırmadığınız sürece dudaklarınıza ayrı bir dolgunluk kazandıracaktır. Sadece dudak kalemi ile de dudaklarınıza renk verebilirsiniz. Ama burada dikkat etmeniz gereken bir nokta var; kalemi dudağınıza dik hareketlerle sürdükten sonra parmağınızla iyice dağıtmalısınız.Göz makyajı temizliği Göz makyajınızı temizlerken göz kapağı ve çeversini ovuşturmamalısınız. Bunun için kullandığınız ürünü göz kapağınıza sürdükten sonra bir parça pamukla göz pınarından dışarıya doğru hafif dairesel hareketlerle silin.Cildiniz parlıyorsa Cildinizi kurutmadan matlaştırmanız gerekir. Fondöteninizi sürmeden önce matlaştırıcı kremler kullanmalısınız. Ve günlük kremler kullanırken bunların jel olmalarına özen gösterin.Rejim yaparken göğüsleriniz sarkarsa Kadınların sıkı bir rejime girdiklerinde kilo vermekten göğüslerinin sarktığı görülür. Bu durumda proteini zengin rejimler yapmalısınız. Böylece elastin ve kolajen lifleri esnekliğini kaybetmemiş olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8758291154856450023?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8758291154856450023/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8758291154856450023' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8758291154856450023'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8758291154856450023'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/daha-gzel-grnmek-iin-baz-neriler.html' title='DAHA GÜZEL GÖRÜNMEK İÇİN'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8528640833182982622</id><published>2007-12-16T19:51:00.001+02:00</published><updated>2008-02-28T00:01:16.846+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='SAĞLIK'/><title type='text'>ZAYIFLAMAK İÇİN...</title><content type='html'>&lt;span style="color:#ffff33;"&gt;Zayıflamak İçin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="enust"&gt;Kısa sürede oldukça zayıflatan diyetlere büyük bir talep var. Kimi diyetisyenler bu diyetlerin çok kısa sürede kilo verdirmesini sakıncalı bulsa da Amerikan Kalp Vakfı acilen kilo vermeleri gereken kalp hastalarına bu diyeti öneriyor.Ancak 35 yaş üstü kişilerin ve sağlık problemi olanların Amerikan Kalp Vakfı nın diyeti yapmamaları gerektiği baştan belirtiliyor. 3 günde tam 4.5 kilo verebileceğiniz bu diyeti üçüncü günün sonuda bırakmalı ve tekrar etmek istiyorsanız en az bir hafta ara vermelisiniz.&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="enust4"&gt;1. GünKahvaltıYarım greyfurt1 dilim tost ekmeği2 çorba kaşığı fıstık ezmesiŞekersiz çay / kahveÖğleYarım porsiyon ton balığı1 dilim tost ekmeğiŞekersiz kahve/çay/sodaAkşam2 dilim et1 tabak yeşil fasülye1 küçük elma1 tabak vanilyalı dondurma (3 top)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="enust5"&gt;2. Gün&lt;/a&gt;&lt;a name="enust6"&gt;Kahvaltı1 yumurtaYarım muz1 dilim tost ekmeğiŞekersiz çay/kahveÖğle1 tabak lor peyniri3 tuzlu krakerAkşam2 sosis1 tabak brokoli veya karnıbaharYarım tabak havuçYarım muzYarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name="enust7"&gt;3. GünKahvaltı5 tuzlu kraker1 dilim cheddar peynir1 küçük elmaŞekersiz kahve/çayÖğle1 katı yumurta1 dilim tost ekmeğiAkşam1 tabak ton balığı1 tabak karnıbaharYarım kavunYarım tabak vanilyalı dondurma (2 top)&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6 ÖĞÜNLE ZAYIFLAYINÜnlüleri zayıflatmasıyla tanınan Haluk Saçaklı, hazırladığı diyet programları ve beslenme düzenleme teknikleriyle son günlerde adından en sık bahsedilen obezite uzmanı. Haluk Saçaklı davranış düzenleme tekniklerini Vitrin okuyucuları için şöyle özetledi: "Dayanamadınız ve atıştırmaya başladınız. Hemen kalbinizin sesini dinleyin. Kalbiniz eğer atıştırma sonrası kendinizi daha kötü hissedeceğinize dair uyarılar veriyorsa hemen soluklanın ve ortamdan uzaklaşın.Lokmalar arasında çatalınızı bırakmanız, yemek sırasında durup şöyle rahatça sırtınızı sandalyeye dayamanız olumsuz duyguların uzaklaşmasını sağlayabilir. Yemeğe karşı oluşan bir anlık duygusal boşluk ortadan kalktığında kontrolün yiyecekte değil kendi ellerinizde olduğu anlayacaksınız.Acıkmadan yemeğe başlamak büyük hatadır. Zira yemeği kesmek daha zor olacaktır. Yemek yemenizin fiziksel açlıktan olduğuna karar verdiğinizde acele etmeden, neyi ve neden yemek istediğinizi düşünerek hareket edin.Açlık ve iştahı iyi ayırt etmek gerekir. Bu ikiliyi çok iyi kontrol etmek gerekir. Açlık var olma mücadelesinin tehlikeli bir sinyalidir. İştah ise haz gereksiniminin göstergesidir.Tüm bu duyguları frenlemek için her şeyden önce güçlü olmak zorundayız. Güçlü olmanın ilk yolu 'hayır' demesini bilmekten geçiyor."Örnek diyet programı:Uyanınca 1 bardak oda sıcaklığında suKahvaltı. 1 porsiyon mevsim meyvesi. Şekersiz limonlu açık çay. 1 ince dilim kepek ekmeği. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir. 4 adet yeşil ya da siyah zeytin. 1 porsiyon domates - salatalık - yeşil biberKuşluk. 1 porsiyon mevsim meyvesi. 2 adet grisini lŞekersiz bitkisel çayÖğle. 2 adet köfte büyüklüğünde tavuk veya peynir ilâveli 1 porsiyon yeşil salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağı ilave edin). 2 ince dilim kepek ekmeği. 1 su bardağı diyet yoğurtİkindi. 1 porsiyon mevsim meyvesi. 1/4 sokak simidi. 1 kibrit kutusu büyüklüğünde yağsız beyaz peynir. Şekersiz limonlu açık çay&lt;br /&gt;Akşam. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1 porsiyon 4 yemek kaşığı mevsim sebzesi veya sınırsız mevsim salatası. 1 tatlı kaşığı zeytinyağı ile hazırlanmış 1.5 su bardağı kepekli makarna ya da pilav veya 12 yemek kaşığı kuru baklagil. 1 su bardağı diyet yoğurtGece. 1 porsiyon mevsim meyvesiYatarken. 1 bardak oda sıcaklığında suSağlıklı yaşamanın birinci maddesi sağlıklı beslenmedir.Yediğiniz ve içtiğiniz gıdalara özen gösterdiğiniz sürece, hem fazla kilolardan kurtulursunuz, hemde sağlıklı bir yaşama kavuşursunuz.Buradaki diyet örnek olarak verilmiştir.Diyetin, doktor kontrolunda yapılması gerektiğini lütfen unutmayınız!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8528640833182982622?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8528640833182982622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8528640833182982622' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8528640833182982622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8528640833182982622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/zayiflamak-iin.html' title='ZAYIFLAMAK İÇİN...'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-8636836637821913093</id><published>2007-12-16T08:49:00.000+02:00</published><updated>2007-12-16T08:54:21.506+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DANTEL'/><title type='text'>netten</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TLLFs--8I/AAAAAAAAAYY/26WHVg_-7R8/s1600-h/bolsafilerec.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144460065733802946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TLLFs--8I/AAAAAAAAAYY/26WHVg_-7R8/s320/bolsafilerec.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TK71s--7I/AAAAAAAAAYQ/Auez22q5moA/s1600-h/bolsafile.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144459803740797874" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TK71s--7I/AAAAAAAAAYQ/Auez22q5moA/s320/bolsafile.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TKwls--6I/AAAAAAAAAYI/pd_mkHLwelc/s1600-h/cam+02.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5144459610467269538" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TKwls--6I/AAAAAAAAAYI/pd_mkHLwelc/s320/cam%252B02.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-8636836637821913093?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/8636836637821913093/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=8636836637821913093' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8636836637821913093'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/8636836637821913093'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/netten_16.html' title='netten'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2TLLFs--8I/AAAAAAAAAYY/26WHVg_-7R8/s72-c/bolsafilerec.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5309747661355546338</id><published>2007-12-13T20:48:00.000+02:00</published><updated>2007-12-13T20:56:37.093+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>CANLARIMIZ COCUKLARIMIZA BERELER</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2F-xCrx5zI/AAAAAAAAAYA/brlpQ8dzzaE/s1600-h/five%20hats%20500.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143531630433003314" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2F-xCrx5zI/AAAAAAAAAYA/brlpQ8dzzaE/s320/five%252520hats%252520500.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ONLAR BİZİM &lt;span style="color:#000000;"&gt;HERŞEYİMİZ&lt;/span&gt; VAZGEÇİLMEZLERİMİZ.ALLAHIM HEPSİNE SAĞLIKLI HAYIRLI UZUN ÖMÜRLER VERSİN.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5309747661355546338?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5309747661355546338/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5309747661355546338' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5309747661355546338'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5309747661355546338'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/canlarimiz-cocuklarimiza-bereler.html' title='CANLARIMIZ COCUKLARIMIZA BERELER'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2F-xCrx5zI/AAAAAAAAAYA/brlpQ8dzzaE/s72-c/five%252520hats%252520500.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5053640888277275966</id><published>2007-12-12T21:18:00.000+02:00</published><updated>2007-12-12T21:24:25.085+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DANTEL'/><title type='text'>yapanların ellerine sağlık ne güzel örnekler</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A1Firx5yI/AAAAAAAAAX4/m-qdZ70PWk8/s1600-h/CALLAa.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143169143783155490" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A1Firx5yI/AAAAAAAAAX4/m-qdZ70PWk8/s320/CALLAa.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A0sCrx5xI/AAAAAAAAAXw/S00FXZ_uLnE/s1600-h/e8e9_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143168705696491282" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A0sCrx5xI/AAAAAAAAAXw/S00FXZ_uLnE/s320/e8e9_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A0Wyrx5wI/AAAAAAAAAXo/xSRIhbKdA7M/s1600-h/a866_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143168340624271106" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A0Wyrx5wI/AAAAAAAAAXo/xSRIhbKdA7M/s320/a866_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A0Iyrx5vI/AAAAAAAAAXg/TNciCakIFKo/s1600-h/48754095_tp.png"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143168100106102514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A0Iyrx5vI/AAAAAAAAAXg/TNciCakIFKo/s320/48754095_tp.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5053640888277275966?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5053640888277275966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5053640888277275966' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5053640888277275966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5053640888277275966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/yapanlarn-ellerine-salk-ne-gzel-rnekler.html' title='yapanların ellerine sağlık ne güzel örnekler'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2A1Firx5yI/AAAAAAAAAX4/m-qdZ70PWk8/s72-c/CALLAa.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-3075202176598181258</id><published>2007-12-12T21:14:00.000+02:00</published><updated>2007-12-12T21:16:28.647+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>işte size bir paspas örneği</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2AzRSrx5uI/AAAAAAAAAXY/gRAGrECUH88/s1600-h/032adelinaroseafghaner6.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143167146623362786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2AzRSrx5uI/AAAAAAAAAXY/gRAGrECUH88/s320/032adelinaroseafghaner6.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2AzMyrx5tI/AAAAAAAAAXQ/oleMy762hfQ/s1600-h/032alelinaqusv3.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143167069313951442" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2AzMyrx5tI/AAAAAAAAAXQ/oleMy762hfQ/s320/032alelinaqusv3.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-3075202176598181258?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/3075202176598181258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=3075202176598181258' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3075202176598181258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/3075202176598181258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/ite-size-bir-paspas-rnei.html' title='işte size bir paspas örneği'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2AzRSrx5uI/AAAAAAAAAXY/gRAGrECUH88/s72-c/032adelinaroseafghaner6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-5692396082448004233</id><published>2007-12-12T21:11:00.000+02:00</published><updated>2007-12-12T21:13:46.351+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>netten yastık modelleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2Aywirx5sI/AAAAAAAAAXI/sH9hNVuErpo/s1600-h/1132p1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143166583982646978" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2Aywirx5sI/AAAAAAAAAXI/sH9hNVuErpo/s320/1132p1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2Aylyrx5rI/AAAAAAAAAXA/QTNRvCHd_S4/s1600-h/1185p1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5143166399299053234" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2Aylyrx5rI/AAAAAAAAAXA/QTNRvCHd_S4/s320/1185p1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-5692396082448004233?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/5692396082448004233/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=5692396082448004233' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5692396082448004233'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/5692396082448004233'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/netten-yastk-modelleri.html' title='netten yastık modelleri'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R2Aywirx5sI/AAAAAAAAAXI/sH9hNVuErpo/s72-c/1132p1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-6935396856187552408</id><published>2007-12-11T19:01:00.000+02:00</published><updated>2007-12-11T19:22:46.371+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='DANTEL'/><title type='text'>örtü</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17CmSrx5qI/AAAAAAAAAW4/9UbVm0G9FP8/s1600-h/S3010033.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142761787609966242" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17CmSrx5qI/AAAAAAAAAW4/9UbVm0G9FP8/s320/S3010033.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-6935396856187552408?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/6935396856187552408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=6935396856187552408' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6935396856187552408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/6935396856187552408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/rt.html' title='örtü'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17CmSrx5qI/AAAAAAAAAW4/9UbVm0G9FP8/s72-c/S3010033.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-756500071750416424</id><published>2007-12-11T18:56:00.000+02:00</published><updated>2007-12-11T19:00:21.355+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='örgü'/><title type='text'>netten ilgilenen bayanlara güzel örnekler</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17BySrx5pI/AAAAAAAAAWw/xa6o4jJOVqk/s1600-h/1_603.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142760894256768658" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17BySrx5pI/AAAAAAAAAWw/xa6o4jJOVqk/s320/1_603.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17BpCrx5oI/AAAAAAAAAWo/Yzgc_zO7jp8/s1600-h/067d4111e34c349259e1958f2e117e78.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142760735342978690" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17BpCrx5oI/AAAAAAAAAWo/Yzgc_zO7jp8/s320/067d4111e34c349259e1958f2e117e78.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-756500071750416424?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/756500071750416424/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=756500071750416424' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/756500071750416424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/756500071750416424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/netten-ilgilenen-bayanlara-gzel-rnekler.html' title='netten ilgilenen bayanlara güzel örnekler'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R17BySrx5pI/AAAAAAAAAWw/xa6o4jJOVqk/s72-c/1_603.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3164806221240056211.post-4191872717371530152</id><published>2007-12-10T18:40:00.002+02:00</published><updated>2008-02-28T00:02:26.718+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='TATİL'/><title type='text'>BÜTÜN SORUNLARINIZDAN KURTULUP CEP TELEFONUNUZUDA KAPATIP KENDİNİZE BİR HAFTA ZAMAN AYIRMAYA NE DERSİNİZ... BURALARI GEZDİM GÖRDÜM. YENİLENECEKSİNİZ..</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11smSrx5mI/AAAAAAAAAWY/IgBY9gRsMQk/s1600-h/kockayasi_30[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385754633266786" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11smSrx5mI/AAAAAAAAAWY/IgBY9gRsMQk/s320/kockayasi_30%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sgCrx5lI/AAAAAAAAAWQ/JENhDX79VzI/s1600-h/kockayasi_27[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385647259084370" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sgCrx5lI/AAAAAAAAAWQ/JENhDX79VzI/s320/kockayasi_27%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sZyrx5kI/AAAAAAAAAWI/TgI8dBxuwjI/s1600-h/kockayasi_26[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385539884901954" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sZyrx5kI/AAAAAAAAAWI/TgI8dBxuwjI/s320/kockayasi_26%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sTyrx5jI/AAAAAAAAAWA/O6Loe77Jqg0/s1600-h/kockayasi_16[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385436805686834" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sTyrx5jI/AAAAAAAAAWA/O6Loe77Jqg0/s320/kockayasi_16%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11srSrx5nI/AAAAAAAAAWg/w1016rdNroY/s1600-h/kockayasi_34[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385840532612722" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11srSrx5nI/AAAAAAAAAWg/w1016rdNroY/s320/kockayasi_34%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sLirx5iI/AAAAAAAAAV4/UgoFilFK128/s1600-h/kockayasi_07[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385295071766050" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sLirx5iI/AAAAAAAAAV4/UgoFilFK128/s320/kockayasi_07%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sFSrx5hI/AAAAAAAAAVw/gKdh_jYRz18/s1600-h/kockayasi_03[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385187697583634" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 109px; CURSOR: hand; HEIGHT: 84px" height="67" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sFSrx5hI/AAAAAAAAAVw/gKdh_jYRz18/s320/kockayasi_03%5B1%5D.jpg" width="228" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sBSrx5gI/AAAAAAAAAVo/Fyeogp4hQLE/s1600-h/kockayasi_02[1].jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5142385118978106882" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11sBSrx5gI/AAAAAAAAAVo/Fyeogp4hQLE/s320/kockayasi_02%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3164806221240056211-4191872717371530152?l=yasemininpenceresinden.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/feeds/4191872717371530152/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3164806221240056211&amp;postID=4191872717371530152' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4191872717371530152'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3164806221240056211/posts/default/4191872717371530152'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yasemininpenceresinden.blogspot.com/2007/12/btn-sorunlarinizdan-kurtulup-cep.html' title='BÜTÜN SORUNLARINIZDAN KURTULUP CEP TELEFONUNUZUDA KAPATIP KENDİNİZE BİR HAFTA ZAMAN AYIRMAYA NE DERSİNİZ... BURALARI GEZDİM GÖRDÜM. YENİLENECEKSİNİZ..'/><author><name>YASEMİNİN PENCERESİNDEN</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01550606904378987183</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://bp2.blogger.com/_wlAb_5FPxJk/R_zeuLjwiqI/AAAAAAAAAyc/arCNAe5Ul90/S220/alicia_silverstone_5.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_wlAb_5FPxJk/R11smSrx5mI/AAAAAAAAAWY/IgBY9gRsMQk/s72-c/kockayasi_30%5B1%5D.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
